İnsanlara olan tavrımı Leo belirliyor... Ofise yeni gelen müşteri, Leo'yu görünce yüzünü buruşturur kedi sevmediğini söylerse, liste fiyatı ne ise o fiyattan ücret söylenir. Fiyatlar böyle işinize geliyorsa denir, pazarlık yapılmaz. Bir şey ikram edilmez. Ama Leo'yu severse, her türlü ikram yapılır, piyasanın altında fiyatlara bile anlaşırız, her gelmesinde güleryüzle güzel ağırlarız. Hayvansever insanlar ince çizgimiz ahaha🐾🫶🏻
Apartmandaki kedilere acıyorum.
Neden ev kedilerinin sokağa uyum sağlayamayacağını düşünüyorlar? Eve hapis edip büyüttüğünüz, evlat gibi gördüğünüz zavallı mahkumlarınızı sokağa salın. Ölürlerse ölürler. Yaşarlarsa yaşarlar. Hayat bu. Onlar insan değil. Hiç değilse özgür olurlar. Kedilerin tabiatlarıyla oynayıp sonra insanlar hasta olunca ruh hastası gibi alerji duyduğu şeyi evinde besliyor. Bu alkışlanıyor. Neden beslesinler? Kimse yarın alerji çıkarsa ne olur? Bunu düşünmüyor. Düşününce de verme kararı vermiş. Bakamıyor. Hiçbir şey sağlıktan önemli değil. Ben olsam ben de bırakırdım. İnsanın kendi sağlığı da üstündür. Kedi alerjim yok ama kedi beslemeyi asla evde düşünmüyorum. Beslersem bahçeli evim olmalı. Bahçede hayvan beslerim. İleride alerjim çıksa bile bu açıdan kedi beslemem sıkıntı olmaz. Kediler dışarıda özgürce gezmeli. Onları tutsak edip beslemeyi reddediyorum. Apartmanlara hapsedilen zavallı hayvanlara acıyorum. Sözde evlatlar. Dışarıda bile özgür olamıyorlar. Üstelik kimin evinde kalacağını çoğu seçmiyor. Sahipleri onu seçiyor genel olarak. Kurbanlık koyunların seçilmesi gibi. Anneleri olanları annesinden alıp başka birine veriyorlar. İnsanoğlu iki yüzlü. Kesip yemediği hayvanın bu kez hayatta kalma değil, nasıl yaşayacağı özgürlüğünü alıyor. Sonra da "hayvansever" diye bir saçmalık türüyor. Hayvansever değilsiniz.
1000Kitap
Reklam
Atatürk’ün Hayvanseverliği ve Kurban Bayramı
Hazır Kurban Bayramındayız, Atatürk’ün hayvanseverliğinden ve Kurban Bayramı ile alakalı bir anekdotundan bahsedeyim. Mustafa Kemal Atatürk, çok hayvansever ve insanlara olduğu kadar hayvanlara da merhametle yaklaşan bir insandı. Kendisinin birçok köpeği de olmuştur zaten. Alp, Alber, Foks gibi gibi. Hatta Foks öldükten sonra mumyalandırılıp, Atatürk’ün karşısına çıkarıldığında kendisi mumyalanan köpeğinin karşısına sandalye çekmiş, hüzünle oturmuş ve sonrasında sadık dostunun usule uygun şekilde defnini talep etmiştir. Bu talebi karşılanmamıştır fakat. Ki hepimizin bildiği üzere Foks şu an Anıtkabir’deki müzededir. Bir gün Atatürk’ün çok sevdiği bir tay hastalanır. Veterinerler tedbir gereği yanına yaklaşmaması gerektiğini tembihleseler de, Atatürk eldiven ve maskeyle tayın yanına gider. Tayın yelelerini okşar, onu sever ve ona veda eder. Bir av sırasında kuş vurduktan sonra vicdan azabı çekip, üzülüp; bir daha da ava çıkmamıştır aynı zamanda kendisi. Böyle bir insanın Kurban Bayramına karşı bakış açısı nasıldı peki? Bunu da şu anekdotla aktarayım: Günlerden bir gün Atatürk, Dıyanet İşleri Başkanı Rıfat Börekçi’ye Kurban Bayramında kurban kesmek yerine maddi destekle ihtiyaç sahiplerine yardım yapılmasının dinen uygun olup olmadığını sorar. Yani insanlara, maddi durumu iyi olmayanlara para yardımı yapılıp yapılamayacağını sorar. Böylesine güzel bir liderimiz, Atatürkümüz vardı işte. Hâlâ da var. Ölmedi, içimizde yaşıyor. Sizlerden ricam, onu iyi tanıyın. Onu iyi tanımazsak ölür. Kahramanlarımız, onları unutursak ölürler. Şehitlerimiz, unuttuğumuzda ölürler. Pek değerli bir Kıbrıs gazimiz, onunla röportajımız bittikten sonra bana şunu söylemişti: ”Gazi, unutulduğunda ölür.” Yani kahramanlarımızı unutmayalım. Kahramanlarımızı sadece
Atatürk
Okur Dostlarım, Hayvansever bir ailenin çocuğuydum, 1973 yılından beri evimizde sokağımızda kedi köpek eksik olmadı. Her zaman yanımızda bir can dostumuz, evlat gözüyle besleyip büyüttüğümüz kedimiz köpeğimiz oldu. hatta Dedemler zeytincilik, tütüncülük yaptıkları için atlarımızda vardı. Atları hasta olup öldüğünde evlatları ölmüş gibi çırpınışları hâlâ gözümün önüne gelir. Anlayacağınız 53 yaşında ömründe yaşlılık çağına gelmiş hayatı hayvanların içinde geçmiş bir adam olarak, Bir hayvanla nasıl evlenilir, zoofili nedir (bunu hayvan düşmanı azgın sapık güruhtan duydum daha önce bilmiyordum) aklımın ucunun köşesinden geçmedi de duymadımda. Bu Hayvan düşmanlarında ne sapıkça hayaller fantaziler varmış meğer, Şimdi devran döndüğünde Ben vatandaş Mustafa Erdinç bu hayvansever tertemiz insanlara zoofili diye iftira atan pislik azgın sapkın güruha bir yerde denk gelirsem ki (sosyal medyada bunların kim olduğu belli) suratlarına kahırıkla, balgamla tükürmez miyim?? Tükürmezsem adam değilim, adam diye gezmem sokaklarda..
Bakın ömrüm yetmezde ölürsem bu yazımı hatırlayıp bana rahmet okuyun, seçim tarihi belli olsun, seçim sürecine girilsin herkes hayvansever olacak…Herkes eline bir kedi yada köpek eniği alıp sevecek, öyle gezecek görürsünüz..🐾❤️🐾❤️🐾❤️🦴🦴🦴🦴
Kibar konuşan bir insan yalan söyleyebilir. Kültürlü bir insan dolandırîcı olabilir. Sakin bir insan katil olabilir. Hayvansever bir insan psikopat olabilir. Diplomalı bir insan cahil olabilir. İnsanları mevkilerine göre değil de kişiliklerine göre değerlendirin.
Psikoloji
Reklam
Reklam