"Korku cezadan çok daha beterdir, çünkü ceza bellidir, ağır da olsa, hafif de, hiçbir zaman belirsizliğin dehşeti kadar, o sonsuz gerilimin ürkünçlüğü kadar kötü değildir."
"Namuslular kıt kanaat geçinirken, namussuzların karnı tok sırtı pektir. Okullara, dürüst yönetimi olan yerel bir gazeteye, tiyatroya, edebi toplantılara, entelektüellerin birlik olmasına ihtiyaç vardır. Toplumun bilinçlenmesi, dehşete düşmesi gerekir."
Henüz çocuk yaşta adını koyamadığı bir duyguyla tanışmış ve yıllarca içinde büyütmüş olduğu bu duygunun "aşk mı?" yoksa "hiç fark edilmeyişin getirisi olan bir saplantı mı?" olduğuna karar verilemeyen; böylesine bir duygunun insan psikolojisinde ne tür bir bağlılık ve sadakat geliştirdiğine (sevmenin mübalağa sanatı olduğunu düşünmeme rağmen), eğer benzetme doğru olursa böylesine mutlak aşkın insan kalbinde yıllarca geçmeyecek çok derin izler bıraktığına şahit olduğum etkileyici bir kitap.
Eğer hayatınızın bir döneminde bu duyguyla karşılaştıysanız kesinlikle kendinizden de bir şeyler bulacağınız, kısa ama insan psikolojisine hakim bir anlatıcılıkla kaleme alınan bu kitap kesinlikle okunması gereken umutsuz bir aşkın öyküsü...