“Devlet hukukunun bu konularla ilgili kararlarının benden daha sert olduğu kesin, onun sorumluluğu empati kurmadan gelenek görenek ve genel ahlak düzenini korumaktır; bu onu mazeret bulmak değil, yargılamak zorunda bırakır. Sivil bir şahsiyet olarak ben, niçin savcı rolü oynayacakmışım ki: Meslek seçmem gerekiyorsa, savunma cephesinde olmayı yeğlerim. Şahsen insanları mahkum etmektense, anlamak beni daha mutlu kılar.”
“Herkesce malum olaya, Bir kadının yaşamının bazı alanlarında kendi iradesi ve deneyimi dışında gizemli güçlerin etkisinde kalır şeklinde olumsuz yaşamak, aslında yalnızca kendi içgüdümüzü ve doğamızın şeytani yönlerine karşı duyulan korkuyu ifade ediyor, “ kolayca baştan çıkarılanlara” kendini daha güçlü, daha temiz hissetmek bazılarına haz veriyor olmalı. Diğer yandan, ben şahsen bir kadının özgürce ve tutkuyla içgüdülerinin peşine takılmasını, genellikle alışıla geldiği üzere, kocasının kollarında onu kapalı gözlerle aldatmasından daha dürüst bulurum, dedim.”