Hasbelkader

Hasbelkader
@hasbelkader__
Sükût suretinde Çok koyu düşer ses Nuri Pakdil
10/10
·196 syf.·
2022 22. kitabı
İncelemelere baktım çoğunluk beğenmemiş, kitabın kattığı birşey olmadığını düşünerekten ama ben öyle düşünmüyorum bu okuduğum ikinci kitabı ve kendisi yeni tanımaya başlamama rağmen kitabını, kalemini de çok beğendim, monolog tufanı 'kaliteli monolog', birşeylerden bahsederken başka düşüncelere hızlı geçişi, absürt şeyleri daha da absürtleştirmesiyle olağanlaştırması dhhdhd. Kısaca kitabı okurken çok eğlendim, kitabın ortalarında neler olduğuna anlam veremesem de, hoş kitabı öneren, şimdi kitabı bırakıp bi 5 yıl sonra okumam gerektiğini söyledi 'düşünce olgunluğu falan' amman, almayı düşünüyordum, temin edebilirsem tekrar okurum. Sonlara doğru toparladım. Ayrıca çok şaşırdığım noktalar da oldu, ay senin aklına gurban, oluyor sesli düşünceler. Tabi Açık Pencere'ye oranla bu kitap biraz daha şahsi, biraz daha herşeydendi, nasıl oluyor bende bilmiyorum, yazar işte... Kitabın sonlarında 'Az kullanılmış ve maviydi sözlerimiz.' diyerek de kendine ve kitabına açıklık getiriyor diye düşünüyorum. Çok kıymetli bir kitap, favorilerden. Neyse çok eğlendim, önyargı ile kitabı elinize almayın, okuyunca birşeyler olmuyorsa kendinizi sorgulayın ve başka bir döneme erteleyin. Ay reçete gibi bir inceleme oldu. Haydi selâmetle.
HiçbişeyGökhan Özcan · Vadi Yayınları · 2018555 okunma
Reklam
Puan vermedi·128 syf.·
2022 2. kitabı
Kitabın başlangıcı İlyiç’in ölümü sonrasında çevresindeki insanların nasıl, ölüme karşı verdikleri tepki ile başlar. Ölümün kendilerine gelme ihtimalini düşünmeden İlyiç’in makamına nasıl daha kolay geçebileceklerini düşünürler. Karısının verdiği tepki de pek iç açıcı değildir, dul aylığı almanın yolları peşindedir. Kitabın ileriki bölümlerine gelecek olursak, zamanla İlyiç, arkadaşları tarafından pekte önemsenmediğini, maddi gelirinin ona yetmediğini, babası tarafından yok sayıldığı maddi sorunlar çektiği dönemde, eşiyle olan tartışmalarının artışı derken, işinden uzaklaşıp kafa dinlemenin daha çözüm odaklı olduğunu düşündü. Yakın bir arkadaşının yüksek bir mevkide görev almasıyla beraber, o da makam olarak yüksek yerlere geldi. Gelirin artmasıyla sorunların biteceğini düşünüp bir heyecanla yeni işine odaklandı, yeni ev, yeni oturma takımları vs. derken eşiyle olan tartışmalar azaldı, daha doğrusu kendisini tamamen işine verdi, işinde iyi olur yüksek bir gelir elde edecek olursa, çevre tarafından, ahlaki olarak daha yüksek olduğunu düşünüyordu. Rahatsızlığının ortaya çıkmasıyla beraber hiçbir şey eskisi gibi olmamaya başladı. İlk olarak bir doktora danıştı ancak doktor tam olarak sorunu tespit edememişti, birkaç teşhis söyleyip ilaç vererek gönderdi, kullandığı ilaçlardan sonra herhangi bir iyileşme görmeyince birkaç doktora daha danıştı ancak sonuç aynıydı, ağrılar devam ediyor, doktorlar teşhis koyamıyordu. Ailesi tarafından bu hastalığı önemsenmiyor, eşi kendine zulüm olması için hasta olduğunu düşünüyor. Aile içi tartışmalar tekrar alevleniyor. İlyiç başlangıçta hastalığının kendisine zarar verdiğini düşünüyordu, daha sonra çevresine de zarar verdiğini fark eder, çevresinde hiçbir insanı örmek istemez, yapmacık davranışlar sergilediklerini düşündüğünden ve onlara
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Notos Kitap · 201461bin okunma
10/10
·68 syf.·
2021 22. kitabı
Öylesine yaşamak istemiyorum diyenler için mutlaka olunması gerekli bir kitap, satırların çoğu rahatlıkla çizilir, bir ara bunu da alıntıla bunu da alıntıla baktım olmuyor kitaba kendimi vermek, kendimi onun sayesinde yontmak daha mantıklı geldi. Kitap Sezai Karakoç'un, Medine't-ül Fâzıla diye adlandırdığı erdem devletinin nasıl olacağını, ilerlemesinin nasıl gerçekleşmesi gerektiğini ve bunun genel olarak Kuran, Hadis, Sünnet 'yani İslam Devleti' çerçevesinde genel olarak anlatıyor, kitabın bir bölümünde sanki cumhurbaşkanlığı adayı karşımda vaadleriyle beraber sesleniyormuş gibi oldu, anlatılanların olma ihtimalinin düşüklüğünü düşünürken karşıma çıkan paragraf; "Tablosu çizilen bu Site, belki ideal bir sitedir. Şüphesiz yüzde yüz bir gerçekleştirme mümkün değildir. Ama diriliş erlerinin, erenlerinin ve pirlerinin, nur saçan, bereket yatağı bu siteyi gerçekleştirme çalışmaları vazgeçilmez ödevleridir. Hayatlarını buna adayacaklardır. Kuşkusuz Allah da onların bu iyi niyetli çalışmalarına armağan olarak, ütopik gibi gözüken Sitenin gerçekleşmesini lütfedecektir. Geçmişteki islâm uygarlıklarında görüldüğü gibi." Diriliş Neslinin Amentüsü Olmama ihtimali olan düşünceme karşılık verilen bu cevap hoşuma gitti, umutsuz olduğum vakit umuduyla beni yeşertenleri severim :)) Bu paragraf peygamber efendimizin şu hadisini de hatırlattı bana; “Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki, bu imanın en zayıf derecesidir.” (Müslim, Îmân 78. Tirmizî, Fiten 11; Nesâî, Îmân 17) Velhasıl-i kelam okuyun okutturun, bundan böyle kendime Sezai Karakoç'u fikir önderi yaptım çok zorlu bir yol, girmesek yol alınmaz, Allah bu yolunda beni muvaffak etsin, amin
Diriliş Neslinin AmentüsüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 202222,4bin okunma
Kendini düşünen insanın mutlaka okuması gereken bir eser.
