Selaam! Bugün Burçin Sarıdoğan'ın Güz Esintisi kitabının yorumuyla geldim.
Konusundan bahsedecek olursam; annesini hiç tanımayan ve genç yaşta da babasının ölümüyle sarsılan Hare Güz, yasa bir türlü son veremez. Bir gün gittiği sergide gördüğü bir tablo ilgisini çeker. Hare Güz'ün ilgisini tablo çekiyor da aşk adamımız Akif Selim'in ilgisini tablo mu çekiyor? Hayır. Onun ilgisi Hare Güz'e. Sergide sohbet eden bu ikili daha sonra sık sık bir araya gelmek durumunda kalır ve asıl olaylar başlar.
Kitap boyunca yazar, bize bu ikiliyle ve geçmişleriyle ilgili yeni şeyler veriyor, ama bu bilgiler daha başka kapılara açıldığı için birazcık çıldırabiliyorsunuz, ama olsun diyerek okumaya devam ediyorsunuz ve o son... Bana çabuk ikinci kitabı getirin diyorsunuz, ama tabii ki gelmiyor...
Kitap bana göre olay örgüsü ve karakterler bakımından iyiydi. Özellikle Akif Selim'in arkadaşı Burak... Adamım, sen harikasın yaa. Burak'a ayrı bir zaafım oluştu, teşekkürler. Umarım diğer kitaplarda çok daha fazla görürüz kendisini.
Kitapla ilgili söyleyebileceğim tek olumsuz şey, betimlemelerinin bana fazla gelmesiydi. Okurken keşke daha az olsaydı, dedim; böylece serideki kitap sayısı daha az olabilirdi, belki.
Eğer konusu ilginizi çekerse, siz de kitaba bir şans verebilirsiniz.
"Biz,birbirimizi hiçbir zaman unutmayız ve hep birbirimizi
buluruz."
"Bulur muyuz?"
"Buluruz.Biz artık…Âşıklarız."
"Äşıklarız."
Hiçbir şey bizi korkutamazdı artık.Hiçbir şey yıldıramazdı.
Âşıkları,ölüm bile ayıramazdı…