9/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2026 22:35
Hani platformlarda yayınlanan dizi serileri olur 'bu bölümün sonunda ara vereyim' dersiniz bölüm sonu öyle bir anda biter ki istemsiz bir şekilde sonraki bölüme devam edersiniz aynen öyle de okumayı tam bırakırken 'haydaa!' diyerek kitabın sonuna kadar geldim, öncekiler gibi yine akıcı ve yine ters köşeler. Yalnız ilk defa hikayeyi anlatan karakterin okuyucuya yalan söylediğine şahit oluyorum, genelde bazı olaylar anlatılmaz ya da detay verilmez, olay sonunda açığa çıkar bu kitabında kandırılmış hissediyorum. Yine de son bölümde yazarın yaptığı bana göre efsane 'trick' çok başarılı, gerçekten öyleymiş, kitabın başından ilk 13 bölümü tekrar çevirmek durumunda kaldım fark etmemişim, beğendim. Alice'yi de çok seviyorum bu arada.
Güzel ÇirkinAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20251,975 okunma
10/10
·232 syf.··
2025 74. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2025 00:16
İzahı olmayan şeylerin mizahı olurmuş derler…” İşte bu söz, Dubara Dubara’nın kapısını çalıp “Ben geldim!” dediği an. Çünkü bu kitap, açıklanamayan ne varsa hepsini kahkaha paketine sarıp önümüze bırakıyor. Üniversite öğrencilerinin ev bulma çabasıyla başlayan hikâye, dakikasında “Ben sadece ev aramıyorum, hayatın tüm renklerini de birlikte getirdim” diyerek çığ gibi büyüyor. Dipsiz Deniz… Hayalperestliği dillere destan ama esas bombayı gözlemleriyle patlatıyor. Dünyaya öyle bir bakıyor ki, bazen “acaba fazla mı hissediyorum?” diye düşündürüp sonra tekrar olayların içine atlıyor. Yanında da Salih var: Bazen akıl hocası, bazen fren pedalı, bazen de “yapma Deniz… yapma…” tepkisinin canlı hali. Dipsiz Deniz paldır küldür dalarken, Salih arka planda acil fren görevi görüyor, hemde :) başarıyla! Derken Abidin geliyor ve üçlü tamamlanıyor. Bir evin içinde hem kendilerini hem birbirlerini keşfederken, okur olarak biz de “öğrencilik denen şey gerçekten böyle bir yer miydi yoksa ben mi yanlış okudum?” diye güle oynaya hatırlıyoruz. Yazar o kadar bizden bir dille anlatmış ki… Cepte para eksik, yürekte umut tam. Her sayfada “evet ya, tam da böyle” deyip kendi anılarımıza selam çakıyoruz. Sonra sahneye Faysal Saysal giriyor…yan karakter gibi gibi gözükse de ama meğer adam resmen olayların koordinatörü! Ardından Müjgan Rüjgan, Teoman Jetoman derken üçlümüzün kafası güzelce karışıyor: “Haydaa… Biz nerelere düştük böyle?” O mütevazı ev bir anda sanki sezon finaline hazırlanan bir dizinin setine dönüşüyor; her kapıdan yeni bir sürpriz çıkıyor. Ama işin en tatlı yeri, Yazar mizahı sadece güldürmek için değil, dostluğun sıcaklığını, hayata tutunma çabasını ve büyüme sancılarını göstermek için öyle güzel kullanmış ki… Her karakter insanın bir yönünü temsil ediyor sanki: kiminde
Dubara DubaraRukiye T. Ersoy · Maruzat Yayınları · 202547 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dostoyevski?
Puan vermedi·831 syf.··
2025 3. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2025 11:46
Bir yazarın ilk kitabı okunurken en popülerinden mi başlamalı sorusunu bir kenara atıp bu usta yazarın rastgele bir kitabından okumaya başladım. O kadar yazarın kitabını okudum, bu kadar Dostoyevski’yi anımsatan bir yazar ve kitap hatırlamıyorum. Özellikle Selami Çavuş ile Dostoyevski’nin Karamazov Kardeşler’inden tadı damağımda kalan dini ve felsefi konularda haydaa dedirtecek dokunuşlar mevcut. Balkan Savaşından Kurtuluş Savaşına kadar bir savaşın halkı ne denli etkilediğini, sorumluların bu kararları alırken ne denli halkı ne denli kendilerini düşündüğü, savaşların sonucuna göre alınmış risklerin nasıl cesaret-aptallık ekseninde gidip geleceği çok iyi anlatılmış. Yıllar sonra bana inceleme yazdıran Kemal Tahir’i minnetle anıyorum.
