Dünyada gelecek endişesi içerisinde olan insanın, esas geleceği olan ahiret hakkında aynı endişeyi duymaması ne kadar şaşırtıcı bir durumdur. Yarını bile görebileceği kesin olmayan insanın, geleceğinden hiç şüphe olmayan ahiret için herhangi bir endişe duymayıp hiç çaba harcamaması gerçekten inanılmazdır.
Allah, kendisine şükretmeyi emrederek "ve Bana şükredin" buyurmaktadır. Yani Ben sizlere bunca nimetleri ihsan ettiğim, değişik türleriyle sıkıntılarınızı uzaklaştırdığım için Bana şükredin. Şükür, çeşitli şekillerde olur: Kalp ile şükür, nimetleri ikrar ve itiraf; dil ile şükür, nimetleri anmak ve bundan dolayı nimet sahibini övmek; azalar ile şükür ise Allah'a itaat, emirlerine bağlılık ve yasaklardan kaçınmakla gerçekleşir. Şükür, mevcut nimetlerin sürekliliğini, elde olmayan nimetlerin de elde edilmesini sağlar. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Andolsun ki eğer şükrederseniz elbette size daha çok veririm." (İbrahim Suresi: 7)