Hürr, Küfelilere dönüp, "Ey anaları ağlayasıca Küfeliler! Siz, onu dåvet ettiniz. Yanınıza gelince, bıraktınız. Onun önünde kendiniz çarpışacağınızı söylediniz
Sonra da, onu öldürmek için üzerine atıldınız! Kendisine insafsızlık ettiniz. Onu haps ettiniz. Her tarafından çepçevre kuşattınız. Onu, kendisinin ve Ehl-i Beytinin sığınabileceği, Allah'ın geniş yerlerine yönelip gitmekten de menettiniz O; kendisine ne bir fayda sağlamağa, ne de kendisinden bir zararı kaldırmağa kadir olmayan bir esir gibi önünüzde, elinizde sabahladı! Onu ve Onun kadın-larını, çocuklarını ve eshabını; Yahudilerin, Mecûsîlerin, Nasrânîlerin serbestçe içtikleri, köy domuz ve köpeklerinin içinde yuvarlanıp ağnadıkları akıp duran Fırat suyundan da, mahrum ettiniz! Sizler, onları, böyle susuzluktan cansız düşürmekle, Muhammed Aleyhisselâm'ın arkasından O'nun zürriyetine karşı ne kötü, ne çirkin hareket ettiniz! Eğer siz, bu gününüz, bu saatinizde, üzerinde bulunduğunuz kötülüklerden vazgeçip tevbe etmeyecek olursanız, Allâh da sizi, susuzluktan yanıp kavrulacağınız Kıyamet gününde sulamıyacaktır!"