6/10
·64 syf.··
2026 17. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mart 2026 18:43
Gecede Yıldızlar Çoğalıyor kitabını okurken insanın içinda garip bir sessizlik oluşuyor. İsmail Hardal Gürültülü bir dünyadan çekilip gecenin sessiz karanlığında yürüyormuşuz da gecenin karanlığının korkulacak bir şey olmadığını aksine düşünmek için bir fırsat olarak bizlere göstermek istemiş gibi...
Gecede Yıldızlar Çoğalıyorİsmail Hardal · Sorun Yayınları · 20004 okunma
Puan vermedi
"Sanatlı bir eser, sanatkârı icab eder..." İşte ey tabiata saplanan ve bataklıkta boğulmak derecesine gelen gàfil! Bütün mâzi ve müstakbele ulaşacak hikmetli ve kudretli mânevî el sahibi olmayan birşey, nasıl bu zeminin hayatına karışabilir? Senin gibi hiç ender hiç olan tesadüf ve tabiat buna karışabilir mi? Kurtulmak istersen, "Tabiat, olsa olsa bir defter-i kudret-i İlâhiyedir; tesadüf ise, cehlimizi örten gizli bir hikmet-i İlâhiyenin perdesidir" de, hakikate yanaş. Yirmi Beşinci Pencere Nasıl ki, madrub, elbette dâribe delâlet eder; san’atlı bir eser, san’atkârı icâb eder; veled, vâlidi iktizâ eder; tahtiyet, fevkıyeti istilzam eder, ve hâkezâ. Bütün umûr-u izâfiye tâbir ettikleri, biribirsiz olmayan evsâf-ı nisbiye misillü, şu kâinatın cüz’iyâtında ve heyet-i umumiyesinde görünen imkân dahi, vücûbu gösterir. Ve bütün onlarda görünen infiâl, bir fiili gösterir. Ve umumunda görünen mahlûkıyet, hàlıkıyeti gösterir. Ve umumunda görünen kesret ve terkib, vahdeti istilzam eder. Ve vücûb ve fiil ve hàlıkıyet ve vahdet, bilbedâhe ve bizzarure, mümkin, münfail, kesîr, mürekkeb, mahlûk olmayan, Vâcib ve Fâil, Vâhid ve Hàlık olan mevsuflarını ister. Öyle ise, bilbedâhe, bütün kâinattaki bütün imkânlar, bütün infiâller, bütün mahlûkıyetler, bütün kesret ve terkibler, bir Zât-ı Vâcibü’l-Vücud, Fa’âlü’n-Limâ Yürîd, Hàlık-ı Küll-i Şeye, Vâhid-i Ehade şehâdet eder. Elhâsıl: Nasıl imkândan vücûb görünüyor; infiâlden fiil ve kesretten vahdet-bunların vücudu, onların vücuduna katiyen delâlet eder. Öyle de, mevcudât üstünde görünen mahlûkıyet ve merzûkıyet gibi sıfatlar dahi sâniiyet, rezzâkıyet gibi şe’nlerin vücudlarına katî delâlet ediyor. Şu sıfâtın vücudu dahi, bizzarure ve bilbedâhe, bir Hallâk ve bir Rezzâk Sâni-i Rahîmin vücuduna delâlet eder. Demek, herbir mevcud,
Alıntı
SözlerBediüzzaman Said Nursî · Söz Basım Yayın · 20126,8bin okunma
Reklam
Puan vermedi·248 syf.··
Beğendi
·
2022 35. kitabı
Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü sen ne yeri yarabilir ne de boyca dağlara ulaşabilirsin." Mevki sahibi olduğunda yürüyüşü değişen, böbürlenenleri Allah sevmez. Dünya, bütün insanlar seni seviyor, Allah seni sevmiyor ya da bütün dünya sana karşı ama Rabbin seni seviyor. Bu ikisi arasındaki ayrım çok önemlidir. Şirk koşmak çok büyük bir zulümdür. Zulüm nedir? Zulüm; adaletsizce davranmak, bir şeyi hakkından mahrum etmek, vazifeyi ehil olmayana vermektir. Yani Allah’a ortak koşmak elbette büyük bir zulümdür. Lokman (as), oğluna Allah’ı tanıtmaya çalışarak şöyle buyuruyor: “Oğulcuğum, yapılan iyi veya kötü bir iş, hardal