Youngju şu anda içinden geldiği gibi Changin'i düşünüyordu. Geçmişi yeniden canlandırıyordu. Sıkıca bastırdığı düşünceler ve duygularını serbest bırakıyordu. Geçmişin görüntüleri ve hatıraları yüreğini parçalara ayırsa da artık dayanabileceğini hissediyordu. Bunca zaman duygularını dizginlemek adına çok fazla enerji harcadığına bakılırsa hepsi hâlâ derinlerinde varlığını korumuş olmalıydı. Bundan sonra geçip gitmelerine izin vermeliydi Bir süre daha ağlaması gerekiyorsa ağlamalıydı. Ardında bırakmaya devam ettikçe, geçmişini düşünse de artık gözyaşı dökmediği günler gelecek ve o zaman Youngju ellerini uzatarak şimdiki anını kucaklayacak, tüm gücüyle ona sıkıca tutunacaktı.
Yani sen şimdi mutlu olmak için beni terk ediyorsun öyle mi? İyi yaptın. Mutlu ol. Gerçekten mutlu olmak zorundasın. Ben senin yerine mutsuz yaşayacağım. Birinin benimle olduğu için mutsuz hissedebileceğini nasıl düşünemedim? Mutsuzluğun kaynağı olduğum gerçeğini nasıl bunca zaman boyunca fark edemedim? Beni unut. Benimle geçirdiğin tüm anları unut. Beni düşünme beraber olduğumuz günleri hatırlama. Ben seni unutmayacağım. Tüm hayatımı seni suçlayarak yaşayacağım. Beni sefil hale düşüren kadın olarak hatırlayacağım seni
Bir daha karşıma çıkma. Birbirimizi asla görmeyelim"
Youngju bunun üzerine doktorun karşısında omuzları sarsıla sarsıla ağlamaya başlamıştı Doktorun sözlerinden dolayı değildi. Yumuşak bakışı yüzündendi. Youngju ne zamandır şefkatten uzak yaşıyordu? Changin açısından bakıldığında Youngju'nun aniden değişmesi kafa karıştırıcı olmalıydı. Kimsede görülmemiş bir özgüvenle dolup taşan Youngju'nun bir gecede yolunu kaybetmiş çocuğa dönmesi şoke edici olmalıydı. Youngju Changin'in yanında kalmasını ve kendisini dinlemesini istemişti. Fakat Changin meşguldü Tek söylediği şimdi işi olduğu, daha sonra vakit ayıracağıydı. Youngju onu anlasa da gücenmişti Changin ona değer veriyor olsa da şefkatli değildi. Aslında aynısı Youngju için de geçerliydi. Ne de olsa birbirlerine şefkat göstermek için evlenmiş değillerdi.
Kim bilir, belki de Jungseo'nun dediği gibi, Minjun biraz olgunlaşmıştı. O halde bu, Minjun'un şimdiye dek geçirdiği zor zamanların anlamsız olmadığı manasına mı geliyordu?
Herkes anı yaşa der ya. Söylemesi kolay anı yaşamak ne demek ki? Esasen anı yaşamak şu anda yaptığımız şeye tüm kalbimizi vermemiz demektir. Nefes alırken sadece soluğumuza, yürürken sadece adım atmaya, koşarken sadece koşmaya odaklanmak demektir. Her seferinde tek bir şeye odaklanmak yani. Geçmişi ve geleceği unutmak"