Kişi bütün kalbiyle ancak çocuğunu ve eserini sever. Nerede kendine büyük bir sevgi duyarsa kişi, orada gebelik(yaratıcılık) işaretleri vardır; böyle olduğunu görmüştüm.
Daima bulutlara, gökyüzüne çekiliriz. Bulutlar ülkesine: Yumurcaklarımızı bulutların üzerine yerleştirip tanrılar, Üstinsanlar adını veririz: Onlar hafiftir, tam da bu oturaklara göredir onlar! O tanrılar, Üstinsanlar!
Kaç yalnızlığına dostum: Her yerini zehirli sinekler sarmış. Havanın sert, sağlam olduğu bir yer bul kendine!
Yalnızlığına kaç! Sen küçük ve zavallı kişilerle çok iç içe yaşadın. Onların görünmez intikamlarından kaç! Onlar için bir intikamdan başka bir şey değilsin.
Kovmak üzere elini kaldırma artık! Sayıları bilinmez. Senin kaderin, sinek kovalamak değil.
Kardeşim talihliysen, bir tek yüce erdemin olur, daha fazlası değil: Bu yolla kolayca geçersin köprüyü.
Pek çok erdemin sahibi olmak bir ayrıcalıktır. Fakat zorlu bir kaderdir; nice insan, erdemlerin savaşı, savaş meydanı olmaktan usandıkları için çöle vurmuş, kendilerini öldürmüşlerdir.