tanesi ağırlığınca da olsa, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, Allah onu mutlaka çıkarır. Şüphesiz ki Allah latiftir, her şeyden haberdardır.” Bu bilgi ve iman insan hayatını düzene sokar. İç ve dış dünyasını tanzim ettirir. "Bedir Savaşı'nda Allah'a yemin olsun ki ecir ve sevap ümidiyle savaşan ve arkasına dönmeden ilerlerken şehit düşen herkes cennetliktir." ​Her ne olursa olsun umudunuzu kaybetmediyseniz, umut ışığınız hâlâ yüreğinizin içinde yanıyorsa, yeryüzündeki diğer bütün mumlar sönse bile, o yaktığınız tek umut ışığıyla bütün hepsini tekrar alevlendirirsiniz. Bir gencin bu kadar heyecansız, azimsiz olması, cesaretini, ideallerini kaybetmesi ancak yüreksizlikle ifade edilebilir. Riski göze alma cesaretini gösteremeyenlerin risk olmadan rızık olmayacağını bilmeleri gerekir. Umudunuzu, heyecanınızı, coşkunuzu kaybettiğinizde artık sizin işiniz bitmiştir. Siz gönlünüzdeki umut fenerini söndürmezseniz, belki bugün değil ama yarın mutlaka yolunuz aydınlanacaktır. İçinde bulunduğun toplumun âdet ve geleneklerine saygılı ol. ​Ahirette seni rüsvay edecek çirkin âdet ve geleneklerden sakın. Benzi sarı, zayıf
Geleceğe GülümseSıtkı Aslanhan · Çınaraltı Yayınları · 2016467 okunma
Bir Dönemin Tanığı: Roll Dergisi (1998)
Puan vermedi·48 syf.··
2026 1. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2026 21:33
2026 yılı okumama, yaklaşık 28 sene önce basılmış bir dergiyle başladım. Her sene en azından birkaç sayı Roll dergisi okumaya çalışırım. Dergide bulunan bilgi ve röportajların birçoğunu doğrudan internet üzerinde bulmak imkânsız. Ayrıca dergi içindeki albüm ve müzik tavsiyeleri, köşelerde kalmış ve unutulmuş bazı parçaların yeniden keşfedilmesine yardımcı oluyor. Roll dergisi ne yazık ki yayın hayatına 2009 yılında son vermiştir. Yerine başka müzik dergilerinin gelmemesi üzücü. İnsanların dikkat sürelerinin azalması, günümüzün tüketim çılgınlığının her geçen gün katlanarak artması ve zevklerin solup yalnızca popüler olana ilginin artması gibi nedenler, belki de yeni bir müzik dergisi çıkarılmaması için yeterlidir. Yine de geçmiş yıllarda yayımlanmış sayılara ulaşıp onlardan bilgi edinmek insanı heyecanlandırıyor ve müziğe olan sevginize ayrı bir dinamik katıyor. İnternette bulamayacağınız, çevrenizde duyamayacağınız bilgileri size ulaştırıyor. Şubat–Mart 1998 tarihli bu özel sayıda; Nick Cave, The Beatles, John Lennon, Hardal, Bristol Sound, Erkan Oğur, Metallica, Jimmy Page, Fikret Kızılok, Bülent Ortaçgil, Müslüm Gürses, David Bowie, Pandora, Lou Reed, The Velvet Underground ve son olarak Nico isimlerine yer veriliyor. İçerdiği isimler ve sunduğu bilgilerle oldukça güçlü bir sayı. Bir sayfasında Jimmy Page’i okurken, diğer sayfasında Erkan Oğur’a denk geliyorsunuz. Bu sayı, yalnızca bir dönemin müzik hafızasını değil; aynı zamanda sabırla üretilmiş, özenle düşünülmüş bir yayıncılık anlayışını da hatırlatıyor. Roll dergisinin sayfalarını çevirdikçe, müziğin yalnızca tüketilen bir şey değil; üzerine durulan, okunan ve hissedilen bir dünya olduğunu bir kez daha fark ediyorsunuz.
