10/10
·500 syf.··
2026 7. kitabı
·
55 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 17:37
Bana müsait zaman ayarlayıp uzun uzadıya inceleme yazdıran hayat size neler yapmaz :) Öncelikle bu kitabı okumama vesile olan kişiden Allah razı olsun ,Rabbim ona işlerinde başarılar versin . Kitap girişinde şöyle bir ithaf yazılmış ; ‘’ ‘’ “Bilmek” akıl iledir. “Tanımak” akıl ve kalp iledir. “Bilmek” bir sırrı çözmektir. “Tanımak” sırrı eşkere etmektir. “Bilmek” harfleri okumaktır. “Tanımak” okurken yaşamaktır. “Bilmek” bildiklerinin farkında olmaktır. “Tanımak” bilmediklerinin farkında olmaktır. “Bilmek” surete bakmaktır. “Tanımak” sireti görmektir. “Bilmek” selamlaşmaktır. “Tanımak” musafaha etmektir. “Bilmek” adım izlerini takip etmektir. “Tanımak” kol kola yürümektir. Nurettin Topçu’yu bilmekten öte tanımak… Asrın “hareket adamlarına” ithaf ediyorum! ‘’ ‘’ Her ne kadar adamlara ithaf edilmiş olsa da , hocamızın kadınların okuması , çalışması hakkında bazı fikirlerine ters düşse de bir kadın olarak ben de ‘’ hareket kadınıyım ‘’diyerekten üstüme alınıyorum . Nurettin Topçu hocanın hayatını , fikirlerini , hasbihal halinde olduğu kişileri , eleştirdiklerini ve onu eleştirenleri öğrenebilirsiniz. En önemli şey ise lise yıllarımda pek ehemmiyet vermediğim ama sonradan değerini anladığım felsefe alanında ahlak felsefesi , hareket felsefesi ,eğitim felsefesi konularında kendine özgü ve gerçekten harekete geçiren düşüncelerinin olması ve bunu yurtdışında eğitim görüp ülkesine dönmüş bir muallim olarak öğrencilerine -anlamasalar da - anlatmayı kendine vazife bilen bir filozof . Ülkemizde böyle kendini geliştirmiş doğru fikir adamlarının azalmış olduğu şu devirde eğitimine rağmen oldukça mütevazi Nurettin Topçu hocayı bu kitap vesilesi ile tanımak, anlamak benim için şerefti . İçinde altını çizdiğim cümleleri geçtim ‘’sanki hafiften seslenir gibi yazdığı‘’
Nurettin TopçuAhmet Kılıç · Motto Yayınları · 202043 okunma
Sanılanın Aksine Mehmet Akif Ersoy
Puan vermedi·296 syf.·
2025 377. kitabı
Merhabalardan bir demet. =) O sıkça rastladığım kafalardaki Mehmet Akif Ersoy ile okuduğum Mehmet Akif Ersoy'un arasında dağlar var... Sözü uzatmadan virgülü virgüle ataçlamadan konuya dikey dalış yapacağım. Hoş geldiniz. =) İlk olarak 2. Abdülhamit'e yazdığı şiiri sunmak isterim: YILDIZ'DAKİ BAYKUŞ "Çoktan beridir vardı benim bir derdim: Gideyim, zalimi ikaz edeyim, isterdim. O, bizim câmi uzaktır, gelemez, mani' ne? Giderim ben, diyerek, vardım onun cami'ine. Kafes ardında hanımlar gibi saklıydı Hamid, Koca Şevketli! Hakikat bunu etmezdim ümid." Belki kırk elli bin askerle sanılmış Yıldız; O silahşörler, o al fesli herifler sayısız. Neye mâl olmada seyret, herifin bir namazı: Sâde altmış bin adam kaldı namazsız en azı! Gördüğüm maskaralık gitti de artık zoruma, Dedim ki: "Bunca zamandır nedir bu gizlenmek? Biraz da meydana çıksan da hasbihål etsek. Adam mı, cin mi nesin? Yok ne