Gün Olur Asra Bedel - Cengiz Aytmatov
Bazı günler vardır, tek bir gün uzar uzar bitmez. O gün yüzyıl olur insana. Bir güne kaç hatıra, kaç deneyim, kaç hikaye sığdırabiliriz ki… Söz konusu uzun bir yolculuksa sayısız anı canlanıverir zihinde…
Boranlı Yedigey hayatında büyük bir yeri olan kadim dostu Kazangap’ın cenazesini Ana-Beyit mezarlığına götürürken, çıktığı uzun yolculukta, tek bir günde, zihninde anılar canlanır. Alabildiğine uzanan geniş Sarı Özek bozkırında, kimsenin durmak istemediği bu yerde, Kazangap’ın tren istasyonunda çalışmakla geçen 44 yılını düşünür. Kazangap ve Yedigey’den başkası bu uçsuz bucaksız bozkırda ömür geçirmek istemez.
Yedigey, dostunun evlatlarını düşünür binbir emek vererek büyüttüğü, huysuz zaptedilmez deve Karanar’ın küçük bir yavru iken kendisine hediye edildiği güne gider…
Zihninde öyle çok anı vardır ki, cenaze ile yapacağı uzun yolculuk bunları tek tek hatırlatır
İki dostun birbirine olan bağını, sevgisini, saygısını okuyucu derinden hisseder.
Boranlı Yedigey’in zihnine bir aile daha ziyaret eder. Kısa bir süre Boranlı’da kalan Abutalip ve ailesinin hikayesi. Sonu hüzünlü biten bir hikaye…
Yol uzundur, düşünceler peşini bırakmaz Yedigey’in… Nasıl olur da sadece bir gün yüzyıl olur hayret edersiniz.
…
Yazar romanlarında efsanelere de yer verir, Nayman Ana ile mankurt yapılan oğlunun anlatıldığı efsane derinden yaralar insanı. Yazar, siyasal ve toplumsal yozlaşmadan da bahseder. Sovyet Rusya ile Amerika’nın uzaydaki rekabetine de atıfta bulunur.