hatice

hatice
@haticekka
ırmak yatağına sığınıyorum sınırlı bir çağ bu
Neden bir de rüya görürüz? Her şey olup bittikten sonra neden bir de rüya görürüz? Karmaşanın, kesmekeşin, hayatın yorucu zenginliği içinde eksik kalan nedir ki, uykunun kuytusunda ille de tamamlanması gerekir? Rüyamızda, birbiriyle ilgisiz gibi görünen ayrıntıları bilincimiz önden gürültülü bir lokomotif gibi çekip bir yere, örneğin bir anlama mı götürür? Yoksa o ayrıntılar bilincimizin balonuna batan iğneler midir?
Reklam
En uyanık halimle uyudum. Aldatılmada insandan umudu kesmenin eşsiz huzuru vardı. İnsandan kesilen umut, tanrıya yaklaştırıyordu. İnsandan ve dünyadan bir şeyler ummak, hele bulmak hatta olur ki süprizlerle karşılaşmak ise eh artık başkaya gerek bırakmıyordu. Böylr bırakılıp unutuluverenin, tekrar bulunma umudu, bulunup değerli sayılma umudu ya da artık kaybolup tükenme umudu... Ah aldatılmak, hiçbir kucak bütünümü böyle sarmadı.
.. hiç üzerime eğilip bu hali örtmeye, dallarıyla kasabı kırbaçlamaya çalışmayan, sadece üstüme uzanan ağaçlara da bir hıncım yoktu.
Ama şimdi seyrelecek, her şey seyrelecek, sonra da bitecek, anı bile hayırlamayabilirim, halbuki vardı, vardı da geçti.
Bu bir anlık patlama bana hayata meydan okumanın lezzetini veriyordu. Sonrası malum. Hala bazen tam uyuyacak, uyku kuyusuna düşecekken aklıma gelir de kenara tutunuveririm, üstümü gecenin uyku perdesini, tülünü örtmesine izin vermez.
Reklam