Yaptığım hiçbir şeyin hakkını veremeyerek emin olmayan adımlarla aynı yolları yürümeye devam ediyorum. Ya yolun sonunda iyi ki vazgeçmedim diyip yolumu seveceğim ya da yürürken kayboldum sandığım bir anda esas yolumu bulacağım.
Kabına sığmaz olunca bana koşardı eskiden, şimdi bunu yapmıyor; kırgın. Kırgınlığının nedenini çözemiyorum bir türlü, artık gözleri çok uzaklaştı, okunmuyor. Bir zamanlar aynı yaştaydık. Belki de kırgınlığı benim şimdi daha genç oluşumdan.