Okuduğum En iyi Polisiyelerden Biri
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 17:27
En son söyleyeceğim şeyi şimdiden söylüyorum, kitabı çok beğendim ve çok hoşuma gitti. Benim Suat Derviş ile yani asıl adı Hatice Saadet ile tanışma kitabım oldu Ankara Canavarı. Bu tanışmanın çok daha erken bir zamanda olmasını isterdim. Polisiye seven bir okur olarak okuduğum en iyi polisiye kitaplardan biriydi. Günümüzde polisiye alanında yerli olarak pek çok yazarın ismi geçerken Suat Derviş'in yani Hatice Saadet'in adını diğer yazarlar kadar duymamış olmak üzücü bir durum. Kitabın başından sonuna kadar çok keyifli bir anlatım dili var ve bol bol da sürprizler var. Hele ki Ankaralıysanız daha da fazla keyif alabilirsiniz. Sonuç olarak çok sevdiğim bir polisiye kitabı oldu hatta bir polisiye kitapta ne okumak istiyorsam onu okuyabildiğim çok başarılı bir eser olmuş diye düşünüyorum. Hatice hanım ile tanışmaktan dolayı çok mutluyum ve kitaplarını da okumaya kesinlikle devam edeceğim.
Edebiyat
Ankara CanavarıSuat Derviş · İthaki Yayınları · 202367 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 23. kitabı
Büyümek korkulacak bir şey değil; kendini tanıyarak, değerini bilerek ve güvenle ilerleyeceğin bir yolculuk. Hatice Kübra Tongar diğer kitaplarında olduğu gibi burada da öğretici bir dil yerine daha çok şefkatli, koruyucu ve rehberlik eden bir anne dili kullanılıyor. Ergenliği korkutucu bir dönem olarak anlatmıyor. Birçok çocuk ergenliğe dair bilgileri ya çok teknik ya da utanılacak bir konu gibi öğreniyor. Kitap ise bedenin değişimini Allah'ın insana verdiği doğal bir gelişim süreci olarak ele alıyor. Manevi boyutu ihmal etmiyor. Sadece biyolojik değişimleri değil, genç kızın kendilik değeri, mahremiyet, duygu dünyası ve manevi gelişimi üzerine de konuşuyor. Bu yönüyle muhafazakâr ailelerin değerleriyle uyumlu. Anne-kız iletişimine katkı sağlayabilir. Özellikle bazı konuları konuşmakta zorlanan anneler için ortak bir sohbet kapısı açabiliyor. 10-13 yaşındaki bir kız çocuğuna, özellikle annesiyle arasında sıcak bir bağ kurulmasını desteklemek amacıyla verilecek güzel bir başlangıç kitabı. "Ergenlik hakkında ilk kitap" olarak oldukça uygun. Ancak tek kaynak olarak değil, anne sohbetleriyle birlikte okunursa çok daha faydalı olur.
Bir Genç Kızın Büyüme RehberiHatice Kübra Tongar · Aile Yayınları · 202454 okunma
Reklam
Savaş çığırtkanı
6/10
·262 syf.··
2026 46. kitabı
Selam canlar Bugün sizlere Hatice DIRMIKCI kaleminden fantastik bir kitap olan #savaşçığırtkanı ile geldim... Bu kitap benim yazarın kalemi ile tanışma kitabım oldu, yazarın dili akıcı ve betimlemeler kararında güzel bir okuma oldu. Serinin ilk kitabı olması nedeniyle birçok gizem ve karakter gelişimi ileriki kitaplara bırakılmış diye düşünüyorum. Hazır mısınız fantastik dünyaya yolculuğa çıkıyoruz... Bu evrende güç mücadeleleri, kader, sadakat, ihanet temaları ve Kiana'nın yaşadığı içsel mücadeleler, çevresindeki güç savaşları, okurun karakter ile bağ kurmasını oldukça kolaylaştırıyor. Türk fantastik kurgularına ilgi duyan, mitolojik öğelerle zenginleştirilmiş