10/10
·112 syf.·
2020 11. kitabı
Çok güzel bir tasavvuf kitabı. herkesin okuyup idrak etmesi gereken hususlar var. Kalbini Allah'a bağlamak ve O'nun rızasını kazanmak için neler yapılması gerektiğini ikna edici bir dille anlatmış ibn atâullah el-iskenderi. Öğütleri, insanın içine işleyip, kalbine dokunur. Benzetmeleri ve örneklendirmeleriyle çok anlaşılır ve idrak edici olmuştur. Yani bundan daha güzel bir şekilde örneklendirilemezdi diyor insan. Yalnızlıktaki huzur, sessizlikte ki hikmet, başa gelen sıkıntılarda ki nimet...Bazı eserleri okuduğunuzda, diğer eserlerin ne kadar boş olduğunu hissettiğiniz anlar mutlaka olmuştur, şahsen benim bu duyguyu yaşadığım eserlerin içinde, bu eserde . Sayfa 80 de "Uygulamaya konulmayan bir ilme sahip olmanın ne yararı olur?" Demiş üstad ne güzel demiş. Kendi kendinizi sorgulamanızı sağlıyor. Bazı yerlerde "-dur dur, geri sar...tekrar oku... Sesli oku... ben, nasıl yani ?" Dediğim anlar oldu ve öyle örneklendirmeler yapmış ki...(iki omuzundan tutup da, bütün vücudunu sarsarcasına.) Birkaç örneklendirme içinde olan hakaretlerde bana yetişen de oldu. Elhamdülillah yine de, onları farkettim. Düzeltme için inşallah vaktim vardır. Benim tekrardan, tekradan okumayı düşündüğüm bir kitap. Nasıl ki bir yoldan 1 defa geçtiğiniz ile 3,4 defa geçtiğiniz zaman o yoldaki farkettikleriniz aynı değilse, kitabı da tekrar tekrar okuyup, farklı noktalardaki sıkıntılarını bulup, çözüm bulabilirsin, Allah'ın izniyle. Mutlaka sizin de okuyup feyiz almanız gereken bir eser. Benim okumama vesile olandan Allah razı olsun, inşallah ben de başkalarına vesile olurum. Vakit ayırıp okuyanlardan Allah razı olsun.
Din
Gelin TacıAtaullah İskenderi · Sufi Kitap · 20194,355 okunma
10/10
·224 syf.·
2020 1. kitabı
Din ile ilgili daha doğrusu Müslümanlık ile ilgili çok kitap yazılmış ancak bu kitapı onlardan ayrıcalığı;dilinin güzelliği, konuyu ele alış şekli, kullandığı örneklemeler, konu ile ilgili Hadis veya Kur'an-i Kerim ayetleri kullanması, konunun birbirine bağlanmasında ve daha anlaşılır şekle koymada çok faydası dokunmuştur.Mutlaka kitaplığınızda bulundurmanızın gerektiğini düşündüğüm bir kitap. Bir konu hakkında şüpheye düştüğünüzde veya kendiniz hakkında yani ne kadar Müslümanım, ne kadar emirleri fiile geçiriyorum?(dönüp kendine bakmada, etraftaki insanların sorgulama yerine kendi nefsini sorgulama) noktasında çok faydasının dokunacaktır. Ve ara ara "dur ya ben bu konu hakkında Abdülkâdir Geylâni hazretlerinin yazdıklarını (Onun konuyu ele alış şekli ile.) okuyayım" diyeceğiniz anların olacağını düşünüyorum. Mutlaka okuyun, kitabı yanınızda bulundurun, ve eğer, kitap analizi grubunuz varsa bu kitabı da okuyarak istişarede bulunun birbirinizle.Ve son olarak önereceğim bir nokta kaldı, mutlaka beğendiğiniz yerleri sesli okuyun! Teşekkürler vakit ayırıp okuyanlara
Din
Fütuhu'l-GaybAbdülkadir Geylani · Sufi Kitap · 20191,947 okunma