Hasan Karademir

Hasan Karademir
@hasankrdmrr
632 okur puanı
Ağustos 2022 tarihinde katıldı
“Car lorsqu’on est mortel, on ne saurait sans crime “Elever ses desirs au-dessus de son rang: “Le demesure en fleurissant produit l’epi de la folie, “Et la recolte en est un moisson de larmes."
16.7.1955 / QUINZE-VINGTS GECELERİ II - İletişim Yayınları
Cemil Meriç
Hasan Karademir
"Çünkü ölümlü olduğunda insan, rütbesinin (haddi) üstüne arzular yükseltmeyi suç saymalı: Haddini aşma (ölçüsüzlük) çiçeklendiğinde, delilik başağını (episini) verir, Ve hasadı ise bir gözyaşı harmanıdır."
Reklam
Horace, hastalıkların şiire konu olamayacağını söyler. Lucrece, Atina'daki büyük vebayı terennüm etmişse de, bu, evvela bir istisnadır, sonra vaka kahramanı herhangi bir şahıs değil, bir kalabalıktır.
16.7.1955 / QUINZE-VINGTS GECELERİ I - İletişim Yayınları
Şiir
Hasan Karademir
Neden hastalık konu olamaz? Çünkü hastalık; bedenseldir, çürümeyi simgeler, estetize edilmesi zordur ve okuyucuda hayranlık yerine "tiksinti" uyandırma riski taşır. Klasik sanat, kusurlu olanı değil, idealize edilmiş olanı arar.
Tefekkür...
Dedi ki: (Tefekkür, şüpheye düşmeden ve kalbi başka şeylerle meşgul etmeden, elde edilmek istenen bir ilim için iki ilmin arasını birleştirmektir. Şayet kalb, birleştirilen o iki ilimde hissetme niteliğini kaybedecek derecede son derece dikkat kesilir ve bu iki bilgiyi hazırlamak için âdi şeyden kıymetliye intikâl ederse, buna "tefekkür" denir. Tefekkür, şüphede, tereddütte ve kalbden giderilmesi gereken hastalıkların tedavisinde vâciptir, şarttır...)
Sayfa 89 - V. Levha: -Ruh ve Fikir-, II. Baskı, Şubat 1996, İBDA Yayınları
Kökler
Hasan Karademir
ARYAARYA, iyi günler. NadirKitap'tan ilk basımlarına uygun fiyatla erişebilirsiniz. Selamlar. Vakur Çayseven, size de selam ve sevgiler.
Canı sıkılmış olduğu zamanlarda birkaç kere kendisiyle sinemaya gitmiştik. Filmi sonuna kadar seyretmeye asla tahammül edemez, daha başından itibaren rejisörü ve artistleri tenkid eder ve filmin sonunun neye bağlanacağını derhal tahmin edip söylerdi. Denilebilir ki; bu keskin zekâ hem kendisini ve hem de etrafını rahatsız eden, O'nu müşkülpesent kılan bir seviyedeydi. Elhasıl, bu büyük ve müstesna insan, hasletleri ve kusurlarının dehşetli medd-ü cezri arasında bir hayat sürmüş ve dâima herkese «anormal bir fıtrat» olarak gözükmüştür. Bunu kendisi de biliyor ve çok defa şöyle ifade ediyordu. « -Ben mamutlar gibi nesli tükenmiş bir varlığım!..»
Sayfa 80·Kitabı okudu
Necip Fazıl Kısakürek
Hasan Karademir
Tenkidleri hakkında ne düşünürsünüz hocam?