Erdal Öz yasaklı kitap bulundurmaktan şikayet ediliyor ve bu nedenle giriyor ilk önce cezaevine. Mahpushane günlükleri diyebileceğimiz kısa seri de bu şekilde başlamış (Defterimde Kuş Sesleri devam kitabı) oluyor.
Mamak'da, Deniz Gezmiş'in ricası üzerine oradaki devrimci gençlerle görüşüyor. Bu görüşmeler ile şahsi anılarını harmanlayarak bir anlatı sunuyor bize.
Şairin dili pek bana hitap etmedi. Çeviri şiir okumayı pek sevmiyorum zaten. Bir eser kendi dilinde daha iyi anlaşılıyor bence.
Birde kitabın isminde geçen "gene" kelimesi beni rahatsız ediyor. Kitabı her gördüğümde aynı şeyi düşünüyorum. Neden gene yazmışlar acaba? Özellikle kontrol de ettim. TDK'ye göre de doğrusu "yine". Yayınevleri buna nasıl dikkat etmez?