Önce gönülde sevgi, sonra zihinde bilgi, daha sonra davranışlarımızda örnek oluş ve son olarak da doğru örneklerle karşılaştırmak; bir inancı benimsetmenin aşamalarıdır.
Huzurla ve huşu ile kalkmayınca namazdan, iliklerin titremeyince okunan ezandan, secdede kendi yaptıklarına ya da yapamadıklarına dökmediğin gözuaşından kalp mahrum kalınca , her şey dert, her şey sıkıntı, her şey huzursuzluk kaynağı gibi gelirmiş, bilemedim.
Eğer vaktinde örnek olup önce halimizle, sonra sözlerimizle çocuğu kuşatamamışsak; bizim boş bıraktığımız zihin ve gönül dağarcığını başkaları doldurur.
Üstelik bu çoğunlukla iyi bir dolduruş olmaz.