Nun Masalları
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2018 21. kitabı
Nun Masalları Nazan Bekiroğlu’nun ilk eseri olan Nun Masalları,yazarın edebiyat dünyasına güçlü bir giriş yaptığı önemli bir yapıttır. Eserde yer alan öyküler ilk olarak Dergâh dergisi’nin dizisinde yayımlanmış, ardından 1996 yılında kitaplaştırılmıştır. Yazar, dergideki yayımlanma sırasının tersini izleyerek metinleri yeniden düzenlemiş ve bütünlüklü bir eser ortaya koymuştur. Eser, Osmanlı atmosferi içinde kader, hayat ve insanın varoluşuna dair derin meseleleri ele alır. Kitaptaki hikâyeler birbirinden bağımsız görünse de tasavvufi ve metafizik bir bakış açısıyla ortak bir anlam dünyasında birleşir. Bu yönüyle okuyucuya doğrudan bir olay örgüsü sunmaktan ziyade, sezgisel ve duygusal bir okuma deneyimi yaşatır. Nun Masalları,postmodern anlatım özellikleri taşıyan bir eserdir. Geleneksel roman yapısından farklı olarak belirgin bir olay örgüsüne bağlı kalmaz. Anlatıcı sürekli değişir; kimi zaman bir hattat, kimi zaman bir yazar, bir padişah ya da bir cariye olarak karşımıza çıkar. Bu çok katmanlı anlatım, eserin zenginliğini artırırken okuyucuyu metnin içine çeker. Eserin adı da derin bir anlam taşır. “Nun” harfi tasavvufta başlangıcı ve kalemi simgeler. Bu nedenle masallar aracılığıyla anlatılan hikâyelerin, varoluşun özüne dair bir yolculuk sunduğu düşünülebilir. Yazarın akademik kimliği, eserin kurgusunda ve anlatım tekniklerinde kendini açıkça hissettirir. Halide Edip Adıvar ve Şair Nigâr Hanım üzerine yaptığı akademik çalışmalar, onun edebiyat geleneğine hâkimiyetini gösterir. Bu birikim, Nun Masalları’nda hem teknik ustalık hem de içerik derinliği olarak kendini hissettirir. Dil ve üslup açısından bakıldığında eser, şiirsel ve zarif bir anlatıma sahiptir. Kısa olmasına rağmen yoğun bir anlam dünyası barındırır. Bu nedenle Nun Masalları, “ne anlatıyor?”
Edebiyat
Nun MasallarıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20213,260 okunma
sanat sanat için mi?
8/10
·472 syf.··
2026 6. kitabı
Kitap, Osmanlı zamanında eşinden dört yıldır haber alınamayan bir annenin iki çocuğu ile beraber yaşamını, sonra akrabası Kara ile yaşadığı aşkı, daha sonra dönemin padişahı tarafından yapılması istenen gizli bir kitabın nakkaş ve hattat konusunu, aynı zamanda nakkaşlardan birinin esrarlı bir şekilde öldürülmesi ile cinayet olayını anlatır. Kitabı uzun bir sürede ancak bitirebildim. Hatta ilk elli/yüz sayfayı okurken bırakmayı düşündüm zira içindeki anlam bağını kuramadım. Ancak ilerleyen sayfalarda kitaba ısındım. Kitabın dili farklı bir üslupla anlatılmış. Zira Sanat, aşk, ölüm, evlilik, mutluluk gibi konu ve nesneleri (hatta kitap kahramanlarını) kendi diliyle anlattığı için kitaba güzel bir hava ve heyecan katmış. Gel gelelim naçizane küçük bir eleştiriye; kitapta ayetlera, sık sık Peygambere ve Kur'an'a atıfta bulunulmasına rağmen, Kara ve Şeküre arasındaki aşkı anlatırken bel altı (cinsel yönü) olayını çok şehvetle ve canlı aktarmış. Tamam aşkı anlat fakat bu denli şehvetli anlatmana gerek yoktu. İlla anlatacaktın o zaman ayet, Kur'an, peygamber'den hiç bahsetmeydin. Yani bu ne perhiz bu ne lahana turşusu demekten kendimi alamadım.
Benim Adım KırmızıOrhan Pamuk · İletişim Yayınları · 199820,1bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·114 syf.··
2026 9. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 00:07
Sahaftan kapak ismi dikkatimi çekerek aldığım bu kıtap derin bir yara gibiydi. Hamdi Aytaç isminde sadece bir hattat olması gerçek yazarın dogru olup olmadığını bile bilmiyorum. Yalnızca aynı kütüphaneden ya da basımevindrn çıkan kitapları takıp ediyorum. Belki bulabilirim diye. Eskilerin gizemi ile kaldım, merakım yazarın baska kıtabı var mıydı? Kıtabın istanbul ile Eskişehir arasında geçmesi de bambaşka bir tevafuk. Benim bu iki şehrin acısını da yasayıp kıtabın acıısının da kalması gibi. İncelenemi görüp belki bilen okuyan olur diye bırakıyorum. Yazar Hâmid Aytaç Kıtabı okuyan yazarın doğru olup olmadığını bilen arkadaşım benımle paylaşır mısın?
