Hasan Karademir

Hasan Karademir
@hasankrdmrr
Siyaset eğer, -ne pahasına olursa olsun- sadece kazananları yücelten ve alkışlayan bir oyun ise, müşarünileyha bu oyunu fevkalade iyi oynuyor. Yoluna çıkan bütün muhalifler, daha şimdiden birer siyasi mevta, birer "meyyit-i müteharrik-yürüyen ölü" suretine büründü. O daima partisinin başında ve iktidarda kaldı. Hakkında çıkarılan ölümcül yolsuzluk iddialarına rağmen müşarünileyha, bir taktisyen dehâsıyla iktidarı daima elinde tutmasını bildi. Evet, ahdine sâdık değil, sıkça fikir değiştirmesi tek kelimeyle trajik, kendi üslubunu paylaşacaklarını umduğu yeni takım arkadaşlarını bile küstürmeyi göze aldı ve bugün hayatta hiç olmadığı kadar yalnız ama bunların siyaset dünyasında hiç değeri yok; o şimdi iktidarda ve eski kurallara uymak yerine kendi kuralsızlığına tâbi olmayı tercih ediyor.
Sayfa 152 - Müşarünileyha | Ötüken Yay.
Ahmet Turan Alkan
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
(...) Sosyal hadiseleri açıklamaya çalışırken metafora başvurmanın, câzip olduğu kadar tehlikeli ve can sıkıcı uzantıları vardır; memleket kurtarma seanslarında genellikle devleti gemiye, toplumu ağaca benzeterek ahkâm keseriz. Bu açıdan koalisyonu evliliğe teşbih etmenin isabetini tartışmak mümkün; ne var ki bir çeşit önsezi ile hissedip de açıklıkla ifade edemediğimiz pek çok belirti, bu evlilik modeli üzerinde rahatça prova edilebiliyor. Biz sıradan vatandaşlar, kendimizi "kızevi” veya "oğlanevi" tarafından hissetmekle bir noktada bu evliliğin kuruluş tarzı ve sonuçlarıyla yakından ilgiliyiz; ama tedirginliğimizi daha ilk andan itibaren büyüten önemli bir endişeyle karşı karşıyayız; ortada bir evlilik var ama henüz cinsiyet itibariyle gelini veya damadı birbirinden ayırt edebilmiş sayılmayız. Asap bozucu bir durum bu: Gerilim filmlerinin başındaki neşeli ve sıradan ayrıntıların sonradan karabasana dönüşeceğini sezmek gibi birşey. Evlilikler aşkla başlamayabilir, bazen mantığa aykırı gelen evlilik törenlerini izlerken bile tarafların mutlu olması için iyi niyet temennileri geçiririz içimizden; "Nikâhta keramet vardır." diye mırıldanırız, "Bir aşk oluverdi âșinâlık" mısraında olduğu gibi işlerin daha sonraları kendiliğinden düzelivermesini dileriz. Ne var ki nikâh masasında damadın cebindeki muştayı sıvazlarken gelin hanımın da dantel eldiveni içine ustura gizlediğini farkeden bir davetlinin gerilimi dolaşıyor damarlarımızda.. Şair, "Hayr umulur mu böyle gecenin seherinden" demişti; biz herşeye rağmen bu "izdivaç"tan hayır ümid etmeye mecburuz; çünkü aynı "gemi"de yolculuk ediyoruz ve "ağac"ın da âcilen sulanmaya ihtiyacı var!
Sayfa 150 - Soğukkanlı Bir Nikah | Ötüken Yay.
Ahmet Turan Alkan
Rahmetli Aşık Veysel, aşk'ı, "Seversin, alamazsın; aşk olur." diye tarif etmişti. Bu tariften anlaşılıyor ki aşk, tabiatında makul şeyler barındırmayan bir vazgeçilmezlik hissidir. "Aşk evlilikleri"ne nisbetle "mantık evliliği"nin daha uzun ömürlü olması sebepsiz değil; üstelik işin uzmanları "Evlilik aşkın ölümüdür." görüşünde birleşiyorlar. Hükümetin teşekkülünde aşk kadar mantığın da izi bulunmadığı konusunda herkes hemfikir; bu beraberlik, birbirinden aynı derecede nefret eden iki zıt kutbun aynı husumet rezonansında titreşmesi olarak yorumlanamaz; bu ortaklık, aşktan, mantıktan ve nefretten daha farklı, belki daha fazla bir şeyle açıklanabilir; evet, çok "soğukkanlı" bir evlilik bu; düz mantığın bile kanını kurutacak kadar mekanik bir izdivaç.
Sayfa 149 - Soğukkanlı Bir Nikah | Ötüken Yay.
Ahmet Turan Alkan
“İyi bir soru sormak, bazen iyi bir cevap almaktan daha önemlidir." diyen adama hak vermeliyiz; halbuki bütün eğitim sürecimiz soru sormayı öğretmekten çok, cevap bulmaya yönelmiş durumda. Onun içindir ki hayli zamandır adam gibi soru bulmakta zorlanıyor ve eninde-sonunda, "N'olacak bu memleketin hali?" sualinin yavanlığına munkabız cevaplar geveleyip duruyoruz.
Sayfa 147 - Sistem Dışı Bir Soru | Ötüken Yay.
Ahmet Turan Alkan
Yuvarlak bir isimle "mafya" deyip geçtiğimiz organize suç çetesinin bu defa ordu ve emniyet teşkilatı içindeki muvazzaf görevlilerle eklemleşmesi, Türkiye'de kamu düzeninin "hür teşebbüs" erbâbı tarafından "özelleştirildiğini" gösteren çok endişe verici bir örnek teşkil ediyor. Anayasada yazılı ifadeyle Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu ileri sürmek çok şık görünüyor ama iş, müfettişleri teftiş etmeye gelince sistemin ancak kâğıt üzerine güzel sözler yazmakla yetinmesi, hantallığını gizleyemiyor. Devletle vatandaş arasında akdedildiğini farzettiğimiz "sözleşme"nin yeniden gözden geçirilmesi, karşılıklı yetki ve sorumlulukların yeniden belirlenmesi gerekiyor. Sıradan birer vatandaş olarak herbirimizin mafya ile meşru kamu güçleri arasındaki belirsiz mesafe hakkında kesin bir kanaat edinme talebimiz artık geri çevrilemeyecek ölçüde haklılık kazanmış bulunuyor. Devlet adına konuşanların, aslında hangi ölçüde mafya adına hareket ettiği yolunda beslenen şüpheler, kâğıt üzerinde en güçlü devletleri bile bir iskambil şatosu gibi kolayca devirecek ölçüde tahripkâr olabilir.
Sayfa 144 - Çanlar “Sistem” için Çalıyor | Ötüken Yay.
Ahmet Turan Alkan