Müzik
Roll Dergisi - Özel Sayı 2 (Şubat-Mart 1998)Roll Dergisi · Nefes Yayıncılık · 19981 okunma
“Sessiz Bir Adamın En Yüksek Haykırışı”
Puan vermedi·168 syf.··
2025 33. kitabı
“Bazen birini seversin, ama aslında onda kendini bulursun.” Bu kitap, bir aşk hikâyesi gibi başlar ama aslında insanın kendini arayışının romanıdır. Raif Efendi’nin sessizliği, çoğu insanın içindeki gizli çığlığıdır. Sevmenin, anlaşılmanın ve geç kalmanın ne demek olduğunu öyle sade, öyle içten anlatır ki, bazı cümlelerde kendini görürsün. Madonna bir kadından çok, bir aynadır aslında. Raif’in onda bulduğu şey bir aşk değil, kendine duyduğu en saf halidir. Ve o saflık, hayatın ağırlığına dayanamayan bir ruhtur. Okurken hüzün değil, bir kabulleniş hissediyorsun. Çünkü bu kitap sana şunu öğretiyor: Bazı insanlar kalbine bir kere dokunur ve bir daha hiçbir şey aynı olmaz. Ve bazen o insanlar gitmez — sadece senin içinde sessizce yaşamaya devam ederler. Bu kitabı her okuduğumda aynı yere dönüyorum: Kendime. — Mehmet Talha Akagündüz
Alıntı
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,2bin okunma
9/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2025 48. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2025 00:00
Gladwell’in The New Yorker dergisi için yazdığı bazı makalelerden oluşan kitap, günlük yaşamın sıradan görünen konularını derinlemesine ve merak uyandırıcı bir şekilde inceliyor. Sosyoloji, psikoloji ve iş dünyası gibi alanlara özgün bir perspektifle yaklaşan Gladwell, karmaşık fikirleri sade ve akıcı bir dille anlatıyor. Kitap, üç kısımdan oluşan bir deneme derlemesi niteliğinde. Bu kısımlar farklı konulara göre ayrılmış. Örneğin, “Tıkanmakla panik olmak arasındaki fark nedir?”, “Neden çok sayıda hardal çeşidi varken tek bir ketçap türü var?” gibi ilginç sorulara yanıt arıyor. Ayrıca, doğum kontrol hapının mucidinin trajik hikayesi, pasta sosu devrimi yapan Howard Moscowitz’in icatları, saç boyasının 20. yüzyıl tarihindeki rolü ve köpek eğitmeni Cesar Millan’ın sırları gibi çeşitli konuları ele alıyor. Gladwell, zekâ testlerinden etnik profillere, Silikon Vadisi’nin işe alım süreçlerinden “zaten biliyordum” yanılgısına kadar geniş bir yelpazede düşündürücü hikâyeler sunuyor. Gladwell, “İyi bir yazının başarısı, sizi içine çekme, düşündürme ve bir başkasının kafasındakilere göz atmanızı sağlama yeteneğine bağlıdır,” diyerek kitabın amacını özetliyor. "Köpeğin Gördüğü", onun tükenmez merakı ve sıradanın ardındaki olağanüstüyü keşfetme yeteneğinin bir örneği. Kitap, popüler bilim ve sosyolojiye ilgi duyanlar için hem eğlenceli hem de ufuk açıcı bir okuma deneyimi sunuyor.
What The Dog Saw (Köpeğin Gördüğü)Malcolm Gladwell · Mediacat Yayıncılık · 2010112 okunma
Reklam
Reklam