Tüccar ayakkabı satıyordu, politikacı benliğini satıyordu ve halkın temsilcisi, istisnalarla tabii, kendisine duyulan güveni satıyordu, bu arada hemen hepsi şereflerini satıyorlardı. Kadınlar da, ister sokakta, ister kutsal evlilik bağları içinde olsun, etlerini satıyorlardı. Her şey, herkesin ya aldığı ya da sattığı bir maldı. Emekçinin satabileceği tek mal ise adaleleriydi. Emeğin şerefinin hiçbir ödülü yoktu pazarda. Emeğin satabileceği sadece, ama sadece kasları vardı.