Hep aynı şeyleri yazmaya gerek yok artık, Kusmuk tadına geldi zaten, görmek istemediklerini görmezsende görme Kendimi açıklamaya sevdirmeye çalışıyor gibi dil dökmeye gerek yok Ne yaptıysam sana benden bu kadar soğuyacağın, kararını haklı bulunduracak, tanıdığım kişisin sandım hep, kalp kırmaktan korktuğunu söylerdin :( masummuşum cidden Ben insanlara ön yargıyla yaklaşmam sanada yaklaşmadım güvendim işte, sorunum bu sanırsam evet o kişi bunu yapmaz derdim Farklı bir yüzün olacağını hiç düşünmedim yada düşünmek istemedim seni her konuda haklı buldum , her konuda destekledim, hepsinin temel sebebi sevgi sanırsam Hayatım tam güzel gidiyordu sahile sıfır bir cafede oturuyordum arkadaşımla , arkadaşım dediğimde konuştuğum bir kız herşey çok güzel mükemmel hatta, taaki bir rüzgar senin kokunu getirene kadar etrafmızda kimse yok , ne yanımızdan nede yoldan geçen kimse yok Karşı tarafada birşey hissedip hissetmediğimden emin değilim , işte o koku nasıl geldi bilmiyorum senmi geçtin yoksa aklındanmı geçtim artık hangisiyse beni götürdü orda donup kaldım Denedim senden gitmeyi belkide gittim bilmiyorum ama böyle tuhaflıklarsa peşimde koşturuyor.. hayatıma bir süre daha yalnız devam etmem gerekiyormuş, Gözlerimde silinir umarım dedin Bana yakışanda peşini bırakmak olur artık Ne yaptıysam sana bu kadar… Ben bıraktım beklentisiz bir şekilde Satrançta kafa kurcalayıcı birşey içimden gelirse birgün yazarım belkide unuturum prt2!! ( kokun geldiya bu şarkıyla saatlerce o kokunun hasretini çektim geliceksin sandım o gün, gerçekleri göz ardı etmiştim o saatlerde ama gerçekleri görüyorum) youtu.be/kZPuClJXKRM?si=...
Bir insan bu kadar mı yanılır, yanıltılır, kandırılır. Ne kadar saf salak biriymişim, herkesi kendim gibi sanmışım. Benim dostum, sevdiğim bu kadar hasta düşmüşken ben asla her şey olması gerektiği gibiymiş gibi hayatıma devam etmezdim. Her aklıma geldiğinde insanoğlunun ne kadar bencil bir pislik olduğunu hatırlıyorum. Ulan bazen hepinize inat toparlayıp, hiçbirinizi takmadan önüme bakacağım diyorum. Sonra ölümün varlığı aklıma geliyor, taş çatlasın 30 yıllık ömrümüz kalmış 10 yıl nasıl geçtiyse bu da geçer, biter bütün hüzünlerim diyip yerime oturuyorum. Ama hiçbirinizi affetmeyeceğim. Hele de insan yerine koyup kalbimde yer verdiklerim. Ne haliniz varsa görün.
Duygu ve Düşünce
Reklam
Geçen perşembe, hayatımın en kötü günlerinden biriydi. İşin ilginci; hırsım ve duygularım zedelenmiş bir halde olmasına rağmen, o malum günden beri kendimi hiçbir şey olmamış gibi davranırken buluyorum. Kısacası hayatıma, en başında zaten olumsuz sonuçlanacağını kabullendiğim mücadelelerin getirdiği başarısızlıklarla devam ediyorum.
İnsan ve Hayat
Hiçbir şey olmamış gibi hayatıma devam ederim ama, ne kadar üzüldüğümü ve yorulduğumu bir ben bilirim.
Mayıs Okuduklarım & Haziran TBR (Yappingte Şampiyonlar Ligi)
Mayıs ayı, yine-yeni-yeniden çok dengesizdi. Ben bile bu kadar dengesiz değilim/j Kimi zaman, YKS25 sınavındaki sanat eserini çöp sanıp çöpe atan hizmetçi kadar süzme; kimi zaman Kintsugi sanatı gibi kendini kusurlarıyla dahi kabul eden hatta o kusurları daha da ön plana çıkaran o sanat türü gibi kendiyle barışık & mutlu hissettim. Ortasıysa hiçbir zaman kapımı çalmadı. Yaşadığım sıkıntı büyük ölçüde hobilerime yansıdı tabii. Özellikle kitap cephesi bundan fazlasıyla nasibini aldı: Kitap okumak, benim için aylar önce korktuğum şekilde yük haline geldi. Kitapları özümseyerek okumadım aksine vicdanımı rahatlatmak için bir araç niyetine kullandım. Sonucu ağır oldu gerçiçdğwdğwdwpğ. Vicdanım sadece kısa süreli rahatladı. Günün sonunda eylemleri yüzünden kitap okumaktan iyice soğumuş kendimle kaldım. Ama dengesiz demiştim ya ay hakkında, atlatmanın yolunu da buldum fazla gecikmeden. Yanlış anlaşılmasın, çok sıkıntı çektim süreç içinde. Sabotajcı iç sesim otoriter oldu, keyif aldığım şeylerin bana yine zevk vermemesinden korkup kaçtım. Ancak, tüm hayatıma entegre ettiğim bir sözü, düşünceler susana dek telkin ederek çıktım bataklığımdan: Yarına sağ çıkıp çıkmayacağım bile belli değilken ben ne diye saçmalıklara harcıyorum zamanımı? Ben, her zaman hayata en ufak rüzgarda uçup giden bir yaprak olmadığımı, iz bırakmak için geldiğimi düşündüm. İz bırakmak istiyorsam, sevdiğim şeyleri dibine kadar tatmak istiyorsam bir kelebeğin ömrü misali zamanı değerlendirmem gerekmez mi? Gerekir. Ben de kazandığım bu farkındalıkla yeni bir pencere açtım hayatıma. Ancak o pencere, direndiğim o rüzgarı beraberinde getirdi. Hâliyle yanlışım sandım. Sonra anladım, panzehirim rüzgarmış. Yıkılmakmış. Kitaplardan, çok sevdiğim şeylerden kendimi soğutmam yüzeysel bir olay değilmiş. Kendimi
1000Kitap
Böyle daha mutluyum
Merhabalar efendimm An itibariyle tbr insanı olmadığımı fark ettim. Özellikle bir başak burcu olarak planı programı çok severim ama kitaplarda doğaçlama ilerlemeyi seviyorum sanırım shajzhah moduma göre İlk ve son tbr listem buydu onu da kırk kere değiştirdim zaten haziranın son 10 günü için falan geçerliydi ve ona da uymayacağım, hayatıma Jane Eyre ile devam ediyorum 🫡

Anemoia ✰ᯓ

@ZalindovunSifacisi
·
Haziran tbr
İlk kez tbr paylaşayım dedim nihayet cesaret edebildim 🫠 Hem burada paylaşırsam uymak için çok çaba harcarım gibime geldi. Haziranın yarısı sınavlara gideceğinden fazla yoğun tutmamaya çalışacağım: Düzenleme: Sınavlar sonrası psikolojim ve planlarım hiç beklemediğim kadar farklı oldu dolayısıyla listemi baştan düzenliyorumm - Hiçliğin Kraliçesi - Kadınlar Ülkesi - Elfhame Kralı Öykülerden Nefret Etmeye Nasıl Başladı 🌱
1000Kitap
Reklam
Reklam