Ey insanlar, hiç şüphesiz Allah'ın va'di haktır; öyleyse dünya hayatı sizi aldatmasın ve aldatıcı(lar) da, sizi Allah ile (Allah'ın adını kullanarak) aldatmasın.
Fatır Suresi, 5. ayet
Kur'an'da 49 yerde "akıl", 84 yerde "düşünmek" kelimesi geçer. Allah müslümanları inatla, ısrarla düşünmeye ve akletmeye yönlendirir. Ancak bugün dünyaya baktığımızda teknolojik, bilimsel, sosyal adalet olarak en gerideki ülkelerin büyük çoğunluğunu halkı müslüman olan ülkeler oluşturmakta. Yaklaşık ilk 200 senesinde altın çağını yaşayan ve bilimde, kültürde çağının öncüsü olan müslümanlar topluluğu bugün kör cehaletin; kökten dinciliğin; akıl, ilim ve bilim karşıtlığının en büyük temsilcisi durumuna geldiyse bunun en büyük nedeni Allah ile kandırılmasıdır.
Korkulardan beslenmek, insanları sömürmek için belki de en kolay yoldur. Bir de bunun içine Allah gibi Yüce Yaratıcı kavramını ve cehennem gibi sonsuz azap, acı korkusunu eklerseniz karşınızda düşünemez, korkudan değil başını kaşını kaldıramaz bir topluluk meydana getirirsiniz. Ve meydana gelen bu toplulukta istediğiniz gibi at koşturursunuz, insanları sömürürürsünüz, İslam'la alakası olmayan bir ruhban sınıfı ortaya çıkartırsınız ve yalnızca Allah'ın kendisinin bilebileceği ve Allah'a karşı yapılması gereken "takva" kavramı üzerinden insanları yargılar, dinleri hakkında hükümler verir, işinize gelene susar, işinize gelmeyeni yakarsınız. Kitapta da, rahmetli Yaşar Nuri hoca defaatle Madımak Olayı üzerinde duruyor ve şu soruyu tekrarlıyor "İslamcılar bu ülkede diri diri 38 kişiyi yaktı. Din karşıtı dedikleri, laik diye hakaret ettikleri insanların yaktığı bir tane dinci, dindar, müslüman gösterebilir misiniz?" Ve akıllara, kitapta da geçen şu söz tekrar geliyor :
"Dinsel inançlara sığınmadıkça, insan, kötülüğü büyük bir zevkle ve