bir gören; ne eden; Ya çünkü saklanıyorsun bucak bucak bizden. Değil mi saklanıyorsu, demek ki: Korkudasın; Ya çünkü korkan adamlar, gerek ki saklansın. Değil mi korkudasın var kabâhatin mutlak!" NOT: Birçok tarihçi şunda hemfikirdir Mehmet Akif Ersoy, hayatının sonuna kadar pişman olduğunu dile getiren bir beyanı olmamış, hatta 1926'da Safahat adlı bir kitabının yeni baskısında bu şiire yer vermiştir. Bir diğeri... İstibdâd şiirinden: Hamiyyet gamz eden bir pâk alın her kimde gördünse, "Bu bir câni!" dedin sürdün, ya mahkum eylendin hapse. Müvekkel eyleyip câsûsu her vicdana, her hisse,
VaizSinan Meydan · İnkılap Yayınevi · 2015209 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 16:12
Herkese merhaba arkadaşlar. Bugün sizlere Abdurrahman Tunçel'in kaleminden Eşref-i Mahlûkat İnsan adlı kitabın yorumuyla geldim. Kitabı okumaya başlamadan önce arka kapakta çok hoşuma giden cümleyi sizlere paylaşmak istiyorum: "Çağımızın insanı, elinde tuttuğu maddi kudretin zirvesindeyken, ruhunun vadilerinde en büyük yoksulluğu tecrübe etmektedir." Bu cümleden sonra dedim ki beni harika bir eser bekliyor. Tamamen beklentimi karşılayan bir eser oldu. Kitap 5 fasıldan oluşuyor. Yaşadığımız dönem karmaşık ve bir o kadar da zor. Teknoloji, insanlar, ekonomi aklınıza gelecek her şey aslında çağın zorluğunu gösterirken; bizlerin nasıl etkilendiğini de hemen hemen hepimiz fark ediyoruz. Bu kitap da o karanlık karmaşaya bir ışık olmak adına bizlerle. Bununla baş etmek için yazarımız kitabında maneviyatı ele alarak, vücudumuz gibi ruhumuza da önem vermemiz gerektiğini savunuyor. Dini boyutta birçok satırları, ünlü sözlerle harmanlayarak sunuyor. En sevdiğim konulardan biri de felsefe ve din ilişkisi üzerinde hasbihal etmek. Kitapta en sevdiğim filozofları görünce ayrı bir heyecanlandım. Yazarımız çağın nasıl bir evrede olduğunu, neler yapabileceğimizi anlattığı ve bizlere yol gösterdiği bu eseri tam bir sohbet havası eşliğinde okurken; son sayfalarda olan şiirler ise tam bir tamamlayıcı nitelikteydi. Her sayfa sanki sohbet eder gibi karşıladı beni. Hayat bizlere emanet ve bu emaneti anlamlı, bizlere iyi gelecek şeylerle dolduralım. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Kendinize iyi bakın...
Eşref-i Mahlukat İnsanAbdurrahman Tuncel · Harika Yayınları · 20267 okunma
9/10
·200 syf.··
2026 12. kitabı
·
82 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 11:07
Bence bütün herkesin okuması gereken bir kitap çünkü bu kitabı okuduğunuzda o zorlu zamanlarda yapılan, alınan kararlar, askerlerin ve komutanlarının ufak da olsa psikolojisini anlayabiliyorsunuz ve şu an günümüze uyarlamaya çalıştığınız da imkansız gibi geliyor. O savaş zamanında ekmeğin bile gelmediği ve erlerin psikolojisini nasıl yüksek tutmaya çalıştıklarını banlatan bir kitap günümüzdekilere bence ışık olmalı. Her şey için üşenen bizlere onların yapmış olduğu fedakarlıklar görülmeli ve duyulmalı bence.
