Hayatınızı yaşayın
Biliyorum bunu söylemesi kolay ama yine de söylenmesi gereken bir söz. Bazen bu sözün önemini unutabiliyoruz. Ben de unutmuş sayılırdım ta ki hatırlayana kadar. Saat şu an 04.30, ben ise tam olarak bilgisayarın karşısında oturup şehrin uyanışını karşılıyorum. Dün gece pek uyuyamadım. En sevdiğim dizi olan Sex and the City’ nin devam dizisi olan And Just Like That’ in ikinci ve üçüncü bölümünü izledim. Belki henüz izlemeyenler ya da yolu Sex and the City ile karşılaşmayanlar vardır. O yüzden spoiler vermek istemiyorum ama değinmeden edemeyeceğim. Dizideki o veda bana hayat hakkında düşündürdü. Yıllar çok çabuk geçiyor ve biz sahip olduğumuz anların değerinin ne kadar farkındayız? Açıkçası ben şu an 19 yaşındayım ve bir süredir kendi hayatını erteleyen birisiyim. İlerleyen yıllarda büyük ihtimalle özleyeceğim bir gençlik dönemi. Peki bu gençlik dönemini ne kadar özlenebilir yaşıyorum, işte orada karşımda büyük bir soru işareti duruyor. Bu soru işaretinin cevaplanma vaktinin geldiğini hissediyorum. Sahip olduğum anın kıymetini bilip anın içinde olabilmeyi diliyorum. Belki benimle aynı şeyleri hisseden birileri vardır. Onlara söylemek istediklerim şu aslında, onlara söylerken kendime de söylemiş sayılırım. Size umursamaz ya da çevrenize karşı umursamaz olun demiyorum ama unutmayın sahip olduğumuz tek bir hayat var. O da kendi hayatımız. O yüzden hayallerinizin peşinden gidin, bu hayatta deneyimlemek istediğiniz şeylerin ardına düşün. Kendi hayatınızı bir konuk oyuncu gibi izlemektense başrol olmayı seçin. Umarım keyif almışsınızdır. Buraya kadar okuyan herkese teşekkürler.
Hayata Dair
Hem erkek hem kız çocuklarınıza anlatın.
Intibah İntibah adlı kitabın baş kahramanı Ali Rıza 22 yaşında bir delikanlıdır. Arkadaşlarıyla Çamlıcada gezerken bir arabadan bir el işareti yapıldığını görür, hareketin anlamını anlayamaz. Daha sonra bir arkadaşına sorduğunda “Etraf tenhalasmadıkça haberleşmek mümmkün değildir” demek olduğunu ögrenir. Kitap şöyle devam ediyor : "Bu bilgi üzerine işaret sahibesinin masumluğuna olan inancı bir kat daha kuvvet bulmaya başladı. (O kadar tecrübesiz bir çocuk, namuslu bir kadının böyle işaretlerden haberdar olamayacağını nereden bilsin?)" Yani garibim etrafta insanlar var utanır, çekinirim olarak algılıyor işareti ötesini hiç düşünmüyor. Ali Rıza kapalı kutularda büyümüş, hayat ve karşı cinsle ilişkiler hakkında çok da kafa yormamış bir çocuk. Kimse de onu uyarmamış, aman dikkat dememiş. Siz öyle yapmayın, uyarın, anlatın. İnsanların ne kadar menfaatçi olduğunu anlatın. Görünenin dışında bir de görünmeyeni vardır her insanın. Her aşkın masumca olmadığını, sen öyle bakıyorsun diye karşındakinin de sana aynı cihetle bakmayacağını öğretin. Her ilginin sevgi olmadığını, seviyor "gibi" de yapılabileceğini ve insanın sevgisinin ebedi olmayabileceğini yazsınlar kafalarına. Ask gibi görünen binbir türlü şey olduğunu; sapıklığın, saplantının ve ahlaksızlığın aşk kisvesi altında sunulabileceğini anlasınlar. Her sevginin sağlıklı olmadığını "ama çok seviyorum; sevdiğimden yaptım" gibi cümlelerin bahane olamayacağını fark etsinler. Psikolojik şiddeti anlatın onlara.. " Beni bırakırsan ölürüm. " gibi cümlelerin ağırlığını anlatın. Bazı insanların gram sevgi duymadan tensel bir şey aradığını, bunu alınca da arkasına bile bakmayacağını anlatın. Bazen insanların size değer verdiği için yaklaşmadığını, aslında sizin kim olduğunuzu zerre umursamadıklarını anlatın. Aldatmayı normalleştiren
