Türk, ahlâk yapısını bir Peygambere muhtaç olacak kadar hiçbir devirde kaybetmedi! Atatürk, tarih ve dil mevzularıyla yakından ilgilendiği yıllarda, Çankaya’da yapılan toplantıların birinde Mevlâna Celâleddin’in onsekizinci göbekten torunu olan Veled Çelebi İzbudak’a "Allah katından bir ülkeye veya millete bir peygamber neden gönderilir" sorusunu sorar. Veled Çelebi, kısaca, Allah’ın, ahlâk ve iman şartlarını inkâr eden, sapkınlığın had safhaya geldiği ülke, millet veya kavimleri doğru yola sevk etmek için peygamber yolladığını izah eder. Veled Çelebi’nin verdiği cevaplardan pek memnun olan Atatürk der ki: “Evet…çok haklısınız. İşte bu sebeplerdendir ki Yüce Tanrı, Türk ülkelerine ve milletine, bir peygamber göndermek ihtiyacı duymamıştır. Çünkü Türk milleti, İslamiyetten çok çok zaman önce Tek Tanrı inancına sahipti ve ahlâk yapısını bir Peygambere muhtaç olacak kadar hiçbir devirde kaybetmedi. İnsanoğlunun yaptığı putlara tapmadı(…) Biliyorsunuz biz Türkler, İslamiyet’i Tek Tanrı inancını getirdiği için kabul ettik ve onun cihan hareketi olabilmesini kafa ve kılıcımızla temin ettik.¹ Eğer Türkler Müslüman olmasaydı İslamiyet, Musevilik gibi mevzii bir din olarak kalırdı. İslam alemine bu hakikati anlatmak lazımdır. Araplar topraklarında üç semavi din peygamberlerinin gelmesiyle iftihar ederler ve üstünlük iddia ederler.² Bizi de böyle bir nasipten mahrum olduğumuz için küçümserler. Aslında bu bizim ahlâk ve insanlık benliğimizi, hiç bir devirde bir Peygambere muhtaç olacak kadar kaybetmemiş olmamızın ilahî takdir ve tasdikidir. Çünkü hangi Peygamberin nerede irşâd edeceği, Tanrı’nın takdiridir…” (Münir Hayri Egeli, Bilinmeyen Atatürk’ten Hatıralar adlı eserden yararlanılmıştır.) Bu kısımdan sonrası benim yorumlarımı içermektedir: ¹araplar puta
1000Kitap
Kapılar geçiyorum. Etraf karanlık ve sessiz. Ayaklarım hiç olmadığı kadar hafif. Bir, iki, üç, derken, kapılar çoğalıyor. Uçarcasına ilerliyorum. Hava gittikçe kararıyor. Kapılar kapanacak ve ben içeride nefessiz kalacakmışım gibi. Ellerimi göğsüme kadar kaldırıp yönümü bulmaya çalışıyorum. Sağa sola hareket ediyor kollarım, denizde yüzer gibi ağır ağır ilerliyorum. Öyle Uzak ki Evim
Edebiyat
Reklam
Niccolò di Bernardo dei Machiavelli bir keresinde "Bütün insanlar kötüdür ve fırsat bulduklarında kötücül doğalarına göre hareket ederler" demişti. Yıllar içinde tanıdığım tüm insanlarla ilgili olarak bunun gerçeğe çok yakın olduğunu gördüm, ancak aralarında gerçekten melek gibi olan birkaç kişi de olduğunu keşfettim. Peki neden bu doğa çoğunlukla "karanlık tarafta" olma eğilimindedir? (Alıntı quora)
1. "En Güçlü Lider" Komedisi: "Tarihçi" Sandığı Adam Caddi Çıktı! Trump’ın Truth Social’da büyük bir ciddiyetle paylaştığı ve kendisini Attila, Cengiz Han ve Hitler’den daha güçlü gösteren o metnin arkasındaki "trajikomik" gerçek, Trump dünyasındaki algı yönetiminin ne kadar sığ olduğunun kanıtıdır. Gerçek Ne? Kitapta ifşa edildiğine göre, Trump’ın "Cumhurbaşkanlığı Tarihçisi" sandığı Dave King, aslında bir tarih profesörü falan değil; ünlü golfçü Gary Player’ın eski caddisi (golf sopası taşıyıcısı) ve yakın adamıdır. Herhangi bir üniversite mezuniyeti bile yoktur. Mekanizma Nasıl İşliyor? Bir golf seansı sırasında caddinin Trump’a yaranmak için "Efendim siz teknoloji ve küresel ekonomik güç (ambargolar/tarifeler) sayesinde Hitler’den de Cengiz Han’dan da güçlüsünüz, gelmiş geçmiş en güçlü insansınız" diye yazdığı iki sayfalık övgü mektubu, Trump’ın dünyasında "bilimsel bir tarihi gerçek" muamelesi görüyor. Trump, kendi narsisizmini besleyen her şeyi, arkasını hiç araştırmadan "büyük vizyon" diye kitlelere satıyor. 