2/10
·532 syf.··
2026 48. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 20:20
Spoiler icebilir. Bu benim ilk incelemem. Bu yuzden lutfen hatalarim varsa gormezden gelin. Bu kitabi okyanuslara merakim oldugu icin buyuk bir merakla okumaya basladim. Baslarda profesor, yardimcisi ve bir mizrakciyi iceren bir gemi denizler altinda kocaman yapiya sahip bir hayvani kovaladigini dusunuyor. Bu kisim beni cok heyecanlandirdi. Kitapta yeni bir canlidan bahsediliyor diye dusunmustum. Ancak kocaman yapinin bir denizalti oldugu farkediliyor ve uc karakterimiz burda esir konumuna dusuyor. Devaminda cok fazla rakam ve bilgi vardi. Bu yuzden olayin akisini cok takip edemedim. Bilimkurgu tarzinda oldukca macerali bir kitap ancak ben cok fazla bilimkurgu okumadigimdandir belki, kitabi cok zor bitirdim. Kitapta kocaman bir hayvanin olmasini ve bu hayvanla olan catismayi okumak isterdim. Hayalim kitaptakinden farkli oldugu icin zor bitirdim yani. O yuzden dusuk puan verdim ancak bilimkurgu sevenler bu kitaba bayilacaktir. Tesekkur ederim.
Denizler Altında Yirmi Bin FersahJules Verne · İş Bankası Kültür Yayınları · 202116,3bin okunma
SPOİLER İÇERİYOR
Puan vermedi
Henüz kitabın çeyreğini okudum fakat burda ana karakter öldürdüğü kişilerin gerçekten ölmeyi hak ettiğini düşünüyor, bu da esasında tanrı kompleksi yaşayan narsist kişiliğini ortaya koyuyor fakat aynı zamanda duygusal ve merhamet duygusu da taşıyor bu karakter çünkü annesini öldürdükten sonra evlat edindiği inhiye karşı oldukça şefkatli davranıyor.Alzheimer teşhisi aldıktan sonra bile onu düşünüp kollamaya çalışıyor bu da bence karakterin ikili kişiliğini ve her insanın içinde yaşayan merhamet duygusunu temsil ediyor siyah ve beyazın değil grinin varlığını gösteriyor. Ben kitabı şimdilik böyle yorumladım belki hatalarım veya eksiklerim vardır kitap sonunda tekrar inceleme yazacağım. Kitabı bitirdim ve evet yazarımızın kurduğu tuzağa düştüm. Okudukça ana karakterin akıl sağlığını kaybettiğini paranoyaklaştığını düşünüyordum İnhi'nin güvende olmadığını evleneceği kişinin inhiyi öldüreceğini düşünüyordu bende kitabın sonunda karakterin ya öleceğini ya da bakım evine kapatılacağını düşünüyordum fakat hiç öyle olmadı karakterimiz başından beri yaşlı bunak ve kafası sürekli gidip gelen bir insanmış kızı sandığı inhi de onun hasta bakıcısıymış ve nişanlısı tarafından öldürüldüğü sandığı İnhiyi kendisi öldürmüş... Bu yaşadığı sanrılar bunak bir ihtiyarın pişmanlık ve merhamet haykırışları olduğunu düşünüyorum kendisi öldürdüğü inhiye karşı kendi kafasında oluşturduğu dünyada ona şefkatli davranarak yaptığı şeylerden pişman olduğunu ve kendi kafasında psikolojik olarak telafi etmeye çalıştığını gösteriyor bence. Keyifli bir kitaptı.