serileri seven okurlar için dikkat çekici ve tam bir başlangıç kitabı. Bu türü severler şans vermeli... Kiana başarılı güçlü bir cadı karakter lakin Kiana'yı sadece "sert" ya da "güçlü bir kadın karakter" olarak değerlendirmek bence eksik kalır. Çünkü onun insanlara güvenememesinin altında yaşadığı kayıplar, ihanetler ve sürekli hayatta kalma mücadelesi var. Bu yüzden çoğu zaman çevresine mesafeli davranması ya da savunma mekanizması geliştirmesini yadırgamamak lazım kesinlikle. Kiana kraliçesinin gözdesi, ona geçmişten büyük saygı duyuyordur. Kraliçesi Kiana'yı Mickal'in ordusuna katılmak için görevlendirir. Kiana bu savaşın içinde olmak istemesede kardeşini kurtarmak için buna mecbur bırakılır. Erkek kardeşi Kieran kraliçeye karşı bir suç işlemiş ve Mickal'e esir verilmiştir. Kardeşini kurtarmak için insan ordusuna katılan Kiana bu savaş esnasında Agron ile tanışır. Agron ise insan ordusuna sızmış, geçmişte cadıların en büyük düşmanı olan bir kam'dır. Kiana bu gerçeği bilmeden Agron ile aralarında bir yakınlaşma olur. İşte olaylarda tam bundan sonra başlar. Kam'lar ve cadılar arasındaki düşmanlık, intikam
1000Kitap
Savaş ÇığırtkanıHatice Dırmıkcı · Memphis Yayınları · 202516 okunma
Puan vermedi
Fantastik kurgu denince aklımıza genel olarak yabancı kitaplar geliyor. Ben bu türde Türk yazarlarımıza şans vermeyi çok seviyorum. İlk defa yazardan kitap okumama rağmen Hatice hanımın kalemi beni açıkçası memnun etti. Cadı temasını kendi çerçevesinde güzel ele almış, yarattığı fantastik evreni severek okudum. Özellikle cadılarla düşman olan kamlar beni çok şaşırttı. Cadı Kiana ana karakterimiz. Güçlü bir cadı, dikkat etmekte fayda var Kraliçe uğruna savaşan gözü kara bi kadın. Güçlü kadın karakterler okumayı biliyorsunuz ki çok seviyorum. Kraliçesinin emriyle Doran Krallığı’nın safında yer alıyor bu güçlü cadımız. Kızcağızın kardeşi Kral Mickal’ın esaretinde ve bizim cadının amacı da kardeşini kurtarmak. Tabi beklediği gibi olmuyor Aghon ah ah senin hakkındaki gerçeği öğrenmeden önce ne güzel gidiyordu hayat Neden dediğinizi duyar gibiyim. Aghon, kendisi bir Kam. Evet, Kiana’nın düşman türünden. Bu ikisinin çekimi güzeldi bence. #savaşçığırtkanı #memphisyayınları #hatiçedırmıkçı #reklamyok #kitapönerisi -Reklam yoktur, kitap önerisidir.
Savaş ÇığırtkanıHatice Dırmıkcı · Memphis Yayınları · 202516 okunma
9/10
·224 syf.··
2026 35. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 17:45
YAZGI, üç kuşağın iç içe geçen hikâyesi. Hatice’nin suskun direnişi, Reyhan’ın yarım kalan gençliği ve Melis’in parlayan geleceği… Büyük bir çoğunluğumuz; kendi yaşadığımız sıkıntıları, acıları çocuklarımızın yaşamasını istemeyiz. Bazen de; çocuklar ailelerin yaşadıklarından ders alıp, ben böyle olmayacağım diyebiliyor. Başarabilenlere ne mutlu... Hayat adil değil. Kimisine her şey altın tepside sunulurken, kimisi tırnakları ile kazıyarak bir yerlere gelmeye çalışır. Bunu da herkes başaramaz. İmtihan dünyası... Yazgı; Nebiye Sevük kaleminden, Parlayan Kitap yayınlarından basımı yapılan, 222 sayfadan ibaret roman. İstanbul' un taşı toprağı altın