" Hangi cehennemde, bir insan sabah 06:30' da çalar saat ile uyanıp, kendini yataktan atıp, giyinip zorla bir şeyler yiyip, sıçıp, dişlerini fırçalayıp, saçını tarayıp ve bir sürü para kazandığı bir yere gidip bunlardan keyif alır?
Ve hangi cehennemde insandan böyle bir şansı olduğu için şükretmesi beklenir?"
"İnsan sağlıklı, kendine güvenen, gururlu, neşeli ve mutlu insanları sevmemelidir; onların sevgiye ihtiyacı yok! Kibirli ve kayıtsız insanlar sevgiyi doğal olarak sırf kendilerine gösterilen bir hürmet olarak görürler. Başkalarından gördükleri fedakarlık, onlar için, sadece bir süs, saça takılan bir toka, koldaki bir bileziktir; fedakarlığın onların hayatında hiçbir anlamı ve saadeti yoktur. Hayatın acımasız davrandığı, sefil, önemsiz, belirsiz, sevimsiz ve aşağılanmış insanlara sevgiyle yardım edilebilir ancak. Hayatını bu insanlara adayan birisi, hayatın onlardan çaldığı şeyi onlara geri vererek bu insanların gönlünü alır. Tek başlarına olunca onlar da herkesin yapması gerektiği gibi minnetle, tevazu ile sevmeyi ve sevilmeyi bilirler."
Mutlu ya da kötü bir son yok; hatta hiçbir son yok. Olaylar birbiri ardına sadece olageliyor. Modern dünya bir amaca inanmıyor, sadece nedenleri umursuyor. Modernitenin bir sloganı varsa o da şu olmalı: "Olur böyle şeyler."