Hayata Dair
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Madalyonun gerçek yüzü
Seni öldürmeyen darbe güçlendirir diyerek seni aldattılar. Müsaade et, madalyonun diğer yüzünü anlatayım. O ağır darbelerden sağ çıkanlar, hayata her zaman daha güçlü devam etmezler; çoğu daha temkinli ayrılır o savaştan. Artık vaatlere daha az inanır, insanlara daha mesafeli yaklaşırlar. Çünkü iyi niyetin, hayal kırıklıklarını engellemeye yetmediğini en acı yoldan öğrenmişlerdir. Sana hayata bakışlarının nasıl değiştiğini anlatabilirler. Bu aniden bilgeleştikleri için değil, hayatın ellerinden o tatlı illüzyonları zorla söküp alması yüzündendir. Sanıldığı gibi buz tutmazlar; sadece insanlara ve eşyalara daha az bağlanırlar. Bilirler ki bugün sarsılmaz görünen ne varsa, yarın yok olabilir. Gerçek şu ki; ağır darbeler her zaman kahramanlar yaratmaz. Sadece insanı, hayatı olduğu gibi görmeye mecbur bırakır; olmasını umut ettiği gibi değil.
İnsan ve Hayat
Narsist birine aşık olanlara ithafen
Narsistik bir ilişkiden iyileşmenin en büyük adımı intikam almak, tartışmaları kazanmak veya acınızı anlamalarını sağlamak değildir. Gerçek dönüm noktası, hayatınızda önemsiz hale geldiklerinde gerçekleşir. Çünkü artık sizin için önemli olmadıkları an, bir zamanlar sahip oldukları gücü kaybederler. Narsistik bireyler genellikle duygusal etkiyle beslenirler. Bu etki hayranlık, korku, suçluluk, öfke veya hatta sürekli olarak onları düşünmeniz yoluyla olabilir; dikkat bir güç biçimi haline gelir. Duygularınız onlara bağlı kaldığı sürece, zihninizde yer kaplamaya ve kararlarınızı etkilemeye devam ederler. Birini önemsiz hale getirmek, onların hiç var olmamış gibi davranmak veya hayatınız üzerindeki etkilerini inkar etmek anlamına gelmez. Bu, duygusal dünyanızı artık kontrol etmedikleri bir noktaya ulaşmak anlamına gelir. Sözleri artık değerinizi belirlemez. Görüşleri artık kimliğinizi şekillendirmez. Eylemleri artık huzurunuzu belirlemez. Gerçek özgürlük, odağınız onlardan uzaklaşıp kendinize döndüğünde başlar. Enerjinizi iyileşmeye, büyümeye, size değer veren ilişkilere ve kurmak istediğiniz hayata yatırın. Sessizlik çatışmadan daha güçlü, kayıtsızlık ise öfkeden daha etkili olabilir. Narsist birinin önemsiz hale geldiği gün, onların oyununun bir parçası olmaktan vazgeçip kendi hayatınızın yazarı olmaya başladığınız gündü.
Duygu ve Düşünce
"Acı seni daha güçlü yapar, korku daha cesur. Kırık bir kalp ise seni daha bilge kılar. Ne olursa olsun, yol devam ediyor."
Hayata Dair
Her sabah güneş gibi yeniden doğarım ben, Karanlığı yaran umutla uyanır, İmanla tazelerim geceden kalan ruhumu. Aşkla “Bismillah” der, huzura çıkarım, sabah namazını kılarım. Hayata yeniden başlar, Hakk’a yürümeye, aşkı anlamaya devam ederim ben.. ___ /Güven Taşdemir
1000Kitap