Gerçek ve sahte kavramları sorunsuz değildir, çünkü içlerinde bir değerlendirme barındırırlar: sahte kötüdür, gerçek iyidir. Ben bu zorluğun farkındayım ancak yine de kavram geleneğine bağlı kalacağım.29 Çünkü sahte bu bağlamda kadınların kendileriyle uyum içinde olmadıkları ve kendilerini yanlış yani sahte olarak yaşamaları demektir. Gerçek benlik durumu buna karşılık kendine ve başkalarına rol yapmak zorunda kalmamasıdır. Gerçek özbenliğin bana göre basitleştirilmiş anlamı,kendisiyle bütünlük hissine kavuştuğumuz bir ruhsal olaydır. Biilün gerçek duygular,ihtiyaçlar ve istekler ve temel insani motivasyon, sezgi, merak, yaratıcı güç ve yaşam enerjisi buna dahildir. Bir kadın gerçek benliğiyle temas halindeyse o zaman kendisini iki farklı kişi olarak değil, gerçek bir kişi olarak yaşıyor demektir. Ve bu kendi olmanın, kimliğin duygusudur. Gerçek benliğin basitleştirilmiş bir resmi her insanın içindeki çocuktur. Bu bakımdan tasavvur edilebilir ve his- sedilebilir olduğu için anlamaya yardımcı bir kategoridir. Kendini bir çocuk gibi özgür hissetmek demek, içinden geldiği gibi gülmek, sevinmek ama üzgün olduğunda da ağlamak ve o an ne istiyorsa söylemek demektir. Aynı zamanda korkmak, yaralanabilir olmak ve korumaya ihtiyaç duymak da demektir.