Sıradan bir hayat süren adamın delidolu bir kıza aşık olmasını anlatıyor. Her gün ki gibi Joe işe giderken birden sıkılıp koşarak trene biner. Orada kendisine bir kız selam verir. Ama Joe nedense selam vermez. Kızın adı Clementaidir. Joe’nun isteksiz olduğunu görünce yanına oturur ve sohbet etmeye çalışır. Sonra Joe da hoşlanmaya başlar ve kızla samimiyet kurduktan sonra onun evinde kalmaya başlarlar. Böylelikle birbirlerine aşık olurlar. Ama bir gün Clementai içip eve gelir ve tartışırlar.
Kafasına estiği gibi kararlar alan Clementai hafizasını sildirmeye gider ve başka bir hayata başlar. Bunu Joe haftalar sonra fark eder ve çok sinirlenir o da hafızasını sildirmeye karar verir. Ama o sırada anılarını tek tek silerlerken birden çok kıymetli olduğunu anlayıp vazgeçmek ister ama oradakiler izin vermez ve Joe zihninde onlardan kaçmaya çalışır. Ve Clementai’ni bulur zihninde ve beraber kaçmaya başlarlar.
En sonda başarırlar. Joe, Clementai’ni hatırlar ama kız onu hatırlamaz. Tekrar ilk buluşma yerlerine giderler. Joe aynı hediyeyi alır ve tekrar birlikte olmayı denerler.
Napoleon, bu tür düşüncelerin, Hayvancılığın ruhuyla bağdaşmadığını açıklamıştı. Önder’e göre gerçek mutluluk, çok çalışmak ve yalın yaşamakta yatıyordu.
Vladimir Bartol'un Alamut kitabi beni cok derinden etkiledi. Tek kelime ile "muhtesem" bir kitap.
11. Yüzyıl'da yasayan Hasan Sabbah'in tek hayali; Alamut kalesi'ni ele gecirmek ve sonra da Selcuklu Imparatorlugunu yıkmaktır.
Bu amacına ulaşmak icin de, yillarca uzerinde calistiği, zekice ve çilginca planlarini uygulamaya koyar. Seçilmis bir grup genci, intihar suikasticisina dönüşturmelidir.
Ismaili tarikatinin en onemli düsturu " hiçbirşey gerçek degildir, hersey mübah" dir. Bu zihniyetle hareket eden Hasan Sabbah tuylerinizi diken diken edecek. Kitapta, doneme damgasini vurmuş Haşhasiler gercegini öğreniyoruz ve devaminda da Selcuklu Imparatorlugunun yıkılışını...
Cok az zaman once Semerkant kitabini okumus ve Omer Hayyam ve 11. Yuzyila baska bir yazarin kaleminden bakmistim. Ama ne tesaduftur ki Hasan Sabbah ve Omer Hayyam'in dost olduklarını ve karsilikli bilgi alisverislerinin oldugunu bu kitapta öğrendim. Iki kitap kesinlikle birbirini tamamlar nitelikte. Bunu da ozellikle belirtmek isterim.
Kitabi okurken donem ile ilgili arastirma yaparak ilerledim. Cok akici bir konu ve dil anlatimi cok iyi. Kesin tavsiyemdir...