Puan vermedi
aslında yaprak sıkılmıştı ağaçtan.....bahaneydi sonbahar. "iyi insanlar iyi atlara binip gitti." her gecenin sonunda sabah her umudun başında allah var.. ölüm güzel şey: budur perde ardından haber... hiç güzel olmasaydı ölür müydü peygamber?... söylenmedik cümlenin hasreti dudağımda... ne kervan kaldı, ne at, hepsi silinip gitti, "iyi insanlar iyi atlara binip gitti." insanoğlu kendi varından yoksun her ağızda fanilik dırıltısı; sonunda tek bir şarkı tabutun gıcırtısı. ne hasta bekler sabahı, ne taze ölüyü mezar. ne de şeytan, bir günahı, seni beklediğim kadar. geçti istemem gelmeni, yokluğunda buldum seni; bırak vehmimde gölgeni gelme, artık neye yarar? affet...! göz kaptırdığım renkten, kulak verdiğim sesten, affet senden habersiz aldığım her nefesten... lafımın dostusunuz, çilemin yabancısı, yok mudur, sizin köyde, çeken fikir sancısı? hasretim, her tümseğin, her çatının ardında;kelimenin üstünde, cümlelerin altında... gönlüm uçmak dilerken semavi ülkelere, ayağım takılıyor yerdeki gölgelere.. rahmetyaradan, rahmetini kahrından üstün saydı;ne olurdu halimiz, gözyaşı olmasaydı?
ÇileNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 202325,2bin okunma
Puan vermedi·528 syf.··
2026 31. kitabı
AŞKA DÜŞÜŞ I #kitapyorumu + "Kız Kulesi ne kadar aptal, değil mi? Ona tepeden bakan kibirli Galata'ya âşık." - "Asla aptal değil. Sadece gözünün önündeki asıl sahip olduğu şeyi göremiyor, o kadar." ​Hikayemiz geçmişte yaşanan aynı trajik kaza yüzünden hayatları darmadağın olan iki yaralı adam Murat ve İlker ile lise yıllarından beri süregelen platonik aşkının peşinden giden Melek'in dramatik, sırlar ve kıskançlıklarla örülü aşk üçgenini anlatıyor. Yazarın kaleminin en güçlü yanı kesinlikle hikayeyi birden fazla karakterin gözünden aktarabilmesi. Karakterlerin iç seslerini öyle derin işliyor ki, okurlarına sadece olayları okutmayıp birçok duyguyu derinden hissettiriyor. Benzetme detayları da oldukça hoştu. İlker’in fırtınalı ruhunu yansıtan Tempesta (İtalyanca fırtına) kulübü, Melek’in kendi dünyasında sığındığı o 'civciv' lakaplı küçük arabası, Galata ve Kız Kulesi benzetmeleri... Melek’in yıllardır sakladığı o kırmızı kapaklı defter açıldı ve dökülen itiraflar sadece Murat’ın değil, okurken bizim de ciğerimizi söktü geçti. Lise koridorlarından başlayan tek taraflı bir aşktan söz ediyoruz. Sırf onunla aynı şehirde olabilmek için üniversitesini değiştirip İstanbul’a gelecek kadar büyük. Başlarda Melek'e şans veriyor Murat ama sonrasında defteri okumasıyla Melek’e umutlanma deyip hayatından itiyor, Melek’in masumiyetini kirletmekten korktuğu için uzak durduğunu belirtiyor kızı da yakıp yıkıyor, diğer yandan da kızı İlker’le görünce kıskançlığı tutuyor. Murat'ın bu dengesiz ve bencil tavırları beni okurken deli etti. Melek'in bir yerden sonraki gururu ve Murat'a karşı ki dik duruşunu sevdim. Murat’ın kıskançlık krizine girip ona hesap sormaya çalıştığı an, mesafeyi kapatıp omuzunu pışpışlayarak adam olmadığın dışında tabii deyişi kurgunun en asil anıydı. Başkasına
1000Kitap
Aşka Düşüş 1 - GalataMehtap Fırat · Ephesus Yayınları · 202640 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Canlar canını buldum, bu canım yağma olsun."
