Hepimiz tohumumuzda yalnızız. Mesela sen, nasıl da yalnızdın. Ayaklarını sürüyerek ağır aheste yürüyüşün, kucağındaki kitabı iki büklüm okuyuşun, gözlerini diğer gözlerden kaçırarak usul usul gülüşün yalnızdı. Bizler gibi gırgır şamata örtbas etmeye çalışmazdın hiç tabiatındaki o hakiki ıssızlığı. Yalnızlıkların en dürüstü, en güzeliydi seninki.
İnsanlığın geleceğini ve senin o günleri göremeyeceğini düşünüyorsun. Müthiş hüzün veriyor bu sana. Bir yanda eşsiz güzellikte bir gelecek, bir yanda bütün o güzellikleri göremeyeceğin duygusu. Nasılsa öleceğim, diye düşünmeye başlıyorsun.