Çevresindeki hiçbir şeye, hiçbir kişiye aidiyet ve yakınlık hissi duymayan, hiçbir şeyin mutlu etmediği, hiçbir beklentiyi, standartı karşılamak istemeyen bu karakterin kendisiyle ve çevresiyle olan mücadelesini okurken çoğu zaman ağladım. Üzüntüden değil, sadece insanın içine düştüğü ve laneti olan bu durumun çaresizliğini çok güzel hissettirdiği için ağladım. Karakter kitabın sonlarına doğru, kendi yöntemi olan 'kış uykusu' bittiği zaman, her ne kadar bir nebze kendisini daha iyi hissetmeye başladıysa da, bu durumun geçici olacağını düşünüyorum. Bir kez kazanılan farkındalık, bıkkınlık, aidiyetsizlik, isteksizlik hali ömür boyu orada olacak. Sadece bir nebze tedavi edebiliriz.
Know then thyself, presume not God to scan;
The proper study of mankind is man.
Plac'd on this isthmus of a middle state,
A being darkly wise, and rudely great:
With too much knowledge for the sceptic side,
With too much weakness for the stoic's pride,
He hangs between; in doubt to act, or rest;
In doubt to deem himself a god, or beast;
In doubt his mind or body to prefer;
Born but to die, and reas'ning but to err;
Alike in ignorance, his reason such,
Whether he thinks too little, or too much:
Chaos of thought and passion, all confus'd;
Still by himself abus'd, or disabus'd;
Created half to rise, and half to fall;
Great lord of all things, yet a prey to all;
Sole judge of truth, in endless error hurl'd:
The glory, jest, and riddle of the world!
Başına gelen felakete hiçbir şehir,
hiçbir dostun üzülmedi.
Yerin dibine batsın,
temiz kalbinin kapısını açarak
dostunu onurlandırmayan vefasız.
Hiçbir zaman olmayacak benim dostum.