Puan vermedi
#OkudumBitirdim Mariana Çukuru/ Jasmin Schreiber Yazarla tanışma kitabım olan bu eser, bir yakının öldükten sonraki hayatıma nasıl devam edeceğimizi öğreten bir klavuz niteliğinde, her insanın düştüğü Mariana Çukurundan nasıl çıkacağını anlatıyor. Yakınlarını kaybeden Paula ve Helmut'un tesadüfen karşılaştıları mezarlıkta birbirini tanımayan bu genç kadın Paula ile 85 yaşındaki Helmut'un Alplere yolculuğa çıkmaya karar vermesiyle başlayan bu iki karakterin İçinde bulunduğu karanlık, adeta okyanusun en derin noktası olan Mariana Çukuru kadar derindir. Bu yolculuk sadece fiziksel değildir, aynı zamanda Paula’nın acıyla yüzleşme, suçluluk duygusunu bırakma ve yeniden yaşamayı öğrenme sürecine dönüşüyor. Zaman zaman üzücü ve şaşırtıcı olsada gülerek okuduğum bölümleri de olan akıcı bir anlatımla yazılmış güzel bir okuma oldu benim için. Siz genç bir kadın olarak 85 yaşındaki bir ihtiyarla Alp dağlarına çıkarmısınız ?
Mariana ÇukuruJasmin Schreiber · Yan Pasaj Yayınevi · 2024677 okunma
2/10
·320 syf.··
2026 53. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 14:26
Helloooo Bu ara karmaşık kitaplar okumaya son sürat devam ediyorum. Bir bakmışsınız romcom, bir bakmışsınız bilim kurgu, sonra bir bakmışsınız polisiyelerin dibini sıyırmışım. Aralarında piyangoyu tutturduklarımda var lâkin beğeniyle okuduğum bir elin parmak sayısını geçmiyor. Değişiklik olsun diye hayatıma yeni polisiye yazarlar eklemek güzel bir fikir gibi gelmişti ve bu gazla ilk kez gördüğüm Jennifer Hunter (buram buram mahlas kokuyor) 'ın kitaplarını almış bulundum. İncelediğimde yazarın sadece iki kitabı var o da elimdeki serisi Ryan Strickland serisi. İlk kitap Kayıp Kurban. Aslında bence kitabı daha kaliteli ve tecrübeli biri yazasaymış efsane ötesi bir kurguya sahip olabilirmiş ama bu yazarın elinden acemice bişeyler çıkmış. Anlatımı fazlasıyla bozuk, olay örgüsü basit, diyaloglar gülünç, gerçekçi olmayan sahnelerle yazar birşeyler yazmaya çalışmış. Ortada vahşice işlenen onlarca cinayet var ve olayı katilin elinden kurtulan Olivia'nın sayesinde öğreniyoruz. İşte ondan da ne kadar öğrenebilirsek. Ryan Strickland garip bir tip FBI ile çalışıyor olması mucize gibi (ben olsam bakkalda bile çalıştırmam) Yazar kendisini zeki gibi göstermeye çalışmış başaramamış (kızın mimiklerinden olayı çözmeye çalışması gibi) Adam resmen sessiz sinema oynar gibi olayı çözdü. Bu kısım polisiyeden çok fantastik kurgu gibiydi. Kitaba bayılmadım ama gelin görün ki serinin ikinci kitabını da almış bulundım. Hemen ona da başlayıp bu yazara veda edeceğim. Kitaplığımda durmasının hiçbir anlamı yok. Öneri kısmında ise bildiğimiz yazarlardan şaşmayalım. Paramıza ve zamanımıza yazık olmasın. Önermiyorum almayın OKUMAYIN ve OKUTMAYIN KitapRüyasından Sevgilerle
Kayıp KurbanJennifer Hunter · Sonsuz Kitap · 202630 okunma
Reklam
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 23:49
Bu kitabı okurken içimde bir şeyin çıt diye kırılıverdiğini hissettim. Sanki bir kandırmacadan yaşamın gerçeklerine uyanıvermişim gibi geldi. Bir edebi eser okuyucuda sayısız farklılıkta duygu uyandırabilir. Bu hikayenin benim aynamdaki yansıması ise kahramanın yaşadığı kazadan sonra kaybettiği yüzü kadar ürperticiydi. Yazabilmek bir marifettir, hatta okuyabilmekte. İlki yetenek ister, ikincisi de sabır. Yani herkesin harcı değildir okumak da yazmak da. Bu sebeple her ikisini de yapabildiğim için kendimle övünür, bu kümeye ait insanlar olarak ayrıcalıklı olduğumuza inanırdım. Ama insan edebiyata öylesine düz yolda giderken rastlamazdı ki. Kırılan yerden yeşerirdi edebiyat. Acının, özlemin, yitik duyguların omuzlarında yükselirdi. Işık gibiydi evet, ama yalnızca zifiri karanlıkta anlamlıydı; dosttu, bu yüzden yalnızlıkta değerliydi. Okuyorsan çaresizdin, yazıyorsan yaralıydın. Boğulmuyorken çırpınmazdın, düşmüyorken tutunacak dal aramazdın. Dostoyevski Çar’ın idam mangasının önünde ölümle yüz yüze gelmeseydi, ne Raskolnikov’dan haberimiz olacaktı, ne de Ölüler evinden. Kafka babası tarafından değer görseydi, ölümünden sonra dahi olsa kırılgan duygularına tanıklık edemeyecektik. Savaşlar, sürgünler, politik kavgalar olmasa duyar mıydık Sandor Marai’lerin Milan Kundera’ların adlarını. Romanın daha ilk bir kaç sayfası beni can evimden vururken bunları düşündüm.Ve kendime şu soruyu sordum; “ Hayatın debdebesinden, acılarımızdan kacarken, ama okuyarak ama yazarak, edebiyata sığınan bizler hakikaten ayrıcalıklı kesim miydik?” Sorunun cevabını vermeden önce kitabı inceleyelim. Yazarın kendi hayat hikayesinden esinlenerek yazdığı bir roman Almodovar Teoremi. Kahramanımız Antoni Matematik bölümünden başarı ile mezun olduktan sonra kız arkadaşı ile birlikte mezuniyet
