Şimdi herhalde hemen kitabı elime aldığımı, gözden geçirip, okuduğumu tahmin ediyorsunuzdur. Asla! İlk yapmak istediğim, yanımda kitap olmasından kaynaklanan bir tür ön hazzı tatmaktı, çalınmış olan bu kitabın ne türden bir kitap olmasını en çok yeğleyeceğimi düşlememden doğan, asıl olayı yapay bir biçimde geciktiren , sinirlerimi olağanüstü tahrik hazzı yaşamaktı : Kitap, her her şeyden önce çok küçük puntoyla basılmış olmalıydı , pek çok harf içermeliydi, çok, ama çok fazla sayıda incecik sayfaları bulunmalıydı, böyle olmalıydı ki, daha uzun zaman okuyabileyim.
Hayatım boyunca tek bir düşünceye saplanıp kalmış, monoman insanların her türü hep dikkatimi çekmiştir, çünkü bir insan kendini sınırladığı ölçüde sonsuzluğa da yaklaşmış demektir; özellikle dünyaya sırt çevirmiş gibi gözüken bu tür insanlar, özel malzemeleriyle kendilerine karıncalar gibi tuhaf ve gerçekten bir defaya özgü küçük bir dünya modeli inşa ederler.
"Öldü , biliyorum! Bilmediğimi mi sanıyorsun? Ama , onu yine de sevebilirim, değil mi ? Bir insan öldü diye onu sevmekten vazgeçmek zorunda mısın , Tanrı aşkına; özellikle de , hayatta olanlardan bin kez daha iyi bir kalpli bir insansa?"