diyerek, Zonguldak' ın Ağaçbükü köyünden İstanbul' a gelen bir ailenin hikayesi. Hatice her ne kadar istemese de; eşi Selim' in baskısı ile İstanbul' a gitmek üzere yola çıkarlar. İşler istediği gibi gitmedikçe, fiziksel ve sözlü şiddete maruz kalan Hatice' nin, en büyük dayanağı çocukları, Mehmet ile Reyhan olmuştur. Oğlu Mehmet, iş için İzmir'e gitmiş, kızı Reyhan ise ortaokuldan sonra okuyamamıştır. Hatice, temizlik için bir evde çalışırken, uğradığı iftiradan dolayı işten ayrılmak zorunda kalır. Selim; bulduğu hiçbir işte düzen tutmayan, kendisini a** e verip, eve hiç bir zaman ayık gelmeyen karakter. Reyhan; çok sevdiği arkadaşı Ayşe ile her şeyini paylaşırdı. Sevdiği Ali' den sadece Ayşe' nin haberi vardı. Ali ile gizli bakışmalarının kendisini ne kadar etkilediğinden bahseden Reyhan' ın, başka konu konuşmaması Ayşe' nin canını sıkmaya başlar ve Reyhan ile arasına mesafe koyar. Ta ki; gerçek sebebi ortaya çıkana kadar... Reyhan sevdiğine kavuşabilecek miydi? Annelerinin yaşadıkları, Mehmet ile Reyhan' ı ne kadar etkiledi? Ayşe, neden Reyhan' dan uzaklaştı? Ruhumun yorgunluğu çoktan çökmüş omuzlarıma. Acaba yıllarımı
YazgıNebiye Sevük · Parlayan Kitap · 202522 okunma
8/10
·433 syf.··
2026 58. kitabı
Kitap Yorumu : Karışık Harfler / Hatice Ildıroyuk Özet; Fehime için her şey oğlunun ilkokula başlamasıyla değişmeye başlar. Sualp yaşıtları gibi okumayı ve yazmayı öğrenemiyor, harfleri ve sayıları sürekli karıştırıyor, ne kadar çabalarsa çabalasın arkadaşlarıyla aynı seviyeye ulaşamıyordur. Çevresindeki arkadaşları tarafından sürekli tembel iması yapılmasına maruz kalır. Fakat öğretmeni dikkat eksikliğinden şüphelenip annesine iletsede annesi inanmak istemez ilerleyen sürede Fehime oğlunda farklı bir şeylerin olduğunu hissetmeye başlar ve uzman görüşü almaya giderler. Yanlış teşhisler, bitmek bilmeyen testler, okul değişiklikleri ve doktorlar arasında geçen uzun bir sürecin sonunda Sualp’in ağır şekilde disleksiyle yaşadığı ortaya çıkar. Ancak gerçeği öğrenmek her şeyi çözmez. Çünkü bundan sonra hem Sualp’i hem de ailesini; dışlanmaların, başarısızlık duygusunun, ön yargıların ve kabullenme sürecinin olduğu çok daha zorlu bir yol bekler. Bir yanda kendini herkesten farklı hisseden bir çocuk, diğer yanda çocuğu için mücadele etmekten vazgeçmeyen bir anne… Bu kitap yalnızca bir öğrenme güçlüğünü değil, anlaşılmaya çalışan bir çocuğun ve onunla birlikte mücadele eden bir ailenin hikâyesini anlatıyor kesinlikle. Yorum; Bazı kitaplar büyük olaylarla değil, anlattıkları hayatlarla dikkat çeker. Buda o kitaplardan biriydi. Disleksi hakkında bilgi verirken bunu kuru bir anlatımla değil, bir çocuğun ve ailesinin yaşadıkları, mücadelesi ve çabası üzerinden anlatılmış. Bu yüzden okurken sadece Sualp’in yaşadığı zorlukları değil, bir annenin çaresizliğini, umudunu ve vazgeçmeyişini de okuyorsunuz. Özellikle eğitim hayatında farklı öğrenen çocukların yaşadığı ön yargılar ve yanlış anlaşılmalar hatta dışlanmalar üzerine düşünmemi sağlayan bir kitaptı. Bence kitabın en
Karışık HarflerHatice Ildıroyuk · Patara Kitap · 20261 okunma
Reklam
Reklam