Yağmurlu bir akşam üstünde duldada Dedemden öğrendiğim ilk duam gibi Yeşil ceviz altında koşturan karınca Harran üstünde her gece parlayan süreyya Emek gibi, toprak gibi, kan gibi, hoyrat gibi Adilcevaz fırtınası, yedi dağın eşkiyası gibi Yasak gibi, bayrak gibi, baskın gibi Erişilmez birşeydi seni sevmek
Şiir
Hz. İsa'nın mozaiği
Abgar dönemi mezar odalarından birinde yeryüzünün bilinen en eski Hz. İsa resimlerinden biri bulunmuştur. Bugün Urfa Mozaik Müzesi'nde sergilenen bu tasvir, mendil olayını ve tüm Hz. İsa yüzlerinin buradan çıktığı tezini kuvvetlendirmektedir. Kur'ân'ın Anlattığı Tarih - I
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
ŞEMSİLER VEYA HARRANİLER Şemsîler veya diğer isimleri ile Harranîler, XIII. yüzyılda, Moğollar tarafından büyük bir bozguna uğrayıncaya kadar, ay tanrısı Sin liderliğindeki yıldız ve gezegen kültüne tapan pagan bir topluluktu. Harranîlerle ilgili kaynakları üç grup altında toplamak mümkündür: Bunlardan birincisi; "Beş Sır Kitabı" ve "Baba'nın Kitabı", isimli yazılı kaynaklardır. Bu eserlerde Harranîlerin inançları, ibadetleri ve yaşam tarzları ile ilgili ilk elden bilgiler mevcuttur. İkinci kaynak, Harran ve civarındaki arkeolojik bulgulardır. Üçüncüsü ise, gayrimüslim ve İslam bilginlerinin kaleme aldığı eserlerdir. Şemsiler / Harranîler olarak bilinen dine mensup olanların vatanlarının Mardin ve civarı olduğu kabul edilmektedir. Günümüzdeki sayılarının yaklaşık 20 bin civarında olduğu tahmin edilen Şemsiler; İran, Tokat, Merzifon gibi bölgelere dağılmışlardır. Şemsiler de, Êzidiler gibi güneşe tapan bir dini topluluk olarak tarihi ve dini kitaplarda yer almaktadır. Dini ibadet ve rituelleri farklı olsa da, tapınma şekillerinde birçok benzerlik bulunmaktadır. Êzidiler günümüze kadar inanç ve kültürlerini koruyarak gelmişler ise de, semavi dinler tarafından dışlanan ve "sapkınlıkla" suçlanan Şemsiler maalesef tarihin karanlık sayfalarında yok olup gitmişlerdir. Şemsilerin Diyarbakır'da bıraktığı izlerden biri de Şemsiler Mahallesidir. Mardin Kapı'dan Ongözlü Köprüye giderken Dicle nehri kıyısına kadar devam eden Hevsel bahçelerinin tam karşısında 'Şemsiler Tepesi' denilen ve yüzyıllar öncesinden ibadet yeri olarak kullanıldığı tarihçiler tarafından anlatılan bir tepe bulunmaktadır. Söz konusu mabet yeri, yakın zamanda Mardinkapı-Ongözlü Köprü arasındaki yol genişletme çalışmaları sırasında yıkılmıştır. Ancak bu bölge halen Şemsiler Mahallesi olarak kayıtlarda yer
Müslümanlığın Entelektüel İntiharı
♻️Robert Reilly’in Müslüman Bilincin Kapanışı kitabı, abartıya kaçmadan söylemek gerekirse etkileyici bir çalışma. Reilly, muhtemelen güçlü bir Katolik mü’min ama işini ciddiyetle yapmaktadır. Bu da bizlere, ciddi entelektüel çalışmalar karşısında duyulması gereken mahcubiyeti yeniden hatırlatmaktadır. İmam Gazâlî (1058–1111) belki de İslam tarihinin en etkili doktrinerlerinden ve kelamcılarından biridir. “İhyâ” adlı eserinde matematik ve tıp gibi bilimlerin ancak zaman zaman gerekli olabileceğini, bunların daha çok bu dünyaya ait ihtiyaçlarla sınırlı kaldığını belirtirken; “fıkıh”ın, yani şeriatın, hem dünya hem ahiret açısından yaşamsal