Edebiyat tarihimizde bazı eserler vardır; döneminin bütün izlerini üzerinde taşımasına rağmen zaman içinde biraz geride kalmış, adı daha az duyulmuş olabilir. Safvet Nezihi’nin Zavallı Necdet romanı da bu eserlerden biridir. Servet-ifünûn döneminin duygu dünyasını, insan ilişkilerini ve dönemin ruhsal atmosferini yansıtan bu roman, yalnızca bir aşk hikâyesi değil; aynı zamanda bir dönemin hayata, aşka ve insanın iç çatışmalarına bakışının da bir aynasıdır.
Romanı okurken özellikle Servet-ifünûn edebiyatının belirgin özelliklerini görmek mümkündür. Karamsar ruh hâli, hayal ile hakikat arasındaki çatışma, bireyin kendi iç dünyasına kapanışı ve aşk karşısındaki çaresizliği romanın temel damarlarını oluşturur. Bu yönüyle Halid Ziya Uşaklıgil’in etkisini hissettiğimi söyleyebilirim. Özellikle üçlü aşk çatışması ve karakterlerin duygusal çıkmazları, dönemin roman anlayışıyla güçlü bir bağ kurar.
Romanın başlangıcında hâkim olan hayaller, okuyucuyu daha güzel ve kusursuz bir dünyanın içine çeker. Fakat ilerleyen sayfalarda hayatın gerçek yüzü ortaya çıkar ve karakterler kendi kurdukları hayallerle yaşadıkları gerçeklik arasındaki büyük farkla yüzleşir. Aslında bu, Servet-ifünûn insanının en temel meselelerinden biridir: İdeal olanı ararken gerçekle karşı karşıya kalmak.
Romanın merkezindeki Necdet karakteri ise benim için en dikkat çekici noktalardan biri oldu. Her ne kadar kitapta “zavallı” olarak gösterilse de Necdet’e karşı zaman zaman kızgınlık hissettim. Çünkü onun hikâyesi yalnızca acı çeken bir insanın hikâyesi değildir. Necdet, gerçek aşkla tanışmadan önce aşka mesafeli duran, hatta onu küçümseyen, hayatı daha çok zevk ve rahatlık üzerinden değerlendiren zengin, biraz da züppe bir tip olarak karşımıza çıkar. Bu yönüyle yalnızca bireysel bir karakter değil, dönemin belirli bir insan tipinin
O anda yüzüme kurumuş bir yaprak düştü, hayalden uyandım. Hayat özsuyunu kaybedip de minimini sapı kendisini tutamayarak yere düşen, çürüyüp mahvolmaya mahkûm olan şu yaprağın düşüşü hayatın hakikatini bana gösteriyordu, gösteriyordu...
Sayfa 181 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, IV. Basım·Kitabı okudu