*İnsan hayatındaki kargaşayı bir engel değil, olgunlaşma sürecinin bir parçası olarak kabul edip, bu süreçte öz şefkatle hareket ettiğinde gerçek büyümeyi deneyimler* 💜
İnsan ve Duygular
Küresel sermaye, istihbarat örgütleri (CIA, KGB, MI6, BND, MİT... vb.) ve lobiler; Trump gibi günübirlik, pragmatik ve tüccar kafasıyla hareket eden bir liderin adımlarını öngörmek ve onu kendi çıkarlarına göre yönlendirmek için "arka plan formülleri, gizli ajandalar ve yeni stratejik oyunlar" geliştiriyorlar.
1000Kitap
Reklam
Trump ve Vance’in Amerikan iç kamuoyuna satmaya çalıştığı o "Biz dünyadan çekiliyoruz, Amerikan parasını ve askerini koruyoruz" (Deep USA) vizyonunun Suriye ayağı tam olarak budur: Trump, bir tüccar mantığıyla bakıyor: Ortadoğu’da Hizbullah’a karşı askeri bir maliyet üstlenmek veya İsrail’in tüm bölgeyi ateşe veren operasyonlarını finanse etmek yerine, bu işi "bölgenin yeni aktörüne" ihale etmek istiyor. "Biz Erdoğan’la birlikte oraya koyduk, istediğim her şeyi korudu" itirafı, ABD’nin Suriye’deki yeni yönetime (Ahmed Şara’ya) biçtiği "ileri karakol" veya "bekçi" rolünün çok net bir kanıtıdır. Washington, Suriye'yi Rusya ve İran ekseninden tamamen koparıp, onu bölgede anti-İran/anti-Hizbullah bir bariyer olarak konumlandırmaya çalışıyor. Şam yönetiminin, Trump’ın "Hizbullah'la savaş" davetine anında "Askeri müdahale düşünmüyoruz, bizim önceliğimiz sınır güvenliği ve kurumların inşası" diyerek fren yapması, çok zekice bir rasyonel devlet refleksidir. Şara ve ekibi, Trump’ın kendilerini Lübnan bataklığına bir "taşeron" olarak sürmek istediğini çok iyi görüyor. Suriye, henüz iç savaştan yeni çıkmış, ülkeyi yeni toparlamaya çalışan bir yapı olarak, İsrail ve İran’ın (Hizbullah’ın) Lübnan’daki o ölümcül vekalet savaşına askeri olarak bodoslama dalarsa, kendi kırılgan statüsünü de havaya uçuracağını biliyor. Suriye’nin yaptığı şey, sahada Hizbullah’ın lojistik ve kaçakçılık hatlarını keserek zaten Washington ve Ankara’ya bir "iyi niyet/güvenlik" mesajı vermek; ama işi resmi bir askeri işgale/müdahaleye dökerek kendisini ABD’nin Ortadoğu’daki fedaisi konumuna düşürmemektir. Trump’ın Şara’yı Beyaz Saray’a, G7 Zirvesi’ne ve Ankara’daki NATO Zirvesi’ne davet etmesi, uluslararası sistemin "Kullanışlı müttefikleri nasıl ödüllendirdiğinin" turnusol kağıdıdır. Daha düne kadar
Siyaset
Rastgelelik yok kâinatta... Yaptığımız her hareket, gelecek hayatlarımızın kaderini çizmekte.. Cemil Meriç
➡️ *İnsan, başına gelecekleri düşünmeli* 📆 (Osman Ünlü Hocanın 18.06.2026 tarihli yazısı) *Sual: Çoğu insan, hiç ölmeyecekmiş, hiç hesaba çekilmeyecekmiş gibi hareket etmektedir. Hâlbuki bir insanın her şeyden önce sonunu düşünmesi, ona göre hazırlık yapması gerekmez mi?* *Cevap:* Dünya hayatı çok kısadır ve her günü de geçip hayal olmaktadır. Her insanın sonu ölümdür. Bundan sonrası da, ya daimî azap veya ebedî nimetlerdir. Bunların vakitleri, herkese süratle yaklaşmaktadır. Bunun için insan, kendine merhamet etmeli, gaflet uykusundan uyanmalıdır. Bâtılın bâtıl olduğunu görerek, ondan kurtulmaya çalışmalı, Hakkın da hak olduğunu görerek, ona tabi olmalı, sarılmalıdır. İnsanın vereceği karar, çok mühimdir ve vakit ise, çok azdır. Her insan, muhakkak ölecektir ve insan öldüğü vakti düşünmeli, başına geleceklere hazırlanmalıdır. Hiç kimse, Hakka tabi olmadıkça, ebedî azaptan kurtulamaz. Ölüm anındaki son pişmanlık, insana fayda vermez ve son nefeste Hakkı tasdik etmek, kabul olmaz. Sadece Müslümanın günahlarına tövbe etmesi, kabul olur. O gün, Allahü teâlâ, insana; *“Kulum! Sana akıl nurunu vermiştim. Bununla, beni anlamanı, bana ve Peygamberim Muhammed aleyhisselama, Onun getirdiği İslam dinine iman etmeni emretmiştim. Bu Peygamberin geleceğini, Tevrat'ta ve İncil'de haber vermiştim. İsmini ve dinini her memlekete yaydım. İşitmedim diyemezsin. Gece gündüz, dünya kazancı için, dünya zevkleri için çalıştın. Ahirette başına gelecekleri hiç düşünmedin. Gaflet içinde iken, mevtin, ölümün pençesine düştün”* derse, acaba o insan buna nasıl cevap verecektir? Bunun için her insan, başına gelecekleri düşünmeli, ömrünü tüketmeden, aklını başına toplamalıdır. İnsanın etrafında gördüğü, konuştuğu, sevdiği, korktuğu kimselerin hepsi, birer birer ölmektedir. Her biri birer hayal
Alıntı
"Siyonizm dini bir hareket değildir...Bir hareket olarak Siyonizm Yahudilere bir vatan kurmak için değil de, İngiliz emperyalizmine Akdeniz havzasında zemin sağlamak amacıyla kurulmuş[tur] (20 Temmuz 1937 tarihli mektup)" (İkbal'in Konuşma ve Yazıları, Hazırlayan Latif Ahmed Şirvani, Çeviren Can Ceylan, İnkılab, Haziran 2011, sh.310)
Reklam
Reklam