önem taşıdığını vurguluyordu. Gazâlî’ye göre insan, yaratılışına ve doğasına uygun davranırsa zaten fıkha ihtiyaç kalmazdı. Ancak insanın hem kendisine hem de başkalarına zarar verme potansiyeli olduğu için, onu iki cihanda koruyacak kurallar bütünü olarak fıkıh zorunluydu. Bu nedenle fıkıh, insanlık ve din açısından vazgeçilmez bir düzen kurucuydu. Ancak Gazâlî’den sonra bugün İslam toplumlarının, doğrudan şeriatın korumayı amaçladığı can, mal, nesil ve akıl ilkeleri bakımından hazırlanan uluslararası İslamilik endekslerinde en dip sıralarda yer alması düşündürücüdür. Artık fıkıh, “Din, güzel ahlaktır” hadisinin işaret ettiği evrensel vicdan ve ahlak üretme kapasitesini de büyük ölçüde ümmet genelinde kaybetmiş görünmektedir. Eş‘arîlik ve Bilincin Kapanışı __“Hakem olayı” sırasında Hz. Ali’yi siyasal manevrayla zor durumda bırakan Muaviye’nin hakemi Ebû Musa el-Eş‘arî idi. Bu süreç, İslam dünyasında onarılamaz sonuçlar doğuracak Şii–Sünni ayrışmasının önemli kırılma noktalarından da biri oldu. İlginç olan ise daha sonra gelen ve akrabası sayılabilecek Ebû’l Hasan el-Eş‘arî’nin kurduğu Eş‘arî kelamının, sebep-sonuç
Makale|Yazı
Kur'ân'ın Anlattığı Tarih - I Talha Uğurluel Hz. İsa'nın (as) yazısının bulunduğu çok kıymetli bir resim var karşınızda. Üstelik Urfa'mızda, Kırk Mağara'da bulunmuş...
1000Kitap
Bir bal arısı gibi güzellikler üretelim İnsanların düşünceleri türlü türlüdür, dünyadaki gelişmişlik ve esenlik de bu farklılığa dayanır. Işık Doğu'dan Yükselir-Cuma Vural Rana-Rana Küçük bal arısı arkadaşı minik arıya seslendi bak dedi çiçekler türlü türlüdür dünyadaki papatyada farklı gelişmişlik sümbülde ise farklı bir esenlik vardır işte bizimde görevimiz Rabbimizin istikametinde dosdoğru olmak güzel çiceklerden güzellikleri toplayıp insanlara faydalı olmaktır eğer biz arılar fikir çiçeklerinden söz ağaçlarından yeterli şifayı ilacı devşirip toplayabilirsek insanlarda o gelişmişlik ve esenlik seviyesine ulaşabilecek arılar ürettiğimiz ballar insanlara fayda getirecek insanlarda biz bal arılarına bakıp kavgayı değil paylaşma ve çalışmayı öğrenecekler diyordu bilge arı ve küçük arı kovanının içinden çıkarak hepsi farklı bir çiçeğin üzerine kondular Allahım topladıklarımız insanlara şifa olsun onlara çalışanın berekete kavuşacağını öğretsin diyerek dua ediyorlardı bu küçük bal arılarının yaptığı dünyadaki her güzelliği bir çiçeğe insanların faydalanması gereken bir ağaç dalına benzetebiliriz arı suresindede bildirildiği gibi Rabbinin yolunda yürüyen en güzel gelişmişlik ve esenliğe kavuşur Gazi Atatürkün dediği gibi Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre hürmet ederiz. Fikirler, top ve tüfekle öldürülemez o halde bir bal arısı gibi fikir ağaçlarının üzerine konalım güzellikler üretelim İlminizi Allah yolunda kullanın "İlim adamına yakışan körü körüne geçmişte yapılanlara muhalefet etmek olmadığı gibi, onları körü körüne taklit etmek de değildir. Aklı, tecrübeyi kullanarak, ilmi araştırmalar yaparak gerçeklere ulaşmaktır." İbni Nefis Işık Doğu'dan Yükselir Cuma Vural Merve Şengül Merve Şengül Uyandığım zaman takvimden bir sayfa çevirdim ve tarih 1689
Edebiyat