10/10
·224 syf.··
2026 13. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 23:17
Kitap biterken ağzımda bir bal tadı kaldı. Medine hasretim arttı.Ne hoş kitapsın sen. Ne hoş bir insansın Ayşe Hümeyra Hacıanneciğim. Evet , insan hiç evlenmese, çocuğu olmasa bile bir sürü evladı olabiliyormuş. Yaşarken tanışmayı, hacıanne demeyi o kadar çok isterdim ki... Ben büyüklere çok hizmet ettim Allah bana yaşlılığımda hizmet edecek bir sürü insan gönderdi diyor kendisi. Yaşlılara hürmetli oluşu, çocuklara kıymet vermesi , hastalarına büyük ihtimam göstermesi, Peygamberimize olan aşkı... Her yönüyle örnek alınacak dindar bir doktor hanım... Dünyada tek bavuluyla Türkiye -Medine arasında gidip geliyor. Adeta dünya bir misafirhane biz de yolcuyuz der gibi... Dünyada bir evi olmuyor fakat Allah ona misafir olacağı bir sürü ev bahşediyor. "Allah'tan isterken namütenahi isteyin fakat verdiğine razı olun." diyor...Ne diyeyim belki bir gün bizim de payımıza Medine düşer. Ayşe Hümeyra hacıanne Cennetül Bakiye defnedilmeyi çok istemiş. Rabbim de kabul eylemiş. Mekanı cennet olsun, Peygamberimize cennette de komşu olsun. Dr. Ayşe Hümeyra Ökten ile kıymetli anılarını bizimle paylaşan hanımefendilere çok teşekkür ederim. Yasemin Kuloğlu hanımefendiye bize bu anıları derleyerek böyle değerli bir eser hazırladığı için teşekkür ederim. Allah hepinizden razı olsun.
1000Kitap
Ballar Balını BuldumYasemin Kuloğlu · Çınaraltı Yayıncılık · 202544 okunma
Leylim Leylim
Puan vermedi·207 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
​Şair-i Maderzat. Diyarbekir Çocuğu. Fakirin, emekçinin sesi. Leyla'nın prangası Ahmed Arif! ​Nice güzel sıfatları adının önüne getiririm de yine her güzel sıfat; adının, sevdanın, şairliğinin yanında kifayetsiz kalır. Anlatabildim mi canım? ● ​Gitmek, gözlerinde gitmek sürgüne. ​Yatmak gözlerinde, yatmak zindanı... Gözlerin hani? ● ​Senin mecburun olmak beni hiç mi hiç küçültmüyor. Aksine yüceltiyorsun, insan ediyorsun, yaşatıyorsun... ● ​Kendine iyi bak. Bir daha hiçbir ana doğurmaz seni. Bir daha hiçbir cihan bulamaz seni. ● ​Seni tanımak, seni bir kerecik bile görmek; milyarlarca yıl yaşamaktan daha dolu, daha hazlı ve daha değerlidir. ● ​Benim için çok mühim olan; sana âşık olmak veya âşık olmadığımı bağırıp yırtınmak değildir. Aslolan seni kırmamak, üzmemek, kaybetmemektir. ● ​Ben senin mecburunum. ● ​Bir daha dünyaya gelsem aynı hayatı, daha bir ustaca ve korkusuz yaşarım. Ama bu sefer seni tanımakta gecikmem! ● ​Tattığım, yaşadığım başka duyular, inançlar da var ama seninki gibi yüzde yüz, yüzde milyar kere milyar katkısız ve candan değil. ​● İlk sen mağlup ettin beni. ● ​Benim her şiirimde varsın ve olacaksın. Ama dünyanın en dehşet şiiri bile "sen" olamaz. ● ​Sana mahkûm kalmak güzel. Gözlerinden öperim. N'olur yaz… ● ​Sen nasılsın canım? Elin, yüzün, havan bıraktığım gibi mi? Korkunç özlemişem seni. ● ​Korkunç azaptayım. Öylesine hülya, kutsal ve uzaksın ki... Allah kahretsin beni. ● ​Ne güzel şey; senden gayrısını takmamak, tanımamak. ● ​Seni tanımak ne yalçın bir kadermiş! ● ​Bilmiş, bilmişler sana nasıl yandığımı. ● ​Seni cehennemî bir hasretle öperim. ● ​Seni sevmek; ölümlere, zulümlere panzehirdir. ● ​Nemsin be? Sevgili, dost, yar, arkadaş… Hepsi. ● ​Sensiz tadı yok bu evrenimin. ● ​Hasretim yazına, hasretim yüzüne. ● ​Gözlerinden, gözlerinden öperim.