Almodovar TeoremiAntoni Casas Ros · Sel Yayıncılık · 2013947 okunma
Uğultulu Tepeler
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 15:51
İngiliz edebiyatı bölümünden seçmeli ders alan biri olarak hiç kalkıp da Uğultulu Tepeler okuyayım demedim bunca yıl boyunca. Kitabı resmen İthaki'nin kapağını sevdiğim için satın almak nasip oldu. Beni bu kadar içine alacağını ve her işimi bıraktıracak kadar kendisine bağlayacağını hiç düşünmedim. Duygularım kabardı okudukça. Biraz burukluk, biraz eksiklik fakat her şeye rağmen tamamlanmışlık. Gerçekten Emily Brontë'nin sadece tek bir roman yazması büyük talihsizlik benim adıma. Diğer kitaplarını da okumayı, karakterlerinin yoğun duyguları arasında kaybolmayı çok isterdim. Onun yerine kardeşlerinin kitaplarında aynı tadı bulmak için uğraşacağım. Kapağı kapatıp hayatıma olağan bir halde devam etmek biraz vakit alacak çünkü kitap hep zihnimde ve benimle. Bir kitabı ikinci kez okumak sıkıcılığına kolay kolay katlanmam ancak bu ikinci kez okumayı göze alacağım bir kitap.
Uğultulu TepelerEmily Brontë · İthaki Yayınları · 201658bin okunma
10/10
·480 syf.··
2026 33. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 00:46
•Bazı kitaplar bitince rafa dönüyor, bazılarıysa son sayfadan sonra bile zihninin bir köşesinde yaşamaya devam ediyor. Ardıç benim için tam olarak öyleydi‍. Sayfaları çeviren bendim ama bir noktadan sonra sanki kitap kendi ritmine çekti; merak ettirdi, gerdi, bekletti. Son sayfayı kapattım ama atmosferi, karakterleri ve sürekli yaklaşan bir şeyler olacak hissi bir süre daha benimle kaldı. •Öncelikle kitabın atmosferi>>>>. Karanlık tarafı, entrikaları ve sürekli yaklaşan bir şeyler varmış hissi hikâyenin içine girmeyi çok kolaylaştırdı. Uzun zamandır bir kitabı bu kadar merak ederek ama aynı zamanda sindire sindire okumamıştım sanırım •İzgi karakterini gerçekten sevdim. Güçlü olması, hedefleri olması, kendi doğrularından kolay kolay vazgeçmemesi çok güzeldi. Ama sanırım onu asıl sevmemi sağlayan şey kusursuz olmamasıydı. Çünkü bazı yerlerde çok güçlü dururken bazı yerlerde duygularına yenildi, hata yaptı, çelişti, kararsız kaldı. Ve tam da bu yüzden gerçek hissettirdi. Her durumda doğruyu bulan ya da her şeyi mükemmel yöneten biri değildi; kırılan, yorulan ama yine de devam eden bir karakterdi. Onun bu tarafını okumaktan inanılmaz bir keyif aldım . •Keskin ise… Ben bu adamı beklemiyordum. Gerçekten bayıldım. O kontrollü, sert ve mesafeli tarafının altında sakladıkları, özellikle İzgi söz konusu olduğunda değişen hâli inanılmazdıı. Aralarındaki çekim, gerilim, birbirlerine yaklaşırken bile tam güvenemeyişleri kitabın en sevdiğim taraflarından biri oldu. Sadece Keskin’in hislerinin biraz daha geçmişten beslenmesini, o duyguların altının biraz daha doldurulmasını isterdim çünkü potansiyeli çok yüksekti. Ama buna rağmen her sahnesini ayrı bir merakla okudum. •En sevdiğim detaylardan biri de kitabın hiç kaybetmediği o yaklaşan kırılma hissiydi. Her sayfada sanki bir sır
Ardıç 1Umay Gümüş · Lapis Kitap · 2025162 okunma
Puan vermedi·296 syf.··
2026 3. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 21:36
“Bu kitap sadece okuduğum bir hikâye olmadı; düşüncelerime karıştı, hayatıma dokundu. Bana, geri dönüşü olmayan bu hayatı yaşamak varken neden sürekli bir yerlere yetişmeye çalıştığımızı sorgulattı. Sonsuz olasılıklarla dolu bir dünyada, hayatın parmaklarımızın arasından kayıp gitmesine neden izin verdiğimizi düşündürdü. Bazı kitaplar bittiğinde raflara döner; bu kitap ise zihnimde yaşamaya devam edecek.”
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026302 okunma
Reklam
Reklam