Tuhafiyeciye giden yolda sokak çalgıcıları var. Bazen diyorum ki bizim hastaneye de gelip çalsalar, havamız değişse... Hani eskiden müzikle tedavi diye bir şey varmış. Gerçi hastanede dertli türkü çalsan, ağlama korosu kurulur. Hastaları geçtim, refakatçiler bile fenalaşır da acil psikiyatri de yer kalmaz. Neşeli türküler desen, daha acıklı. Buralarda insanlar hep mutsuz. Dertliyken neşeye katılmak ah çekmekten ağır. Ama insan öyle de bir yapıyor ki, diyorsun başkaları bama hayıflanmasın, hâlime üzülmesin. Beni güçlü görsünler. Ben şimdi, ne zaman çok neşeli birini görsem çok acıyorum. Diyorum, ah... Çok çekmiş.