Leylim LeylimAhmed Arif · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201318,7bin okunma
Puan vermedi·344 syf.·
2026 3. kitabı
Ne zamandır şöyle uzun uzadıya bir şiir kitabı okuyup üstüne düşünmemiştim, bu sessizliği Rahatı Kaçan Ağaç ile bozduğum için mutluyum zira çok farklı bir üslup okuyup hazmettim. Zaman zaman Ziya Osman Saba kokusu aldım şiirlerden Melih Cevdet Anday (özellikle ilk dönemleri) ile Ziya Osman Saba arasında, ilk bakışta farklı edebi anlayışları (Garip, Yedi Meşaleciler vesaire) temsil etseler de, tematik bir yakınlık var gibi... Tam anlamlandıramadığım, hissiyat benzerliğine yakın bir şey bu. Dil her ikisinde de oldukça pürüzsüz ve aşırı sade.... Sadece Anday'ın mitolojiye temas ettiği şiirlerde kelime seçime değişmiş. Ziya Osman Saba şiirlerinde olduğu gibi çocukluk özlemi, nostaljik ruh (geçmişe duyulan özlem), bağırmayan hafif bir hüzün (melankoli) var fakat farklı olarak Saba'da olağanüstü bir idareyi kabulleniş, mistizme dayalı bir teslimiyet ve duyguyu bu kabullenişle bastırmak söz konusuyken Anday'da bu akılcı bir sorgulama eşliğinde yapılıyor bu. Ağaca kitap verip huzurunu kaçırtmak bu minvalde bir metafor... Açıkçası Saba bana daha çok hitap ediyor ama itiraf ederim Telgrafhane şiirinde kendimi gördüm. 1952'de yazmış ve demiş ki Uyumayacaksın Memleketinin hali Seni seslerle uyandıracak Oturup yazacaksın Çünkü sen artık o sen değilsin Sen şimdi ıssız bir telgrafhane gibisin Durmadan sesler alacak Sesler vereceksin Uyuyamayacaksın Düzelmeden memleketin hali Düzelmeden dünyanın hali Gözüne uyku giremez ki... Uyumayacaksın Bir sis çanı gibi gecenin içinde Ta gün ışıyıncaya kadar Vakur metin sade Çalacaksın. Memleketin hali düzelmeden uyumamak, bir vicdanın tepkisi, bir vicdan muhasebesidir. Uyuyamadığım günler geliyor aklıma, çocukluğumdan beri... En erken anılarım Bosna'dan, Almanya'dan gelirken Bosna'yı geçmek zorunda kalan teyzemlere bir şey olmasın diye dua
Rahatı Kaçan AğaçMelih Cevdet Anday · Adam Yayıncılık · 2000299 okunma
Puan vermedi·140 syf.··
2020 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2020 00:00
Kitabın adı:Hasretim Sansürlüdür Yazarın adı:İlyas Salman Okuyanın adı:Nezaket Topal Sayfa sayısı:141 Neden yazıyorsun ? Neden şiir yazıyorsun? Bu yazdıkların şiir mi? Bunları hiç sormadım kendime,yazdım sadece. Ya da yanıtları dağarcığımda hazır değildi. Sormaya güç bulamadım. Yaşayan,bakan, gören,okuyan yazar. Siz neden yazmıyorsunuz? Kitabımız oyuncu yazar İlyas Salman'ın yaşadıkları,gördüklerinden etkilenerek yazdığı şiirlerden oluşuyor yalnız çevresini yazmamış özeleştiride yapmış emeğine sağlık hemşehrim....
Hasretim Sansürlüdürİlyas Salman · İleri Yayınları · 2016122 okunma