Yaptığım hiçbir şeyin hakkını veremeyerek emin olmayan adımlarla aynı yolları yürümeye devam ediyorum. Ya yolun sonunda iyi ki vazgeçmedim diyip yolumu seveceğim ya da yürürken kayboldum sandığım bir anda esas yolumu bulacağım.
Hayatının dalları gökyüzüne ulaşan yaşlı bir ağacın gövdesi gibi kasvetli ve anlamsızken bir başka yaşamın, korkuyla dolu bir yaşamın, gelip onun gövdesine güven içinde sarılması yeterli değil miydi?
Fırlayıp ilk ışıklarıyla günün dağınık yataklardan
Koşaradım gidiyorsunuz işinize değişmeyen yollardan.
Kurulmuş saatler gibi gün boyu çalışıp tekdüze
Uzayan gölgelerle koşaradım dönüyorsunuz evinize
Ne kadar uzaksa bir felaket sizden o kadar mutlusunuz
Unuttunuz başkalarının acısını duymayı
Küçük çıkarların büyük kurnazları
Alışverişe döndü tüm ilişkileriniz, hesaplı, planlı
Sevgileriniz ayaküstü, ilgileriniz koşaradım
Unuttunuz konuşmayı kendinizi vererek
Düşünmeden bir başka şeyi, içten yalın dürüst
Dışa vurmayı duygularınızı
Unuttunuz, neydi bir ince söze yakışan en güzel davranış.
Fikir üreten filozoflar, ürettikleri fikirlerin uygulayıcısı olmaya vakit ayırmadıklarından, fikirleri daima kitaplarda saklı kalmış, herhangi biri uygulamadığı müddetçe doğru ya da yanlışları satırlardan sadırlara(göğüs /kalp) geçmemiştir.