Gazneli'ler zamanında İslam'ın tüm emirlerine bilinçsizce boyun eğmek ve Şeriat zihniyetine
körü körüne "evet" demek ve Arap'ın ilkel çöl yaşamlarına budalaca özenmek suretiyle, kadınımıza karşı en büyük haksızlıkları işlemişizdir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İslam'a girinceye dek KADIN'ı özgür ve eşit haklara sahip bir varlık bilen ve devlet başkanı ya da yöneticisi durumunda kılacak kadar yücelten Türk, Şeriat bataklığına saplandıktan sonra onu giderek küçük görmeyi, erkeğin hizmetine terketmeyi ve şehvet aracı haline
getirmeyi gelenek edinmiştir.
Tüccardan ve avamdan kişilerin eşlerini de gördüm. Örneğin bu kadınlardan biri at arabasında hizmetçileriyle birlikte gitmekteydi. Başında inci ve tavus kuşu tüyü ile süslenmiş mahruti biçimde bir şapka vardı.
Arabasının pencereleri açık olup tentelerin arasından kadının yüzünü görmek mümkündü. Zira Türk kadınları peçe taşımazlar (ve kapanmazlar) . Sokakta yüzleri açık (ve yalnız) dolaşırlar. Ara sıra kendilerine kocalarının refakat ettiği görülür ...
"Akıl sahipleri içerisinde aklen ve dinen (siz kadınlardan) daha noksanını görmedim ... Erkekler kadınlar üzerinde hakimdirler. O sebeble ki (Allah) erkekleri kadınlara üstün kılmıştır .. (Kadınlar) erkeklerin elinde hürriyetlerini terketmişlerdir... eğer erkek tepeden tırnağa cerahat olsa, kadın da dili ile yalasa, yine de erkeğin hakkını ödeyemez ... Nikah kadınlar için bir nev'i köleliktir ... Tanrı erkeği üstün yarattı .. kadını da erkeğin emrine verdi; (Allah) 'erkekler kadınlar üzerinde kaimdirler' diye buyurmuş ve erkeğe seyyid/efendi' adını vermiştir"
İbid, 59-156