Alıntı
Bir Katilin GüncesiKim Young-Ha · Timaş Yayınları · 20246,3bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Öncelikle ilk defa bir kitap hakkında inceleme yazıyorum hatalarım olabilir, öğrenciyim Kitaba çok büyük bir önyargı ile başlamıştım, yazarın başta Zehra'nın "acımasızlığına" sonra da babasının bu yaptıklarına nasıl bir sebep bulacağını merakla bekledim. Zehra'nın acımasızlığı kulağa pek hoş gelmese de memuriyetindeki başarısının en büyük sebebi belki de buydu. Belki de hayatta kalmak için gerekli buluyordu bilemiyorum. Zehra'nın babası hakkında bildiği şeyleri okuduğumda ben de pek tabii nefret ve kin besledim, asla bu olanlara bir açıklama düşünemedim. 'Adam basbaya kötü biri' dedim sürekli kendi kendime ama yazar o kadar güzel yazmış ki romanı,sanki kendi günlüğümü okur gibi empati kurdum. Genç bir gül fidanın soluşunu izler gibi okudum Mürşit Efendi'nin hikayesini. Gül fidanı diyorum çünkü öksüz-yetim olarak büyüyüp son derece çalışkan ve etik ilkelerine bağlı birinin çöküşünü okudum. Çöküşü mutlak olabilir aslında çünkü sadece çocukluk ve evlilik hayatı değil meslek hayatı da zorluklarla dolu geçmiş biriydi Mürşit Efendi, belki de onun yazgısı böyleydi zordu. Kimi zaman meslektaşlarının ahlaksızlığı kimi zaman kanun- vicdan çatışması. Kanun ile vicdanın çatıştığı yerleri okurken Sabahattin Ali'nin hikayelerinden birini okuyor gibi oldum, ortada bir hüzün vardı ama çaresi yoktu... Her gün evinin önünden küçük çocuk cesedi geçiyor ve sürekli kendini suçlu bulup bir çözüm arıyordu ama tek çözüm yolu da sorunu çözemeden işini kaybetmek gibi sonuçlar getiriyordu. Kitabı okurken sürekli bir çıkış yolu aradım kafamda,aslında bu durumdan şu şekilde kurtulunabilir şu şekilde her şey farklı olabilirdi diye ama bir şeyin olacağı varsa her türlü oluyor farklı seçenekler belki anlık rahatlama yaşatabilir ama final her türlü belli gibi. Ne çok isterdim Mürşit Efendi'nin,
İnsan ve Duygular
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,7bin okunma
ÇAĞDAŞ İSLÂM HAREKETİN TASAVVUFU
10/10
·510 syf.··
Beğendi
·
2026 111. kitabı
·
55 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 08:51
Bismillahirrahmanirrahim. Hamd alemleri terbiye eden Allah'a mahsustur. Salât ve selâm Efendimize ve ashabına olsun. Ruh Terbiyesi çağımızda en çok muhtaç olduğumuz bir gerçektir. Bu gerçeğin özünde İbadetlerde mezhepler öncü olduğu gibi Ruhun Terbiyesi nefsin tezkiyesi ancak tasavvuf ve tarikat ile mümkündür. Eserin sahibi Üstad Şeyh Said Havva sormaya çekindiğiniz, cevaplarını bulmakta zorlandığınız tüm sorulara hakiki ve iki ana kaynak naslardan cevap vermektedir. Eserin üzerimdeki etkisini söylemden edemeyeceğim. Eser benim açımdan bir gerçeği bulmama yardımcı oldu. Eksik olan parçalarımı kitapta buldum. Ruhun arayışı yolun istikameti ve selamati için bana yoldaş oldu. Eser Kişilerin Üzerinde Eser Bırakıyor. Ve üstad Said Havva'nın hatime bitirmek istiyorum; Biliyorum ki bu kitap birçok münakaşalara konu olacaktır. Bunu bilerek kitabı baskıya gönderiyorum. Ama bundan başka bir seçeneğim yoktu. Çünkü İslamcı hareketin vasıflarından biri, tasavvufî bir hakikat olmasıdır. O halde bu tasavvufi hakikatin mahiyetini anlatmak gerekiyordu. İslâmcı hareketin bu yönünün anlatılmadan bırakılması uygun düşmezdi. Bununla birlikte anlattıklarımın hepsinin, bu hareketin görüşleri olduğunu iddia etmiyorum. Ama hak olarak inandığımı, sonra da bu hareketin görüşü olması gerektiğini sandığım şekilde meseleleri izah etmeye gayret ettim. Çalışmamda İbnu Atâ'nın «Hikem»i ile «el-Meba-hisu'l-Asliyye» isimli kitapları kaynak olarak aldım. Çünkü Hasan el-Bennâ, bu iki kaynaktaki görüşlerin bazısını eleştirmekle birlikte onları temel olarak alıyordu. Daha başka konuları da işlemeyi ve temel eğilimlerde bu ümmetin büyüklerinden nakiller yaparak her hususta vardığım neticeleri teyid etmeyi çok isterdim. Ayrıca seyr ilallah meselesinde İbn-i Teymiyye ile İbnu'l-Kayyim'den bol bol
