Yaptığım hiçbir şeyin hakkını veremeyerek emin olmayan adımlarla aynı yolları yürümeye devam ediyorum. Ya yolun sonunda iyi ki vazgeçmedim diyip yolumu seveceğim ya da yürürken kayboldum sandığım bir anda esas yolumu bulacağım.
Werther, ruhu bir coşup bir durulan, inatçı, sevdiğine sadık - daha çok saplantılı- bir genç. Vazgeçmesi gereken noktayı biliyor aslında ama daima Lotte'nin eliyle yeni bir umut yaratıyor kendine. En son Lotte'den vazgeçmenin mümkün olmadığını görüp kendinden vazgeçiyor.
Safran, benim sakin sarı kuşum, halsiz, hasta. İyileşsin ve hastalığı sevgilisine de bulaşmasın diye Safir'den ayrı bir kafese konuluyor. Safir her salıverildiğinde Safran'ın kafesinin başında bekliyor. Hasretlerini sunuyorlar birbirlerine. En sonunda Safran, hastalıktan yahut ayrılık acısından veda ediyor dünyaya.
Genç Werther'in Acıları'nı bitirdiğim gün güzeller güzeli kuşumun ölüm haberini aldım. Benim için Werther ve Safran peşpeşe öldüler. Bana da arkalarından ağlamak düştü.
Bu da bir incelemeden ziyade elveda diyemeyen bir veda mektubu oldu
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,2bin okunma
Öyle çok kendimi yerlere atıp, üstü tunçtan gökyüzü, etrafı susuzluktan kavrulan toprak, bir çiftçinin yağmur duası gibi, Tanrı'dan gözyaşları diledim.
Ahlaklı insan ahlaksızlıklar karşısında mağlubiyete uğramış, fırsatları kaçıran, kurnazlar liginde ahmak gibi görünebilir. Masum, saf ve güvenilir olmak bu şekilde görünüyorsa hakikate tutulan ayna kirlenmiş demektir
Dünyada her şey bir rezilliğe çıkıyor ve kendi tutkusu, gereksinimi olmadan, başkaları istiyor diye, para ya da şan için çalışıp didinen bir insan budalanın tekidir.