hatice

hatice
@haticekka
ırmak yatağına sığınıyorum sınırlı bir çağ bu
Zorla bir cevap yaratmaya çalışırsan içinden geçenleri hakiki bir şekilde yansıtamazsın. Yüreğini yanlış yorumlar ve kendini aldatırsın. Yani o yüzden sadece dürüstçe yaz. Şu anda ölçüp tartıyorsun değil mi? O halde ölçüp tarttığından bahsetsen yeter. Bir türlü doğru cevabı bulamamaktan yakınmak da bir yöntemdir. Üstelik sen yazı yüzünden değil yaşam yüzünden bu sorular üzerine kafa yoruyorsun. Asıl bu yüzden aceleyle yanit vermemen gerekir" Minchul kafasını kaşıyarak "Evet ne demek istediğinizi anliyor gibiyim" dedi. "İçinin rahatlaması çözüme ulaşmak demek değildir. Anlaşılmaz ve boğucu hissettirdiğinde o ruh haline göğüs gerip sürekli düşünmeye devam etmen gereken zamanlar da vardır. ” "Bu ruh haliyle sürekli düşünmek...” “Aynen öyle."
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Herhangi bir işi yapmayı deneyip beklenmedik bir keyif alabilirsin. Tesadüfen başladığın bir iş olmasına rağmen hayatının geri kalanında da onu yapmak istediğini fark edebilirsin. Denemeden önce asla bilemezsin. O yüzden ne yapmak istediğini şimdiden bulmaya çalışmak yerine böyle düşün. Ne tür bir iş olursa olsun başladığın zaman öncelikle tüm içtenliğinle yap bu daha önemli. Yüreğini ortaya koyarak ufak deneyimler biriktirmek daha mühim."
Sevdiği işi yapan herkes mutlu değil. Keyif aldığın işi güzel bir ortamda yaptığını düşün. Belki de ortamın daha önemli olduğu söylenebilir. Sevdiğin işi keyifle yapabileceğin bir ortama sahip değilsen, sevdiğin iş vazgeçmek istediğin bir işe dönüşür. O yüzden 'Öncelikle sevdiğin işi bul o zaman mutlaka mutlu olacaksın' söylemi herkes için geçerli olmayabilir Hatta bana kalırsa fazla naif bir düşünce.
O gün ben de aklıma bir şey gelmiyor demiştim. Aslında belli belirsiz de olsa ne beklediğimi biliyordum; ama duygularımı acele içinde öğrenmemem gerektiğini düşündüm. Hızlıca fark etmektense, yavaş yavaş anlamak istedim." Youngju anlamadığını gösteren bir ifadeyle Seungwoo'ya bakıyordu. Youngju'yu izlerken sakince devam etti: "Şu anda en çok, sabırsızlıkla beklediğim şey" Youngju ve Seungwoo üç metrelik mesafeyi aralarına almış, ayakta dikilerek birbirine bakıyorlardı. "Birinin yüreği". Youngju bu sözlerin ne manaya geldiğini çözümlemeye çalışarak ona bakmaya devam edince, Seungwoo usulca gülümsedi. "O gün hain olduğumu söylemiştiniz ya. Geç de olsa kendimi hain sıfatından kurtarmak istediğim için söyleyeyim dedim. İyi geceler"
Söylediklerinin abartılı bir iltifat mı yoksa içten mi olduğunu anlamaya çalışarak dikkatle yüzünü inceledi ancak düşüncelerini okumak her zamanki gibi imkânsızdı.