2. Netanyahu’ya "Sahtekar" Demek ve Masadaki U Dönüşü Kitabın asıl jeopolitik bombası, Trump’ın Netanyahu’ya yönelik o gizli nefretinin ve iki yüzlülüğünün belgelenmesidir. "Sahtekar" (Chiseler) İtirafı: Kitaba göre Trump, ikinci döneminin ilk 14 ayında net bir şekilde İran’la büyük bir savaşa girmekten ve İsrail’in fantezilerine ortak olmaktan kaçınmış. Hatta arkasından Netanyahu için açıkça "sahtekar" ifadesini kullanmış. Şubat Ayındaki Kırılma: Ancak Şubat ayında Beyaz Saray’daki o meşhur toplantıda, Netanyahu ve lobiler Trump’ın önüne öyle bir istihbarat, şantaj ya da "sermaye baskısı" koymuşlar ki, Trump o toplantıdan sonra çark edip İsrail’e destek vermek zorunda kalmış. Dün Kanal 14’e çıkıp "Netanyahu ile ilişkimiz mükemmel" tiyatrosu oynayan
1000Kitap
Ah şu selamlaşmalar... insanoğlunun birbirini tanıyarak, arayarak, sorarak, Allah'ın selamını alarak ve vererek hareket etmesi... Şu zamanda bile kalbe ılık bir güven veren, hiçbiri gelişigüzel olmayan insan selamlaşmaları... Yorgun gezegende manevi gülücükler... Acıyı, ölümü korkunç olmaktan çıkaran insan dayanışması... Hatır saymak, hatır sormak... Ayşe Şasa Şebek Romanı
Su sıcaklığı, tuzluluk ve okyanus akıntıları gibi veriler ilk bakışta sıradan bilimsel parametreler gibi durabilir. Ancak bu veriler, özellikle denizaltı harp teknolojisi (Anti-Submarine Warfare - ASW) için hayati önem taşır. Sonar Dalgalarının Kırılması: Ses dalgalarının su altındaki yayılım hızı ve yönü; suyun sıcaklığına, basıncına ve tuzluluk oranına bağlı olarak dramatik bir şekilde değişir. Bir ülkenin karasularındaki bu dinamikleri (termoklin tabakalarını) tam olarak bilmek, o sulara sızacak düşman denizaltılarının sonar radarlarına yakalanmadan nasıl hareket edebileceğini hesaplamak ya da tam tersi, yaklaşan bir tehdidi tespit edebilmek anlamına gelir. Çin'in bu konudaki hassasiyeti, Güney Çin Denizi ve Tayvan Boğazı gibi jeopolitik fay hatlarındaki askeri üstünlük arayışıyla doğrudan ilgilidir. Soğuk Savaş döneminden beri ABD (Navy Marine Mammal Program) ve Rusya'nın yunusları, fokları ve hatta balinaları (2019'da Norveç açıklarında bulunan meşhur casus balina Hvaldimir gibi) mayın tespiti, liman koruma ve su altı sabote edici unsurları izleme amacıyla eğittiği öteden beri biliniyor. Siborg Hayvanlar: Canlı kaplumbağa veya balıkların üzerine yerleştirilen, dışarıdan fark edilmesi son derece güç, enerji ihtiyacını canlının hareketinden veya minik pillerden alan mikro sensörler. Biyotaklit Robotlar: Doğrudan bir balık veya deniz canlısı gibi yüzen, sonar radarlarında biyolojik bir varlık gibi görünen ve ayırt edilmesi neredeyse imkansız olan insansız su altı araçları (UUV). Çin'in WeChat üzerinden yaptığı duyuru ve yerel balıkçılara vaat ettiği yüksek meblağlı ödüller (500 bin yuan'a kadar), Pekin'in "Halk Savaşı" (People's War) doktrininin siber ve denizel alana uyarlanmış bir versiyonudur. Devlet, profesyonel istihbarat ağlarının yetersiz kalabileceği
İstihbarat
Reklam
Reklam