Büşra T.

Büşra T.
“Ah bu eski kağıtlardan, eski kitap aralarından, unutulmuş eski defterlerden çıkan matem kokusu!”
Gün geçtikçe daha iyi anlıyorum: Türk "entelektüel”i, Türk aydını, Türk ülkesi denilen bu engin ve ıssız dünya içinde bir garip yalnız kişidir.
Sayfa 36
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Belagat kudretine ve keskin bir dile sahip kimse her zaman bir cümlenin yarısını söyleyip yarısını bırakabilir; haklılığından kuşku duymayan kimse kendine güvenerek iddiasının üçte birini teslim edebilir."
Sayfa 47 - Say Yayınları
"Öyle bir yere geldik ki attığımız en küçük bir adımın en uzak yansımasını bile hesap etmek zorundayız. Onun nerede neye takılacağını, neyi rahatsız edeceğini, neyin huzurunu kaçıracağını, neyin saffetini bozacağını düşünmemiz gerekir. Bu zamana kadar yayına hazırlanan bütün kitaplarda bu endişe hep göz önünde tutuldu ve kitapların önündeki uzun önsözler hep bu düşüncenin, bu kaygının ürünü oldu."
Sayfa 34 - Say Yayınları
“…hiç kimse hiçbir konuda "ne ise o olarak kabul edilmez, başkaları onu ne yaptıysa o öyle bilinir, öyle kabul edilir. Ancak bu öyle bir "tezgâhtır ki bu sayede kalburüstü kafalar zapturapt altında tutulup sindirilir; seçkin kafaların mümkün olduğu kadar uzunca bir zaman hak ettikleri yükseklere erişmelerine mani olmak için bu vasıtayı vasatlar kullanır."
Sayfa 27 - Say Yayınları
"Yargı gücünden sonra dünyadaki en nadir şey elmaslar ve incilerdir". Kalabalıklar "hakiki olanı sahtesinden, sapı samandan, altını bakırdan ayırt etmeyi bilmezler. Sıradan ile nadir rastlanır kafa arasındaki geniş uçurumu görmezler."
Sayfa 27 - Say Yayınları