Henüz kitabın çeyreğini okudum fakat burda ana karakter öldürdüğü kişilerin gerçekten ölmeyi hak ettiğini düşünüyor, bu da esasında tanrı kompleksi yaşayan narsist kişiliğini ortaya koyuyor fakat aynı zamanda duygusal ve merhamet duygusu da taşıyor bu karakter çünkü annesini öldürdükten sonra evlat edindiği inhiye karşı oldukça şefkatli davranıyor.Alzheimer teşhisi aldıktan sonra bile onu düşünüp kollamaya çalışıyor bu da bence karakterin ikili kişiliğini ve her insanın içinde yaşayan merhamet duygusunu temsil ediyor siyah ve beyazın değil grinin varlığını gösteriyor.
Ben kitabı şimdilik böyle yorumladım belki hatalarım veya eksiklerim vardır kitap sonunda tekrar inceleme yazacağım.
"Çocuklar hep aklımda zaten, bu yüzden onlanı kurtarmak için her şeyi yapmaya hazırım. Ama artık kendim de bilmiyorum onları nasıl kurtaracağımı. Babalarının yanından alp götürsem mi, yoksa ahlaksız babalarryla m bıraksam, evet, ahlaksız babalarıyla... Evet, söyleyin.... o şeyden sonra birlikte yaşayabilir miyiz? Bu mümkün mü? Söyleyin bu mümkün mü?" diye yineledikten sonra sesini yükselterek. "Kocam, çocuklarımın babası, çocuklannin mürebbiyesiyle aşk yaşadıktan sonra.."