Bir Mülkiyet KalesiKemal Tahir · Ketebe Yayınları · 2022658 okunma
9/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2024 14. kitabı
En çok yarım bırakılan kitap olma özelliğiyle okuması kadar yorumlanması da zor bir kitap şüphesiz, Tutunamayanlar. Dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım. Korka korka başladığım kitabın hiç de öyle korkulacak bir kitap olmadığını belirtmek isterim. Yarım bırakılmasının en büyük sebebi: bu kitabın edebi yönünün dışında popülizme kurban edilmiş olmasından kaynaklanıyor. Çünkü kitabı okumak için belli felsefi, edebi, sosyolojik, tarihi altyapının olması şart. Zira yanına kahve fincanı koyup fotogrsfı çekilerek sosyal medya malzemesi olacak bir kitap değil Tutunamayanlar. Tutunamayanlar'da üç karakter var ki bunlar: Turgut Özben, Selim Işık ve Günseli. Belli bir olay örgüsü yok. Oldukça bulanık her şey. Selim Işık karakterinin intiharı sonrası çok üzülen ve bu nedenle kendini, hayatı, dünyayı hatta varoluşu sorgulayan Turgut Özben'in gözünden okuyoruz olayları. Günseli ise Selim'in sevdiği kadın. Her bir karakter, freudyen bakış açısıyla baktığımızda id, ego ve süper egoya karşılık geliyor. Bir yerde Günseli idi, Selim süper egoyu, Turgut egoyu temsil ederken, başka bir sayfada yer değiştirebiliyorlar.. Zaten kitap da tam anlamıyla böyle ilerliyor. Bir bakıyorsunuz Selim'in hatıralarını okurken Turgut'un iç dünyasında turluyorsunuz. Yanı sıra "Tutunamayangiller"den de bahsediliyor. En göze çarpanı Süleyman Kargı karakteri. Ve tabii ki diğerleri, biz, onlar. Onlar kim? Biz olmayanlar... Yazarlardan bahsediliyor. Dostoyevski'den, Tolstoy'dan, Schiller'den, Goethe'den, Kafka'dan, Nazım'dan... Oğuz Atay tüm bu yazarların tarzlarını harmanlayıp adeta bir edebi şölen sunmuş okura, desem yalan olmaz. Dostoyevski'nin nihilist felsefesi ile anlattığı bireysel varoluş sancılarını, Tolstoy'un bakış açısıyla toplumsal sancıları okuyoruz. Insanın kendi eliyle yarattığı
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma
8/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
Selamlar, bir de video çektim izlemek isterseniz diye teşekkürler. youtu.be/8YAZbrt2Wms?si=... Ne yaptığını biliyorum Kitabın adı ne yaptığını biliyorum ama ben hiçbir şekilde kimin ne yaptığını bilmiyorum. Yani kitabı okurken kitabın sonuna kadar asla ama asla katili doğru tahmin edemedim. tam diyorum katil bu haydaa o karakter mortingen tam diyorum şu o da mortingen. Yani elbet anlayabilen çıkmıştır aranızda ama ben şahsen anlayamadım asla. Yazarı bu konuda harbiden tebrik ediyorum, hiç beklemediğim kişi katil çıktı. Kitap bir cinayetle başlayıp bu cinayet için görevlendirilen dedektif Jack Harper’ın ve olayı haber yapmak için oraya gelen eski karısı Anna ‘nın etrafında dönüyor. Olayın seri cinayetlere dönmesi de ölen kişilerin Jack ve Anna’nın etrafındaki insanlar olmasıyla başlıyor. Kitap harbiden tek solukta okunulabilecek bir kitap. Hatta bazen sürekli bir şey olmasından yorulabilirsiniz, hakikaten kitap hiç size dinlenecek an bırakmıyor devamlı bir olay var. Kitapta katili bulma harici devamlı sizi şaşırtacak şeyler oluyor ortalama her 50 sayfada bi birisi birisinin bir şeyi veya bir tanıdığı çıkıyor devamlı şaşırtıyor beni. Kitabı bölüm bölüm sırasıyla bi Jackten bi Anna’dan okuyoruz. Bence çok iyi olmuş, mesela Anna’da çok heyecanlı bitmişken Jack’e geçtiğimizde başta bi sakinliyoruz iyi oluyor. Çok uzun zamandır (gerçi uzun zaman sonra yeniden kitap okumaya başladım ama olsun) bu kadar iyi kitap okumamıştım. Gerçi hani çok iyi kitapa kategorisine sokar mıyım bilmiyorum ama kitap harbiden iyiydi ben çok beğendim. Kitabın ortasında bi ara tövbe est kitap cinsel hikayeye dönüyor. Şakasız. Rachel ve Anna karakterleri ile baya bi içli dışlı oluyoruz. Ahah bu kadar ayrıntıya gerek var mıydı bilmiyorum. Ama o Rachel yok mu ya kitap
Ne Yaptığını BiliyorumAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20227bin okunma
Haydaaa bu da nereden çıktı şimdi?
9/10
·304 syf.··
2022 35. kitabı
ejderha mızrağı evreninde, ya da durun biraz daha geniş bir pencereden bakalım, fantastik kurgu evrenlerinde, klasik fantazi okuyucularının alışık olduğu, şövalyeler, büyücüler, kenderler/hobbitler vb. ırkları/karakterleri görmeyi, onları okumayı ve hatta oynamayı (frp) severiz (çoğumuz, sanırım). teknoloji gelişiyor, insanlık da gelişiyor. e tabi doğal olarak da fantastik evrenler de gelişiyor. yeni ırklar, yeni türler görmek çok olası. kimimiz sever, kimimiz sevmez. karanlık havari üçlemesinde de yeni ırklar görmek pek ala mümkün. vampir kültürü, ejderha mızrağı evrenine de giriş yapmış oluyor bu seri ile. büyü yapamayan, doğa üstü güçleri kavrayamayan biz insanlar için, fantastik kurgu evrenlerinde daha "bizden" karakterler, ırklar görmek "bence" daha samimi oluyordu. hadi cüceyi, elfi, artık kurgu evrenleri içinde görmesek yadırgarız. ya da köşeden bir kender fırlamasa, dönüp size "oohh merhaba, biz daha önce tanışmış mıydık? ben greywell greatthongue, senin adın ne?" demese ve siz daha adınızı bile söylemeden ceplerinizi karıştırmaya başlamasa, o hikayenin tadı çıkmaz. ejderha mızrağı evreninde de alışık olduğumuz ırklar dışında bir ırk görünce, "haydaa bu da nerden çıktı" demek de beklenen bir durumdu. çok karıştırdım konuyu, bağlayamıyorum. özetle vampir görmesek iyiydi be margaret. ama tabi sen de haklısın. ne diyelim; i amar prestar aen (lotr - galadriel)
Amber ve KüllerMargaret Weis · Laika Yayıncılık · 200878 okunma