Zabit ve Kumandan ile HasbihalMustafa Kemal Atatürk · İş Bankası Kültür Yayınları · 20062,167 okunma
Puan vermedi
//KİTAP TAVSİYEM "KUZGUN YEMİNİ" //ALINTILAR #Karanlık her zaman korkutucu değildir, bazen de öğreticidir... #En büyük korku bilinmeyen değil, insanın henüz tam keşfedemediği kendi zihnidir;çünkü adalet de zulüm de önce orada başlar... #Bazı karanlıklar anlatılmadıkça büyür... #Bazı hikayeler yazılmak değil, susmamak için doğar... #Bilinmezlik kapının ardında kara bir kuyu gibi bekliyordu... #Zaman yalnızca akmıyor, insanın üstüne çörekleniyordu... #Düşünceler bazen insana bir tabanca gibi doğrulabilirdi... #Gölge karanlığı değil aydınlığı getirecek... #Bazen dönmek iyidir, nereye olursa olsun... #Doğrular acıtır... Dönüşen birinin ardından koşan herkes, bir noktada aynı karanlığa girer.. #Bazı sorular soruldukları anda anlamını yitirirdi.. #Hiçbirşey söylememek en doğru cümleydi... #Bazı mesajlar anlaşılmak için değil, uyanmak için yazılırdı... #Bir insanın içinde bu kadar karanlık olabileceğini... Sevginin bazen insanı kurtarmadığını... Geç farketmişti... #Bazı sorular insanı hayatta tutmaz;sadece daha çok acıtırdı... #Yüreğinin ortasından kırılmıştı, nasıl onarılacağını bilmiyordu... #İnsan her zaman gerçeğin iyileştirdiğine inanır... #Bir insanın sevdiği birini kaybetmesinden daha önemli ne olabilirdi? Yanılmış olmak... #Bazı anlar vardır, yaşanmasa hayat devam eder, yaşandığında ise insanın içinden bir şey kopar... #Hiçbir şey aydınlığa erişmemişti, aksine herşey karanlığa gömüldü... #Bazen doğru olan şey, insanın en büyük yanlışıydı... #Bazı pişmanlıklar ses istemezdi., sessizce insanın içine çöker orada kalırdı... #Gölgeler ölümsüzdür... #Tehlike geçmişte kalmazdı, şekil değiştirirdi... //KİTAP HAKKINDA
Kuzgun YeminiKamuran Elagöz · Edebiyatist Yayınevi · 202623 okunma
Puan vermedi
İki aydır kendisiyle hasbıhal ediyoruz. Az önce bitti. Hani o kadar iyi ki neredeyse diyeceğim ki Lacan’ı anladım. Ama bu aklımdan geçer geçmez içime yerleşen o sesi duyuyorum: Kesin yanlış anlamışsındır. Eh ne de olsa her anlama bir yanlış anlamadır. Zaten de anladım dediğin anda anlam artık değişmiştir. Sen de aynı sen değilsin, anlamadan önceki seni terk etmiş oldun, falan filan. Sartre’ı anlamış olayım bari desem o da der ki… neyse tamam tamam sustum. Ama konuya ilgisi olanlara altını çize çize öneririm. Üç düşünüre kendimi hiç bu kadar yaklaşmış hissetmemiştim. Daha önemlisi onların ve Mutluhan İzmir’in düşünce kıvrımlarında gezerken, zihnimin kıpır kıpır olmasından büyük haz aldım. Tam bir yakma, yıkma, yeniden kurma şöleniydi. İnsan nasıl özne olur, özneleşme süreci ne şekilde işler… bu meselelerin meraklıları buyursun. (Kitap piyasada olmayabilir olsun, sahaflar ne güne duruyor?)
Öznenin Diyalektiği (Hegel, Sartre ve Lacan)Mutluhan İzmir · İmge Kitabevi Yayınları · 201319 okunma