Kendisine saygısı olan hiçbir kadın, erkeğinin ilgisini çekmek için ünlü biri de olsa, hatta ölü biri de olsa başka bir kadının kılığına girmez. Yani bence girmez. Bu kendine hakarettir. Kendini aşağılamaktır. Adama, ben aslında bir hiçim, senin zevkin için başka birine de dönüşürüm demektir.
...
Elbette kimsecikler yoktu içeride ama enfes yemek kokuları çoktan tutmuştu koca salonun içini. Birkaç adım atmıştım ki Evgenia çıktı mutfağın kapısından, elinde kocaman bir salata tabağıyla.
Beni görünce gülümseyiverdi hemen.
Elindeki kayık tabağı tatlı bir incelikle en yakın masanın üzerine bırakıp sarıldı boynuma. Ben de sımsıkı bastırdım onu göğsüme. Sonra aniden çekti kendini.
"Soğan kokuyorum değil mi?"
Kolundan tutup çektim kendime.
"Hayat kokuyorsun Evgeniacım, hayat."
Uysalca kayboldu kollarımın arasında.
Kimse kimseyi tanıyamaz. Tanıdığımızı sanırız. Tanıdığımız kadarına inanırız. Eğer gerçekten tanısak bırakın aşkı filan, kimse kimseyle arkadaş bile olamaz.