Bize anlatılan inandırılmak istenen doğrulara bizde doğru demişizdir. Ta ki gerçekleri bir tesadüf ile öğrenene kadar. Neden tesadüf peki? Çünkü doğru bildiğimizi zaten her yönden kabul etmişizdir. Araştırmaya sorgulamaya ne hacet var. Zehra öğretmen doğru inandığı şeylere kendini kaptırmıştır ki acıma duygusunu yitirmiş, babasının ona ve ailesine acımadığına inanmıştır. Babasını,acınması gereken en önemli insanı, hep yanlış tanıdı yanlış bildi. Herkesin Zehra öğretmeni tanımasını tavsiye ederim. Zehra öğretmen bazen bir öğretmenin olması gerekeninden daha fazla acımasızdır. Zehra öğretmeni tanıyarak daha fazla kendi inandıklarımıza, bize söylenen şeyleri daha fazla sorgulayacağımıza inanıyorum. Akıcı ve derin, anlamlı ve insanı sorgulatan bir kitaptı. Zehra öğretmenin hayat hikayesi ve babası ile telafi edilemeyecek pişmanlıkları çok derinden etkiledi.