Silahların Dönüşümü
1890‘ların başında, Alman Doğu Afrika Şirketi ile Hehe kabilesi arasındaki bir çarpışmada, bir subay ve bir asker iki makine tüfekle yaklaşık 1000 yerli öldürdü.
Sayfa 347·Kitabı okudu
Alıntı
Akkadin YETİŞ kocamın namusu elden gidiyor
-"koçari ula nereye gittin bohun uşağı,kız banyodaydi yoksa..." Timur-"Sictik gotume kızgın maşa sokacak" Timur-Elin kolun bir dursun ahu yoksa ben durabilecek gibi değilim" Ahu-Sesiz ol gider Timur -Suan kapının önünde Akkadin-"Gelin hanım,on saatir eşek derisi mi yuzuyirsun, Çık su baynodan de hayde!" Ahu-Geliyorum Akkadin-"Çabuk ol,Koçari sabahtandir yemekte yemedi nereye gitti bu çocuk ULA KOÇARİ" Ahu-"Nereye" Timur- Nenem çağırıyor Ahu-"her çağırdığında gidiyorsun sanki iki dakika bekle" Ahu-Komik mi Timur-Ben seni ateş sanıyordum Ahu ama sen kör alevmişsin Timur baynodan çıktı Akkadin-Ula sen nerdesun, Öyle üstün cibil cibil Timur-banyodaydim Akkadin-Af buyur Timur-Burdaki banyo doluydu bende dışardakine gittim(hehe bende inandım) Akkadin-Oranin suyu soğuk git üzerini giy hastalanirsin de hayde Ahu-Kolay gelsin Akkadin-sukur bir an kirklanacaksin sandim Ahu-ayakta durmak biraz zor saç kurutma makinesi var mı Akkadin- var tabii ,balkon ,çık balkona dur rüzgara ,kurur her yanın ,kurutma makinesiymis gâvur gâvur işler! Ahu odasına doğru ilerler Ahu-Gir içeri pantolonunu çıkar(timurun namusu gidiyor akkadin YETİŞ) Timur-böyle yapmaya devam edersen bazı şeyleri engel olamam haberin olsun(kocam namusunu korumuyor) Ahu-Sacma sapan konuşma pantolonunun paçaları ıslak değiştir ayrıca bana öyle gülme kafam karışıyor
Reklam
Hehe
“Peki. Eğer beni ekersen Wessy, seni fıçı tıpasıyla bıçaklarım.” “Benim küçük Libby’m ne kadar da vahşi.”
Çok doğru, kapatalım hastaneleri boşa masraf hehe
Eğer ölüm herkes için olağan ve meşru bir sondan ibaretse insanların ölmelerine engel olmak niye?
Sayfa 17·Kitabı okudu
Alıntı
Hehe
Dışarıdan, insanı durduk yere iyimser kılan, gülümseten muhteşem bir çiçek kokusu geliyor. "Ne çiçeği acaba?" sorusunun peşine evden çıktım. Komşu kadınlar kapı önünde ayaküstü sohbet ediyorlar. Kokuyu sordum. Ince bir tebessüm ile, "Portakal çiçeği," dediler. "Saçları kırlaşmış bir adam, bu yaşına gelmiş, portakal çiçeği kokusunu yeni öğreniyor." Bu benim iç sesim. Kadınlar kınamadılar beni.
Alıntı
Hehe
"Kendine çıkış yolu bırakmamak, bulabildiğin en iyi yol bu muydu? Paniğe kapılınca salaklaşıyorsun, farkında mısın?" dedi bana omzunu çarpıp yanımda geçerken.
Sayfa 89·Kitabı okudu
Reklam
Reklam