Ruh TerbiyemizSaid Havva · Kayıhan Yayınları · 199583 okunma
8/10
·158 syf.··
2026 7. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 16:30
Oldukça uzun bir inceleme olacak: İnceleme ve özet seklinde. SPOİLER İÇERİR DİKKAT!! Yaşar Kemal’in Teneke romanı, her ne kadar yerel ağızlar ve yoğun yöresel ifadeler nedeniyle yer yer okuma akışını zorlaştırsa da, okuyucuya sunduğu o samimi anlatımıyla tam bir Toplumcu Gerçekçi klasik. Ben Yaşar Kemal'le, Orhan Kemal'le, Fakir Baykurt'la çok geç tanıştım. Biraz tersten başladım edebiyata ilkokul ve lisede Rus edebiyatını çok severdim. Romanın yapısal olarak iki farklı yazım tarzından (bir kısmı tiyatro, bir kısmı düz metin) oluşması ve olay örgüsünde ufak nüans farklarının bulunması edebi açıdan ilginç bir deneyim. Ancak bir okur olarak ben ikinci kısımdaki o tiyatro kısmının tamamen düz yazıya çevrilmesini ve kitabının orada yer alan olay örgüsü üzerine kurgulanmasını isterdim. Kitabı okurken asıl yoğunlaştığım ve beni derin düşüncelere sevk eden kısım, genç Kaymakam Fikret’in iç dünyası ve bürokratik yalnızlığı oldu. Yazarın, onun içsel sorgulamalarına daha fazla yer vermesini çok isterdim. Çünkü devlet mekanizmasında, hele ki böylesine sorumluluk gerektiren makamlarda işe yeni başlayan biri için hayat asla kitaplarda yazıldığı gibi ilerlemiyor. Fakültede, kanunlarda öğrendiğiniz teorik bilgiler sizi pratik yaşamın kurtlar sofrasına hazırlamaya yetmiyor. Önünüze "Ne olacak ki, altı üstü bir imza" diye getirilen kağıtların arkasındaki trajedileri görebilmek için acı tecrübeler gerekiyor. Tam da bu noktada, romandaki Katip Resul karakteri gibi, bürokrasiyi ve hayatı iyi bilen akıl hocalarına denk gelmenin memuriyette ne kadar büyük bir şans olduğunu kendi hayatımdan da biliyorum. Memur olan arkadaşlar beni anlayacaktır. Ancak mesleğe çok erken yaşta başlamış ve çekirdekten yetişmiş bir devlet memuru olarak, Kaymakam Fikret’in yöntemine dair bir şerh düşmeden
TenekeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 201712,4bin okunma
10/10
·334 syf.··
2026 7. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 16:48
Öncelikle baştan söylemem gerekirse bu ikinci inceleme yazışım Türkçe dersim berbattı yazım yanlışlarım ve noktalama hatalarım olacaktır. Bu kitabı evimdeki Kur'anların arasında buldum. Yazarın samimiyeti, eski Trabzon'u anlatışı o anları yaşamış gibi okudum, çok keyifliydi. Anıları olan kitapları seviyorum bazı insanlar gibi popüler kitapları okumak yerine, kendime yakın hissettiğim, yıllarca kenarda birilerinin onları okuması için bekleyen kitapları daha çok önem veriyorum. Bu kitapta öyle bir kitaptı. Ben doğduğumdan beri Trabzon'da yaşıyorum hiç kendimi bu şehire ait hissetmedim yazar Serpil Hanım o duyguyu çok güzel geçirdi şimdiki bana. Bir gün mutlaka altını çizdiğim ilçeleri gezintiye çıkacağım hikâyeleri birde oralarda canlandıracağım. Trabzon'u ve Trabzon'un insanlarını merak eden insanlara canı gönülden bu kitabı öneriyorum. Sağlıkla kalın.
Ganita'dan Zigana'yaSerpil Karaosmanoğlu · Trabzon Yayınevi · 20021 okunma