Saklanmışlar kendi içlerine, burunlarının ucunu görmüyorlar.Saklanmışlar yumulmuşlar kendi karanlıklarına. Bunlar şu Yeni Cami önündeki kurtarılmayı kurtulup da şu kirlenmiş Boğaz'ın üstüne doğru uçmayı bekleyen küçücük,parlak,kafeslerin içinde çırpınan kuşçukları mı görecekler? Binmişler birbirlerinin sırtına,birbirlerinin karanlıklarına gidiyorlar kıyamete.
Azgın suratlı,bereli adamlar,gözleri velfecr okuyan,camiden Allah'a yaman bir dövüşten çıkmışcasına yüzlerinin onlarca nuru orada,içerde bırakmış çıkan insanlar, mümin mi bunlar,bu öfkeden bastıkları yeri çatlatanlar,bunlar mi mümin? Kuşlar da başlarını alıp gittiler, çoktan...
Eğer bir canlı kendine ayakkabı satın alamıyorsa, kızma ama yalın ayak da dolaşabilir. Oysa ne kadar yoksul olursa olsun bir ölü ne yapıp edip kendine bir tabut bulmak zorundadır.
Bazen ufak tefek , önemsiz olayların insanı neredeyse delirtecek gibi olması, yüreğine korku salması,yapmayı kafasına koyduğu amacından uzaklaştırması ne garip.