Bir insanın kimliği başına buyruk aidiyetlerin birbirine eklenmeleri demek değildir, kimlik bir "yamalı bohça" değildir, gergin bir tuval üzerine çizilen bir desendir; tek bir aidiyete dokunulmaya görsün, sarsılan bütün bir kişilik olacaktır.
Her gün kalkıp aynı şeyleri yapmak, aynı insanları görmek, aynı şehrin içinde debelenmek de ölümle eş değer değil mi ki? Ölü gibi yaşarken yaşadığını zannetmek...
Hayatın sonu belirsiz okyanusunda geleceğe doğru süzülen içi kaygısız insan dolu o büyük gemiyi çoktan kaçırdın. Bu saatten sonra yapabileceğin tek şey, bir banka oturup geminin salına salına gözden yitirilişini acı acı seyretmek.