“Fahim Bey, sırtında açık renk pardesüsü, koltuğunda bir tomar frenk gazetesi, Babıali yokuşunda bir aşağı, bir yukarı iner, çıkardı. Yine de bir şeyler olamadı gitti!”
Saffet Hanım, elbette, kocasının fikri üstünlüğünü tamamen takdir edebilecek bir seviyede değilmiş. Bazan Fahim Bey ona, dünyayı sarsan büyük hamlelerden, toprakta saklanan servetlerden, altından ve sair madenlerden ve suda gizlenen elektrikten ve sair kuvvetlerden bahsedermiş de Saffet Hanım esneyip uyuklarmış. Bazan da Saffet Hanım, kocasından yeni cins bir kahve, yeni bir fincan veya bir cezve beklermiş. Fahim Beyse bunları almayı unuturmuş da kapıdan girerken getirdiği mühim haberi seslenirmiş: "Duydun mu, hanım?" dermiş. "Radyum keşfolunmuş!"