Seni Benim Kadar Kimse TanıyamadıHâmid Aytaç · Cemal Azmi Matbaası · 19461 okunma
Nun Masalları-Nazan Bekiroğlu
Puan vermedi·160 syf.··
2026 2. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2026 22:17
Kitap 4 bölüm ve 158 sayfadan oluşuyor: BİRİNCİ BÖLÜM/ HATTAT VE PADİŞAH Hat ve Rasat Kayıp Padişah İri Kara Bir Leke Âyine-i Mücellâda Nihanız İKİNCİ BÖLÜM/ GENC MEZARLIK BEKÇİSİ, GENÇ KALFA VE SON PADİŞAH Anter-suhte, Hû ve Lâle O Yakamoz O Yıldız Onların Son Öyküleri Nakkaşın Yapılmadık Hikâyesi SON BÖLÜM/DİĞERLERİ Bahçeli Tarih Akşamın Ağası Kara Yağmur VE NİGÂR HANIM, SEVGİLİ Nigâr Hanım, Sevgili Birinci Kısım İkinci Kısım
1000Kitap
Nun MasallarıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20213,260 okunma
Puan vermedi·160 syf.·
2026 1. kitabı
Yayınlanışının 10. yılı sebebiyle Timaş Yayınları tarafından yeniden basılan şahane bir kitap.Kitabın son bölümü yazarın aynı zamanda doçentlik çalışması olan, divan edebiyatı şairlerinden Nigâr Hanım ismini taşır:"nihayetinde her şarkı kendi sonuna kadar vardı.." Kitaptaki öyküleri bireysel hikayeler gibi görünse de insanın kendi karanlığını ve aydınlığını sergiliyor, eserde yer alan 4 öyküden ilki ; "Hat ve Rasat" benim için içimdeki aydınlık veya karanlığı ,adı ne olursa olsun , en güzel yansıtan öyküsüydü . Hikâye özetle şöyle: Hat Ve Rasat Bir hattat, ölüm fermanını yazmasını istedikleri gün yazmayı bırakmış, ne zaman tekrar kâğıda yazmak istese içindekiler soğumuş ve yazma isteği kaybolmuş. O ışığı görene kadar. Işığı gördükten sonra duygularını, çiçeklerini, acılarını, aşklarını yazar. Defter dolduğunda gidip padişaha verir. Padişah bütün gece o kitabı okur ve ertesi sabah hattatı yanına çağırır. Hattat bu yazıyı herkese okumak istediğini söyleyince padişah isteksizce kabul eder. Ancak hattat halkın önüne çıkınca sesi kısılır. Bu yüzden bu fırsatı kaçırır ve eve döner. Kendisini anlayan tek kişiyi kaybettiğini düşünen hattat, sonunda kaybetmediğini anlayarak bir gece padişahın sarayına giderek onunla konuşmaya başlar. Birbirlerini çok iyi anlarlar ve neredeyse bir bütün haline gelirler. Sultan, Hattat’a yarın gece kalbini açacağını söyler. Ertesi gece saraya gelen hattat, bir kadına âşık olur ve geceyi onunla geçirir ve padişahı unutur. Eve döndüğünde karısı bir şeylerin değiştiğini fark eder. Sorsa da cevap alamaz. Hattat o eski ışık olmadan yazar ama bir siluetten başka bir şey görmez. O kadına üç gece böyle gider. Üç gecenin sonunda karısı onu affetmez ve padişah onu istemez. Defterlerine baktığında içindeki yazıların da yok olduğunu görür.
Edebiyat & Roman
Nun MasallarıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20213,260 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2025 190. kitabı
Fatih Çavuş // Osmanlı Mezar Taşlarının Sırları •Günlük hayatın telaşı içinde yanlarından sessizce geçip gittiğimiz o soğuk, kıpırtısız mezar taşları aslında sandığımızdan çok daha fazlasını fısıldıyor bize. Yüzyılların içinden süzülen bir dili var onların kimi zaman bir şairin sözlerini, kimi zaman bir kadının zarafetini, kimi zaman da bir celladın karanlık gölgesini taşıyor üzerlerinde. Özellikle Osmanlı'nın eski mezar taşları, şekilleriyle, yazılarıyla ve ince ince işlenmiş süslemeleriyle adeta gizli birer kapı gibi duruyor karşımızda. •Eser yedi bölümden oluşuyor ve her bir bölüm, Osmanlı mezar taşlarının ardındaki zengin kültürel mirası adım adım görünür kılıyor. Mezar taşlarının hangi şekillerinin ne anlama geldiği, taşın hangi kısmına ne yazıldığı, kadınlar ve erkekler için kullanılan başlık biçimlerinin nasıl ayırt edildiği gibi detaylar, okuyucunun mezar taşlarını bir kimlik gibi okumayı öğrenmesini sağlıyor. Bir taşın üzerindeki ince işaretlerden orada yatanın kadın mı, erkek mi yoksa bir çocuk mu olduğunu hatta hangi tarikata mensup olduğunu (Mevlevi, Nakşibendi, Bektaşi gibi) anlamak mümkün oluyor. Yazar aynı zamanda mezar taşlarının hazırlanma süreçlerini, bölümlerini ve her bir bölümün anlamını da titizlikle ele alıyor. Kullanılan süslemelerin, çiçeklerin detaylarının ve hat sanatının neyi temsil ettiğini anlatması eseri hem öğretici hem de kültürel açıdan çok daha değerli kılıyor. •Benim en sevdiğim bölüm ise özel taşlar kısmı oldu bu bölümde tarihe adını kazımış önemli kişilerin mezar taşları inceleniyornerede oldukları, hayatlarında ne işle meşgul oldukları, taşlarının şekil ve yapısal özellikleri ile üzerlerine işlenen satırların anlamları bir bir açıklanıyor. Örneğin divan şairi Ebubekir Kâni Efendi’nin mezar taşına, rivayete göre “Ben Fatiha
1000Kitap
Osmanlı Mezar Taşlarının SırlarıFatih Çavuş · Bilge Kültür Sanat · 201845 okunma